Capital Economics: İngiltere’de tüketici harcamalarında yavaşlama
İngiltere ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Capital Economics, tüketici harcamalarının şu ana kadar enerji maliyetlerindeki artış ve küresel jeopolitik risklere karşı beklenenden daha dirençli bir görünüm sergilediğini ancak önümüzdeki dönemde ekonomik aktivitede daha belirgin bir yavaşlamanın yaşanabileceğini öngördü.
Capital Economics Başekonomist Yardımcısı Paul Dales, nisan ayına ilişkin para ve kredi verilerinin İngiliz hane halklarının son dönemde yaşanan ekonomik baskılara karşı dayanıklılığını koruduğunu gösterdiğini belirtti. Ancak Dales, mevcut görünümün kalıcı olmayabileceğine dikkat çekerek tüketim ve konut piyasasında zayıflama sinyallerinin güçlendiğini ifade etti.
TÜKETİCİLER ŞİMDİLİK HARCAMALARINI KORUMAYI BAŞARDI
Paul Dales’in değerlendirmesine göre İngiliz tüketiciler, yükselen enerji faturalarının oluşturduğu mali baskıyı şu ana kadar harcamalarını sert biçimde kısmadan karşılamayı tercih etti.
Hane halklarının artan maliyetleri büyük ölçüde tasarruflarını azaltarak finanse ettiğini belirten Dales, borçlanmada da beklenen ölçüde hızlı bir artış görülmediğini vurguladı.
İngiliz tüketiciler, enerji maliyetlerindeki yükselişin etkisini daha az tasarruf ederek dengelemeye çalışırken, harcama alışkanlıklarında henüz sert bir kırılma yaşanmadı.
Ancak uzmanlar, tasarruf oranlarındaki gerilemenin sürdürülebilir olmadığını ve önümüzdeki aylarda tüketici harcamalarının daha fazla baskı altında kalabileceğini değerlendiriyor.
PERAKENDE SATIŞLAR VE KONUT PİYASASINDA ZAYIFLAMA SİNYALİ
Capital Economics, ekonomideki ilk yavaşlama işaretlerinin özellikle perakende satış verilerinde görülmeye başlandığını belirtiyor.
Son dönemde perakende satış hacimlerinde yaşanan düşüş, tüketicilerin harcamalarında daha temkinli davranmaya başladığını ortaya koyuyor. Bunun yanında yükselen finansman maliyetleri de konut piyasası üzerindeki baskıyı artırıyor.
Paul Dales, reel tüketici harcamalarındaki büyümenin ve konut piyasasındaki hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde yavaşlayabileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre konut kredisi faizlerindeki yükseliş, hem yeni konut alımlarını hem de emlak piyasasındaki genel aktiviteyi sınırlayabilecek önemli riskler arasında yer alıyor.
İPOTEK FAİZLERİ YÜZDE 5 SEVİYESİNE YÜKSELDİ
Raporda dikkat çekilen bir diğer unsur ise mortgage piyasasındaki gelişmeler oldu.
İngiltere’de ipotek faiz oranlarının son dönemde yaklaşık yüzde 4 seviyesinden yüzde 5 seviyesine yükselmesi, konut kredisi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı.
Bu durumun özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenler ve değişken faizli kredi kullanan hane halkları üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor.
Artan kredi maliyetleri nedeniyle konut talebinde yavaşlama yaşanabileceği ve emlak piyasasının daha temkinli bir döneme girebileceği öngörülüyor.
ENFLASYON VE FAİZ POLİTİKASINDA TEMKİNLİ BEKLENTİ
Capital Economics, ekonomik görünümdeki zayıflamanın aynı zamanda enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Paul Dales, mevcut koşullar altında İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz artırımı yönünde agresif bir adım atmasının düşük ihtimal olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli ve ciddi bir arz kesintisi yaşanmadığı sürece İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artırma ihtiyacının sınırlı kalacağını düşünüyor.
Jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi yakından izlenirken, küresel petrol piyasasında yaşanabilecek gelişmelerin İngiltere ekonomisinin görünümünü şekillendirmeye devam edeceği belirtiliyor.
PİYASALARIN GÖZÜ TÜKETİM VE ENERJİ FİYATLARINDA
Ekonomistler, önümüzdeki aylarda açıklanacak tüketim, perakende satış ve konut piyasası verilerinin İngiltere ekonomisinin yönü açısından kritik önem taşıyacağını vurguluyor.
Özellikle enerji maliyetleri, faiz oranları ve tüketici güvenindeki değişimlerin büyüme performansı üzerinde belirleyici olması beklenirken, Capital Economics İngiltere ekonomisinde daha yavaş ancak kontrollü bir büyüme dönemine girilebileceği görüşünü koruyor.
