ABD’de 30 yıllık tahvil faizi 2007’den sonra ilk kez yüzde 5’i geçti
ABD’de yükselen enerji fiyatları ve artan enflasyon baskısı, tahvil piyasasında tarihi bir dönüm noktasını beraberinde getirdi. ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği 30 yıllık tahvil ihalesinde faiz oranı yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkarak 2007’den bu yana ilk kez bu eşiği geçti. Küresel piyasalarda dikkatle izlenen gelişme, yatırımcıların enflasyon riskine karşı daha yüksek getiri talep ettiğini ortaya koydu.
30 YILLIK TAHVİL İHALESİNDE DİKKAT ÇEKEN SONUÇ
ABD Hazine Bakanlığı tarafından düzenlenen 25 milyar dolarlık 30 yıl vadeli tahvil ihalesinde yatırımcılar, tahvilleri yüzde 5,046 getiri ile satın aldı. İhale sonucu, işlem öncesindeki piyasa seviyelerinin hafif üzerinde gerçekleşirken talebin ise beklentilerin altında kaldığı görüldü.
Uzmanlara göre bu tablo, yatırımcıların uzun vadeli enflasyon riskine karşı daha yüksek faiz talep etmeye başladığını gösteriyor. Özellikle enerji maliyetlerindeki sert yükselişin, ABD’de enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çektiği belirtiliyor.
YÜKSELEN PETROL FİYATLARI ENFLASYON ENDİŞESİNİ TETİKLEDİ
ABD’nin şubat ayı sonunda İran’a yönelik askeri müdahalesi sonrası Orta Doğu’daki petrol arzına ilişkin endişeler büyürken, enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş küresel enflasyon baskısını artırdı. Petrol fiyatlarındaki artışın hem tüketici fiyat endeksini hem de üretici fiyatlarını yukarı taşıdığı ifade ediliyor.
Piyasalarda oluşan beklentiye göre yatırımcılar artık daha yüksek sabit faiz olmadan uzun vadeli ABD tahvili taşımak istemiyor.
Bu durum, özellikle emeklilik fonları ve uzun vadeli yükümlülük yöneten büyük kurumsal yatırımcılar açısından yeni bir denge arayışını gündeme getirdi.
Deutsche Bank faiz stratejisti Steven Zeng, yüzde 5 seviyesinin uzun vadeli tahviller için kritik bir psikolojik eşik olduğunu belirterek, bu seviyelerde talebin yeniden canlanabileceğini söyledi.
Zeng’e göre özellikle emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırımcılar için yüzde 5 getirili ABD tahvilleri yeniden cazip hale gelmeye başladı. Ancak uzman isim, enerji kaynaklı enflasyon baskısının kalıcı hale gelmesi durumunda piyasaların ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasını yeniden fiyatlayabileceği uyarısında bulundu.
FED’E YÖNELİK BEKLENTİLER DEĞİŞİYOR
Piyasalarda bir süredir Fed’in faiz indirim döngüsünü tamamladığı görüşü ağırlık kazanırken, bazı yatırımcılar yeniden faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya başladı. Vadeli işlem piyasalarında oluşan beklentiler, enflasyonun kontrolden çıkması halinde Fed’in yeniden sıkılaşma adımı atabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, uzun vadeli enflasyon beklentilerinin bozulması halinde ABD tahvil faizlerinde yeni zirvelerin görülebileceğini belirtiyor.
2007 yılında küresel finans krizinin hemen öncesinde ihraç edilen 30 yıllık tahviller yüzde 5 kupon faiz taşırken, sonraki dönemde bu oran hiçbir zaman yüzde 4,75’in üzerine çıkmamıştı.
Pandemi döneminde ise Mayıs 2020’de gerçekleştirilen ihalede 30 yıllık tahvil faizi yalnızca yüzde 1,25 seviyesinde belirlenmişti. O dönemde ihraç edilen düşük faizli tahvillerin bugün yatırımcı çekebilmesi için nominal değerinin yarısının altında işlem gördüğü ifade ediliyor.
ABD Hazine tahvillerinde kupon faizleri, ihale sonuçlarına göre belirleniyor. İhale getirisi yüzde 5 ile yüzde 5,124 aralığında gerçekleştiğinde tahvil kuponu resmi olarak yüzde 5 seviyesinde oluşuyor.
Öte yandan ABD’nin yeniden ihraç etmeye başladığı 20 yıllık tahviller de son yıllarda daha yüksek faizlerle dikkat çekiyor. Zayıf yatırımcı talebi nedeniyle 20 yıllık tahvillerin getirileri çoğu zaman 30 yıllık tahvillerin üzerine çıkarken, Mayıs 2025’te yapılan bir ihraçta yüzde 5 kupon faizi görülmüştü.
ABD’nin uzun vadeli tahvil faizleri son beş yılda birkaç kez yüzde 5 seviyesini aşsa da, mevcut yükselişin arkasında hem yüksek enflasyon beklentileri hem de artan Hazine borçlanması bulunuyor. Özellikle Fed’in geçmiş dönemde gerçekleştirdiği agresif faiz artışları ve büyüyen bütçe açığı, tahvil piyasasında baskının sürmesine neden oluyor.
