ABD ambargosu altındaki Huawei’den yapay zekâ çiplerinde kritik hamle
Çin merkezli teknoloji devi Huawei, ABD yaptırımlarına rağmen yarı iletken yarışında ezber bozacak yeni bir strateji açıkladı. Şirket, klasik çip küçültme yaklaşımının sınırlarına ulaşıldığını savunarak “Tau Scaling Law” adını verdiği yeni mimariyle 2031 yılına kadar 1.4 nanometre seviyesine eşdeğer performansa ulaşmayı hedeflediğini duyurdu. Bu çıkış, Washington’un yıllardır sürdürdüğü teknoloji ambargolarına karşı Pekin’in geliştirdiği en güçlü hamlelerden biri olarak yorumlandı.
Şanghay’da düzenlenen yarı iletken sempozyumunda konuşan Huawei yöneticileri, artık performans artışının yalnızca transistör küçültmeyle sağlanamayacağını belirtti. Şirket, bunun yerine veri akış hızını artıran, gecikmeyi azaltan ve çip içi iletişimi hızlandıran yeni nesil mimariye odaklanacağını açıkladı. Böylece fiziksel üretim kısıtlarını aşarak yapay zekâ ve mobil işlemcilerde küresel rekabette yeniden öne çıkmayı amaçlıyor.
HUAWEI’DEN “POST-MOORE DÖNEMİ” ATAĞI
Teknoloji dünyasında onlarca yıldır geçerli olan Moore Yasası’nın artık sınırlarına dayanıldığı belirtilirken, Huawei yeni dönemin sistem verimliliği üzerinden şekilleneceğini savundu. Şirketin geliştirdiği Tau Scaling yaklaşımı, transistörleri küçültmek yerine çip içindeki veri hareketini optimize ederek performans kazanımı elde etmeyi hedefliyor.
Huawei’nin çip birimi başkanı He Tingbo, önümüzdeki 10 yıl içinde mobil işlemciler ve yapay zekâ sistemlerinde küresel rakiplerle rekabet edebilecek seviyeye ulaşacaklarını söyledi.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, ABD’nin gelişmiş litografi ekipmanlarına erişimi engelleyen yaptırımlarına karşı Çin’in geliştirdiği alternatif yol haritasının merkezinde yer alıyor. Omdia Yarı İletken Araştırma Direktörü He Hui, Huawei’nin stratejisinin “sistem seviyesinde verimlilik ölçeklemesi” anlamına geldiğini belirterek bunun mevcut şartlar altında “inandırıcı bir çözüm” olduğunu ifade etti.
1.4 NANOMETRE HEDEFİ DÜNYA DEVLERİYLE AYNI ÇİZGİDE
Huawei’nin açıkladığı hedefin en dikkat çeken kısmı ise 2031 yılına kadar 1.4 nanometre yoğunluğuna eşdeğer çip tasarımlarına ulaşma planı oldu. Günümüzde Çin’in seri üretimde ulaştığı en ileri seviyenin yaklaşık 7 nanometre olduğu düşünülürken, bu hedef ülkenin teknoloji kapasitesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Dünyanın en büyük gelişmiş çip üreticilerinden TSMC hâlihazırda 2 nanometre teknolojisi üzerinde çalışırken, 1.4 nanometre üretimine 2028 yılında başlamayı planlıyor. Huawei’nin açıkladığı yol haritası ise Çin’in doğrudan üretim teknolojisinde değil, mimari inovasyon üzerinden fark yaratmayı hedeflediğini gösteriyor.
Huawei’nin geliştirdiği “LogicFolding” mimarisinin ilk kez bu yıl piyasaya sürülecek Kirin işlemcilerde kullanılacağı açıklandı.
Şirket, LogicFolding teknolojisinin çip içindeki bağlantıları kısaltarak enerji verimliliğini ve işlem gücünü ciddi ölçüde artıracağını savundu. Bu sistemin ilerleyen yıllarda yalnızca akıllı telefon işlemcilerinde değil, veri merkezlerinde kullanılan dev yapay zekâ kümelerinde de uygulanacağı belirtildi.
ABD YAPTIRIMLARI ÇİN’İ YENİ YOLLAR ARAMAYA ZORLADI
Huawei, 2019 yılında ABD’nin kara listesine alınmasının ardından Amerikan teknolojilerine erişimini büyük ölçüde kaybetmişti. Şirket, hem gelişmiş işlemcilere hem de çip tasarım yazılımlarına ulaşmakta ciddi zorluk yaşamıştı.
Ancak Huawei, 2023 yılında tanıttığı 5G destekli Mate 60 serisiyle teknoloji dünyasında büyük sürpriz yapmıştı. Çin’in en büyük çip üreticilerinden SMIC tarafından geliştirilen 7 nanometre işlemcilerle gelen cihazlar, Pekin’in yaptırımlara rağmen kritik alanlarda ilerleme sağlayabildiğini göstermişti.
Huawei’nin son açıklamaları sonrası SMIC hisseleri Hong Kong borsasında yüzde 7’nin üzerinde yükseldi. Çinli yatırımcılar özellikle gelişmiş paketleme teknolojileri ve yapay zekâ işlemcileri tarafındaki büyümenin önümüzdeki yıllarda hızlanacağını düşünüyor.
YAPAY ZEKÂ REKABETİNDE NVIDIA’YA ALTERNATİF OLUYOR
Huawei’nin Ascend işlemci serisi, Çin’in yapay zekâ stratejisinin merkezinde yer alıyor. Özellikle ABD’nin gelişmiş AI çiplerinin Çin’e satışını sınırlaması sonrası yerli teknoloji şirketleri rotasını Huawei’ye çevirdi.
Şirketin Ascend işlemcileri, Çinli yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. Son dönemde öne çıkan DeepSeek V4 modelinin de Huawei altyapısından faydalandığı belirtiliyor.
Jensen Huang kısa süre önce yaptığı açıklamada, Çin’in yapay zekâ çip pazarının büyük bölümünü Huawei’ye kaptırdıklarını söylemişti. Bu açıklama, Huawei’nin artık yalnızca Çin içinde değil küresel teknoloji rekabetinde de stratejik bir oyuncu hâline geldiği yorumlarını beraberinde getirdi.
Buna rağmen uzmanlar, Çin’in hâlâ enerji verimliliği, ısınma sorunları ve gelişmiş üretim süreçlerinde küresel liderlerin gerisinde olduğunu vurguluyor. Özellikle büyük ölçekli yapay zekâ veri merkezlerinde maliyet ve enerji tüketimi konularının önemli sorun olmaya devam ettiği belirtiliyor.
