Laos’taki dev taş küplerin sırrı çözüldü: İçlerinden toplu mezar çıktı
Güneydoğu Asya ülkesi Laos’ta yer alan ve yıllardır arkeoloji dünyasının en büyük sırlarından biri olarak görülen dev taş küplerle ilgili dikkat çeken bir keşif yapıldı. “Küpler Ovası” olarak bilinen Xiangkhoang Platosu’nda yürütülen yeni kazılar, bu dev taş yapıların sıradan anıtlar değil, nesiller boyunca kullanılan büyük aile mezarlıkları olduğunu ortaya koydu.
Binlerce taş küpün yan yana sıralandığı bölge, uzun yıllardır bilim insanlarının ilgisini çekiyordu. Ancak Laos İç Savaşı sırasında bölgeye bırakılan milyonlarca patlamamış misket bombası nedeniyle araştırmalar büyük risk altında yürütülüyordu. Bu nedenle arkeologlar, yıllarca alanın tamamına güvenli şekilde ulaşmakta zorlandı.
DEV KÜPÜN İÇİNDEN İNSAN KEMİKLERİ ÇIKTI
Avustralya’daki James Cook Üniversitesi’nden arkeolog Nicholas Skopal liderliğindeki ekip, üç yıl süren detaylı çalışmaların ardından dev taş küplerden birini tamamen ortaya çıkarmayı başardı. Kazı sırasında küpün tabanında yoğun şekilde bir araya toplanmış insan kemikleri bulundu.
Araştırmalar, taş küpün içerisinde tam 37 farklı kişiye ait insan kalıntılarının yer aldığını gösterdi. Yapılan karbon testleri ise bu definlerin tek seferde yapılmadığını, küpün yaklaşık 270 yıl boyunca tekrar tekrar kullanıldığını ortaya koydu.
Bilim insanları, taş küpün milattan sonra 890 ile 1160 yılları arasında geniş aile grupları tarafından ortak mezarlık olarak kullanıldığını belirledi.
YÜZYILLAR BOYUNCA DEVAM EDEN DEFIN RİTÜELİ
Uzmanlara göre bölgede uygulanan defin yöntemi oldukça farklı bir ritüele dayanıyordu. Araştırmacılar, ölülerin önce küçük taş kaplara bırakıldığını, bedenlerin çürümesinin ardından kemiklerin toplanarak büyük küplerin içine taşındığını düşünüyor.
Bu yöntemin “ikincil defin” adı verilen eski bir cenaze geleneği olduğu ifade ediliyor. Çevrede bulunan birçok taş küpün boş çıkmasının nedeni de bu geçici kullanım süreciyle açıklanıyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan kemik yığınları, Laos’taki taş küplerin yalnızca sembolik yapılar değil, aktif biçimde kullanılan aile mezarları olduğunu güçlü şekilde kanıtladı.
ANTİK TİCARET AĞLARINA DA IŞIK TUTTU
Kazılar yalnızca mezar ritüellerini değil, antik Laos toplumunun dış dünyayla olan ilişkilerini de gözler önüne serdi. Küpün içinden insan kalıntılarının yanı sıra demir bıçaklar, bronz çanlar, çömlek parçaları ve çeşitli mezar hediyeleri çıkarıldı.
Araştırmacıları en çok şaşırtan buluntular ise Güney Hindistan ve Mezopotamya kökenli olduğu değerlendirilen cam boncuklar oldu. Bu keşif, Laos’taki toplulukların sanılandan çok daha geniş ticaret ağlarına sahip olduğunu ortaya koydu.
Uzmanlar, bin yıl önce bölgede yaşayan toplumların uzak medeniyetlerle bağlantı kurduğunu ve ticaret yolları üzerinden kültürel etkileşim gerçekleştirdiğini düşünüyor.
MİSKET BOMBALARI NEDENİYLE KAZILAR YILLARCA DURDU
“Küpler Ovası”, yalnızca arkeolojik gizemleriyle değil, taşıdığı tehlikelerle de dikkat çekiyor. Laos İç Savaşı sırasında bölgeye bırakılan milyonlarca patlamamış bomba, bilim insanlarının çalışmalarını yıllarca yavaşlattı.
Bugün bile bazı bölgelerde kazı yapılabilmesi için önce mayın ve mühimmat temizleme ekiplerinin çalışması gerekiyor. Bu nedenle uzmanlar, bölgede hâlâ keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda taş küp ve mezar alanı bulunduğunu ifade ediyor.
Arkeologlar, Laos’taki dev taş küplerin insanlık tarihinin en sıra dışı defin geleneklerinden birine ev sahipliği yaptığını vurguluyor.
