ABD’de Harvard krizi büyüyor: Trump yönetiminden Harvard’a yeni yaptırım
ABD’de yükseköğretim politikalarını derinden etkileyen Harvard krizi yeni bir aşamaya taşındı. Donald Trump yönetimi, Harvard Üniversitesi’ne sağlanan yaklaşık 2 milyar dolarlık federal araştırma fonunun dondurulmasına ilişkin mahkeme kararını temyize götürdü. Washington yönetimi, üniversitenin hükümet taleplerine uymadığı gerekçesiyle uygulanan yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesi için üst mahkemeye başvurdu.
FEDERAL MAHKEME KARARI TARTIŞMA YARATTI
Boston’da görülen davada ABD Bölge Yargıcı Allison Burroughs, geçtiğimiz yıl verdiği kararda hükümetin taleplerinin Harvard’ın ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğine hükmetmişti. Bu karar, federal fonların kesilmesini hukuka aykırı bularak üniversite lehine önemli bir emsal oluşturmuştu.
ABD yönetimi, temyiz dilekçesinde bu kararın hatalı olduğunu savunarak fon kesintisinin yeniden uygulanmasını talep etti. Adalet Bakanlığı’na göre Harvard’ın tutumu anayasal koruma kapsamında değerlendirilemez.
“ANAYASA KORUMASI YOK” SAVUNMASI GÜNDEMDE
Adalet Bakanlığı tarafından sunulan temyiz dosyasında, üniversitenin bazı uygulamalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü. Özellikle kampüslerde antisemitizmle mücadele kapsamında hükümetin müdahale yetkisi olduğu vurgulandı.
Bakanlık, “Bu tür hukuka aykırı davranışlar Birinci Değişiklik kapsamında korunamaz” ifadesiyle Harvard’ın savunmasını hedef aldı. Henüz sözlü duruşma tarihi belirlenmezken, davanın sonuçlanmasının aylar sürebileceği belirtiliyor.
TRUMP’IN ÜNİVERSİTELERE YÖNELİK POLİTİKASI GENİŞLİYOR
Harvard Üniversitesi, Trump yönetiminin elit üniversitelere yönelik reform baskısının merkezinde yer alıyor. İlk etapta İsrail-Gazze savaşı sonrası kampüslerde yükselen antisemitizm iddialarıyla başlayan süreç, zamanla çeşitlilik programları ve akademik tarafsızlık tartışmalarına kadar genişledi.
ABD’de bazı köklü üniversiteler ise fonlarını geri alabilmek için hükümetle uzlaşma yoluna gitti. Columbia, Cornell ve Northwestern üniversiteleri bu kapsamda anlaşma sağlayan kurumlar arasında yer aldı. Harvard ise taleplere karşı direnen başlıca üniversite olarak öne çıkıyor.
YETKİ TARTIŞMASI: DAVA HANGİ MAHKEMEDE GÖRÜLMELİ?
Temyiz başvurusunda dikkat çeken bir diğer unsur ise yargı yetkisine ilişkin tartışma oldu. Hükümet, davanın aslında Federal Talepler Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini savunarak mevcut mahkemenin yetkisini sorguladı.
Adalet Bakanlığı, “Bu uyuşmazlık sözleşme temelli olduğu için farklı bir yargı merciinde ele alınmalıydı” diyerek davanın usul yönünden de hatalı olduğunu ileri sürdü.
ANTİSEMİTİZM TARTIŞMASI DAVANIN MERKEZİNDE
Dosyada en geniş yer verilen konulardan biri ise Harvard kampüsünde antisemitizm iddiaları oldu. Hükümet, federal fon alan kurumların bu tür ayrımcılıklara karşı daha güçlü önlemler almak zorunda olduğunu savunuyor.
“Hükümet, antisemitik davranışlara karşı kayıtsız kalan üniversitelere vergi mükelleflerinin parasını aktarmak zorunda değildir” ifadesi, temyiz dilekçesinin en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.
Yargıç Burroughs ise önceki kararında bu gerekçeleri “keyfi ve en kötü ihtimalle bahane niteliğinde” olarak değerlendirmişti. Mahkeme, Trump yönetiminin antisemitizm iddialarını ideolojik bir baskı aracı olarak kullandığını ve Harvard’a karşı hukuka aykırı bir yaptırım uyguladığını belirtmişti.
Harvard cephesinden ise temyiz sürecine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak davanın, ABD’de üniversite özerkliği ve federal denetim tartışmalarını uzun süre gündemde tutması bekleniyor.
