Fitch: Türkiye’nin döviz rezervlerindeki toparlanma yüksek enerji fiyatlarının yarattığı riskleri hafifletiyor
Fitch Ratings, Türkiye’nin döviz rezervlerinde nisandan bu yana görülen kısmi toparlanmanın, kur üzerindeki değer kaybı baskılarının hafiflemesinin ve sıkı politika bileşiminin sürdürülmesinin, yüksek enerji fiyatlarından kaynaklanan riskleri azalttığını bildirdi.
Kuruluş, buna karşılık yüksek enflasyon ortamındaki politika tercihleri, bir sonraki seçim öncesinde artan politika riski ve şokların sermaye çıkışını tetikleme eğiliminin döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Bu risklerin, Türkiye’nin “BB-” kredi notu ve “durağan” görünümü üzerinde ağırlık oluşturduğu ifade edildi.
Fitch, İran savaşının etkisiyle Türkiye’nin cari açığının 2025’teki yüzde 1,9 seviyesinden 2026’da gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yaklaşık yüzde 3’üne yükseleceğini öngördü. Yıllık ortalama petrol fiyatlarındaki yaklaşık 20 dolarlık artışın, cari açığın GSYH’ye oranına 1 puandan fazla katkı yapacağı belirtildi.
Kuruluş, artan ithalat talebinin petrol fiyatlarındaki düşüşü dengelemesiyle cari açığın 2027’de genel olarak aynı seviyede kalmasını bekliyor. Ortalama petrol fiyatının 2026’da varil başına 87 dolar, 2027’de ise 70 dolar olacağı tahmin ediliyor.
Brüt döviz rezervleri 176 milyar dolara yükseldi
Fitch, yüksek enerji fiyatlarından kaynaklanan kısa vadeli dış risklerin sıkı parasal koşullar, tutarlı politika bileşimi ve rezervlerdeki artışla hafiflediğini bildirdi.
Brüt döviz rezervleri mart sonundan bu yana 25 milyar dolar artarak 23 Eylül itibarıyla 176 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, 4,5 aylık cari dış ödemeleri karşılıyor. Ancak rezervler, İran savaşı öncesindeki 210 milyar doların ve “BB” not kategorisindeki ülkelerin 5,2 aylık medyanının altında bulunuyor. Swap hariç net rezervler de mart sonundaki 16 milyar dolardan 45 milyar dolara yükseldi.
Kuruluş, rezervlerin son yıllarda iç ve dış şoklara karşı kırılganlık göstererek dalgalı bir seyir izlediğine dikkat çekti. Bu durumun kısmen yabancı yatırımcıların yatırımlarındaki kısa vadeli “carry trade” pozisyonlarının yaygınlığından kaynaklandığı belirtildi. Fitch’e göre bu kırılganlık, yurt içi dolarizasyonu sınırlama amacı da taşıyan, Türk lirasında kademeli değer kaybına öncelik veren politika bileşimini de yansıtıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ve İran çatışmasının başlangıcında lirayı desteklemek için yaptığı döviz müdahalelerinin, rezervlerde ayrı ayrı yaklaşık 50 milyar dolarlık azalmaya yol açtığı ifade edildi.
Fon tasfiyelerinden önemli bir kredi etkisi beklenmiyor
Fitch, toplam büyüklüğü tahminen 18 milyar dolar olan yatırım fonlarının tasfiyesine yönelik son adımın, önceki düzenleme eksikliklerini ortaya koyduğunu belirtti. Bununla birlikte, TCMB’nin likidite desteği ve türev piyasalardaki teminat koşullarının gevşetilmesini de içeren zamanında politika müdahalesinin hisse senedi piyasasında istikrar sağlanmasına yardımcı olduğu kaydedildi. Kuruluş, ülkenin kredi değerliliği üzerinde önemli bir etki beklemediğini bildirdi.
Geçen hafta para piyasası fonlarından çıkan kaynakların büyük ölçüde lira mevduata yöneldiği, mevduat dolarizasyon oranının ise 2024’ten bu yana yüzde 39 düzeyinde genel olarak istikrarlı kaldığı belirtildi.
Fitch, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminin 2027 sonuna veya 2028 başına çekilmesini beklediğini aktararak, seçim öncesinde dolarizasyonun artması riskini bir miktar daha yüksek gördüğünü ifade etti.
Yıl sonu dolar kuru tahmini 51 lira
Fitch, Mayıs 2026’dan bu yana lirada dolar karşısında görülen bir miktar daha hızlı nominal değer kaybının devam edeceğini öngördü. Kuruluş, bu seyrin reel efektif kurdaki değerlenmenin ihracat üzerindeki olumsuz etkisini sınırlamayı amaçladığını belirtti.
Dolar/TL kurunun 2026 sonunda 51’e, 2027 sonunda ise 60’a ulaşacağı tahmin edildi.
Enflasyonun 2027 sonunda yüzde 23,5 olması bekleniyor
Fitch, hükümetin yeni Orta Vadeli Programı’nın (OVP) Türkiye’nin enflasyonla mücadeledeki zorluğunu ortaya koyduğunu bildirdi. Programda 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin, önceki programdaki yüzde 16’dan TCMB’nin tahminine yakın olan yüzde 28,4’e; 2027 yıl sonu tahmininin ise yüzde 9’dan yüzde 21’e yükseltildiği belirtildi.
Kuruluş, ağustosta yüzde 31,5 olan enflasyonun daha yavaş gerileyerek 2026 sonunda yüzde 30,5’e, 2027 sonunda ise yüzde 23,5’e düşmesini bekliyor. Yüksek seyretmeyi sürdüren enflasyon beklentileri ve enerji fiyatları, enflasyondaki düşüşü zorlaştıran unsurlar olarak gösterildi.
