Ortadoğu’da barış umutlarıyla hisse senetleri yükselirken, petrol ve dolar değer kaybetti
İran ile yürütülen diplomatik temaslarda ilerleme sağlanabileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Orta Doğu’daki savaşın sona erebileceğine dair iyimser hava, yatırımcıların yeniden riskli varlıklara yönelmesine neden olurken, petrol fiyatları ve güvenli liman talebi dikkat çekici şekilde geriledi. Küresel hisse senedi piyasaları ise tarihi zirvelere doğru güçlü bir ralli başlattı.
Piyasalarda özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gelen haber akışı yakından takip edilirken, enerji sevkiyatına ilişkin belirsizliklerin tam anlamıyla sona ermemesi yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına yol açtı. Dünya petrol ve LNG taşımacılığının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik boğazdaki gelişmeler, küresel enerji piyasalarının ana gündemi olmaya devam ediyor.
İRAN İLE ANLAŞMA UMUDU PİYASALARI HAREKETLENDİRDİ
Yaklaşık üç aydır devam eden Orta Doğu geriliminin sona erebileceğine yönelik beklenti, küresel piyasalarda risk iştahını yeniden canlandırdı. Özellikle enerji fiyatlarında yaşanan sert düşüş, yatırımcıların savaş kaynaklı enflasyon baskılarının hafifleyebileceği görüşünü güçlendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada İran ile yürütülen müzakerelerde acele edilmemesi yönünde talimat verdiğini belirtirken, daha önce Washington ile Tahran arasında kritik bir mutabakatın büyük ölçüde şekillendiğini ifade etmişti. Buna karşın İran kanadından gelen açıklamalar, henüz kesin bir barış anlaşmasına yakın olunmadığını ortaya koydu.
Analistler, taraflardan gelen çelişkili mesajların piyasaları kısa vadede dalgalandırmaya devam edebileceğini ancak genel beklentinin diplomatik çözüm yönünde şekillendiğini belirtiyor.
KÜRESEL BORSALAR TARİHİ ZİRVELERE KOŞTU
Petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme ve savaş riskinin azalması, dünya genelinde hisse senedi piyasalarına güçlü alım getirdi. Avrupa’nın gösterge endeksi STOXX 600 yüzde 1,5’in üzerinde yükselerek 630 puanın üzerine çıkarken, ABD vadeli endekslerinde de dikkat çekici primler görüldü.
Teknoloji hisseleri öncülüğünde Nasdaq vadeli kontratları yüzde 1,4 yükselirken, S&P 500 vadeli işlemleri yüzde 1 değer kazandı. Asya tarafında ise yükseliş daha sert oldu. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi yaklaşık yüzde 3 sıçrayarak tarihinde ilk kez 65 bin puanı aşarken, Tayvan borsası da rekor seviyeye ulaştı.
Piyasalarda özellikle yapay zekâ yatırımlarına yönelik güçlü beklentiler ve şirket bilançolarındaki olumlu görünümün, jeopolitik riskleri ikinci plana ittiği değerlendiriliyor.
DOLAR VE PETROLDE SERT GERİ ÇEKİLME
İran ile anlaşma ihtimalinin güç kazanması, güvenli liman talebini zayıflatırken petrol fiyatlarında son haftaların en sert düşüşlerinden biri yaşandı. Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 6 değer kaybederek 97 dolar seviyelerine kadar gerilerken, ABD tipi ham petrol (WTI) da yüzde 5’in üzerinde düştü.
Dolar endeksi DXY yüzde 0,3 gerileyerek son 10 günün en düşük seviyesine inerken, Euro/dolar paritesi 1,164 seviyesinin üzerine çıktı. Japon yeni de dolar karşısında güç kazandı.
Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen savaş nedeniyle oluşan arz risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını ve petrol piyasasında oynaklığın sürebileceğini belirtiyor.
FAİZ BEKLENTİLERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Enerji maliyetlerinde yaşanan yükselişin küresel enflasyonu baskılaması, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Piyasalar, daha önce ABD Merkez Bankasının (Fed) bu yıl içinde faiz indirimi yapmasını beklerken, son gelişmelerle birlikte 2027 başına yönelik faiz artırımı senaryolarını fiyatlamaya başladı.
ABD’nin 30 yıllık tahvil faizleri geçtiğimiz hafta 2007’den bu yana en yüksek seviyelerini test ettikten sonra geri çekildi. Analistler, yüksek enerji maliyetleri, zayıflayan tüketici güveni ve yavaşlayan istihdam piyasasının Fed açısından karmaşık bir tablo oluşturduğunu ifade ediyor.
Finans çevreleri, İran ile olası anlaşmanın sadece enerji piyasalarını değil, küresel büyüme beklentilerinden merkez bankalarının para politikalarına kadar geniş bir alanı etkileyeceğine dikkat çekiyor.
FED VE FAİZ BEKLENTİLERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Ortadoğu’daki savaşın enerji fiyatlarını yükseltmesi, küresel enflasyon beklentilerini de yukarı çekmişti. Bu durum yatırımcıların merkez bankalarının faiz indirimlerinden uzaklaşabileceği yönünde pozisyon almasına neden olmuştu.
Piyasalarda artık ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2027 başında faiz artırabileceği beklentileri fiyatlanmaya başlarken, yatırımcılar enerji fiyatlarındaki yeni gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisini yakından takip ediyor.
Öte yandan ABD’de tüketici güveninin mayıs ayında rekor düşük seviyelere gerilemesi, yüksek benzin fiyatlarının tüketici üzerindeki baskısını yeniden gündeme taşıdı.
