Avrupa’nın doğal gaz depolarında kritik görünüm sürüyor
Avrupa’da doğal gaz depoları dolmaya devam etse de kış öncesinde stok seviyeleri tarihsel ortalamaların belirgin şekilde altında seyrediyor.
Gas Infrastructure Europe (GIE) verilerine göre Avrupa Birliği depolarının doluluk oranı 16 Eylül itibarıyla yüzde 68,84 seviyesinde bulunuyor.
EKOTÜRK’ün GIE’nin AGSI+ platformundan derlediği verilere göre, AB depolarında toplam 778,98 TWh doğal gaz bulunuyor. 8 Eylül’de yüzde 67,12 olan doluluk oranı, sekiz günde yalnızca 1,72 puan yükseldi.
Geçen yılın 12 puan altında
Eylül ortası itibarıyla Avrupa’nın gaz stokları geçen yılın aynı döneminin oldukça gerisinde. 15 Eylül karşılaştırmasında AB depoları yüzde 68,7 doluyken, geçen yıl aynı tarihte oran yüzde 80,8 seviyesindeydi.
Beş yıllık ortalama ise yüzde 84,7 düzeyinde bulunuyor. Böylece Avrupa’nın mevcut stok seviyesi beş yıllık ortalamanın yaklaşık 16 puan altında kalıyor.
Eylül başında AB gaz depolarının doluluk oranının yaklaşık yüzde 65 ile yılın bu dönemi için 15 yılın en düşük seviyesinde olduğu bildirilmişti. Sonraki günlerde stoklar yükselse de mevcut seviye yakın dönem ortalamalarının oldukça altında kalmaya devam ediyor.
Almanya’da depolar yüzde 56 dolu
Avrupa’nın en büyük depolama kapasitesine sahip Almanya’da görünüm daha zayıf. GIE verilerine göre ülkenin depolarındaki doluluk oranı 16 Eylül’de yüzde 56,02 seviyesinde bulunuyor. Depolanan gaz miktarı 138,64 TWh.
Almanya’nın mevcut doluluk oranı geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 19,7 puan altında.
Orta Doğu ve yüksek fiyatlar stoklamayı zorluyor
Avrupa’daki düşük stok seviyelerinde Orta Doğu kaynaklı arz kesintileri ve yüksek doğal gaz fiyatlarının depolama ekonomisini zorlaştırması etkili oluyor. Avrupa Komisyonu da eylül başında Orta Doğu’daki durumun istikrarsızlığını koruduğunu ve Katar’ın LNG üretiminin kapalı olduğunu belirtirken, sıcak hava dalgalarının elektrik üretiminde gaz talebini artırdığına dikkat çekti.
Buna karşılık Komisyon, düşük stoklara karşın AB açısından şu aşamada acil bir doğal gaz arz güvenliği riski görmediğini ve artan LNG ithalat kapasitesi, çeşitlenen tedarik kaynakları ve düşen gaz talebi sayesinde Avrupa’nın geçmiş yıllara göre daha hazırlıklı olduğunu belirtiyor.
