ABD’de borç alarmı: Kredi kartı gecikmeleri 2011 zirvesine çıktı

ABD’de tüketici kredilerindeki ödeme aksaklıkları yılın ilk çeyreğinde yatay seyretse de, borç yükündeki artış ve yüksek faiz baskısı Amerikan hanehalkı üzerindeki finansal stresi büyütmeye devam ediyor. New York Fed tarafından yayımlanan Hanehalkı Borç ve Kredi Raporu, özellikle kredi kartı ve öğrenci kredilerinde alarm veren tabloyu ortaya koydu.

GECİKMELİ BORÇ ORANI SON 8 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE

2026’nın ilk çeyreğinde en az 30 gün gecikmeye düşen tüketici kredilerinin oranı yüzde 4,8 seviyesinde sabit kaldı. Böylece son altı çeyrektir yükseliş gösteren gecikme oranı ilk kez duraksamış oldu. Ancak mevcut oran, 2017’den bu yana görülen en yüksek seviyelerden biri olarak kayıtlara geçti.

New York Fed verilerine göre yeni gecikmeye düşen kredi geçişlerinde genel olarak yavaşlama görülürken, taşıt kredileri ve konut teminatlı kredi limitlerinde risk artışı sürdü. Uzmanlar, yüksek faiz ortamının özellikle düşük ve orta gelir grubunu zorlamaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

ÖĞRENCİ KREDİLERİNDEKİ BASKI SÜRÜYOR

Pandemi döneminde dondurulan öğrenci kredisi ödemelerinin yeniden başlamasıyla birlikte temerrüt oranlarında dikkat çekici artış yaşandı. İlk çeyrekte öğrenci kredilerinde erken gecikme oranı yüzde 11’e gerilerken, bu oran bir önceki çeyrekte yüzde 16 seviyesindeydi.

Buna rağmen 90 günü aşan gecikmelerde yükseliş sürüyor. Veriler, öğrenci kredilerinde temerrüde düşen ortalama borçlunun yaklaşık 40 yaşında olduğunu ve büyük bölümünün pandemi öncesinde düzenli ödeme yapan kişilerden oluştuğunu gösterdi. Araştırmacılar ayrıca bu grubun ağırlıklı olarak ABD’nin güney eyaletlerinde yaşadığına işaret etti.

KREDİ KARTI BORÇLARINDA KRİTİK EŞİK

Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise kredi kartı borçları oldu. 90 günden fazla gecikmeye düşen kredi kartı borçlarının oranı 2011’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Artan yaşam maliyetleri, yüksek kira giderleri ve enerji fiyatlarındaki yükselişin tüketicinin ödeme gücünü ciddi şekilde zayıflattığı değerlendiriliyor.

Fed yetkilileri, ABD ekonomisinde “K tipi ayrışma” olarak adlandırılan iki katmanlı yapının belirginleştiğini vurguluyor. Buna göre yüksek gelir grubunun harcamaları ekonomik dayanıklılığı korurken, düşük gelirli kesimde borç baskısı hızla artıyor.

New York Fed Başkanı John Williams, son dönemde yaptığı değerlendirmede ekonomik dayanıklılığın büyük ölçüde üst gelir grubundan kaynaklandığını belirterek, tüketici harcamalarındaki reel büyümenin 2023’ten bu yana ağırlıklı olarak yüksek gelirli hanelerden geldiğini ifade etti.

ABD’DE TOPLAM HANEHALKI BORCU 18,8 TRİLYON DOLARA YÜKSELDİ

Rapora göre ABD’de toplam hanehalkı borcu ilk çeyrekte 18 milyar dolar artarak 18,8 trilyon dolara ulaştı. Mortgage, kredi kartı, otomobil ve öğrenci kredilerindeki yüksek faiz yükü tüketici finansmanını baskılamayı sürdürürken, İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerindeki yükseliş de enflasyon görünümünü bozuyor.

ABD’de nisan ayında yıllık enflasyonun yüzde 3,8’e yükselmesi, piyasalarda faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirdi. Fed yetkilileri de jeopolitik risklerin ekonomik görünüm üzerindeki belirsizliği artırdığı görüşünü koruyor.

Uzmanlar, mevcut tabloya rağmen öğrenci kredilerindeki temerrütlerin diğer kredi ürünlerine sistematik bir bulaşma yaratacak boyutta olmadığını değerlendiriyor.