Boşanma davalarında yeni dönem: Süresiz nafaka iptal edildi

Anayasa Mahkemesi, yıllardır hukuk çevrelerinde, kamuoyunda ve siyasi platformlarda tartışma konusu olan süresiz nafaka uygulamasına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süre sınırı olmaksızın talep edilmesine imkan tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.

Karar, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine alındı.

ANAYASA MAHKEMESİ, YOKSULLUK NAFAKASINDAKİ “SÜRESİZ OLARAK” İFADESİNİN İPTALİNE KARAR VERDİ.

TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ DÜZENLEME

İptal edilen hüküm, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşin, kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması şartıyla mali gücü oranında karşı taraftan süresiz nafaka talep edebilmesine imkan tanıyordu.

Mevcut düzenleme kapsamında nafaka yükümlüsünün kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın ödeme sorumluluğu doğabiliyor, nafakanın ne kadar süre devam edeceğine ilişkin ise herhangi bir üst sınır bulunmuyordu.

Bu durum özellikle son yıllarda hem hukukçular hem de toplumun farklı kesimleri tarafından yoğun şekilde tartışılıyordu.

BOŞANMA DAVALARINDAKİ UZUN SÜRELER GÜNDEME GELMİŞTİ

Süresiz nafaka konusu, boşanma süreçlerinin uzun sürmesi ve nafaka yükümlülerinin yıllarca ödeme yapmak zorunda kalması nedeniyle sık sık gündeme taşınıyordu.

Adalet Bakanlığı da son dönemde aile hukukuna ilişkin yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıklamıştı. Boşanma davalarının yıllarca devam etmesinin taraflar üzerinde ekonomik ve sosyal yük oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda geniş yankı bulmuştu.

KARAR, AİLE HUKUKUNDA YENİ DÜZENLEMELERİN ÖNÜNÜ AÇABİLECEK NİTELİKTE ÖNEMLİ BİR ADIM OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR.

TÜRKİYE’DE HANGİ NAFAKA TÜRLERİ BULUNUYOR?

Türk hukuk sisteminde nafaka yalnızca boşanan eşe yapılan ödemelerden ibaret değil. Mevzuatta farklı amaçlara yönelik çeşitli nafaka türleri yer alıyor.

Bunlardan biri, boşanma süreci devam ederken ekonomik açıdan zayıf durumda bulunan eş ve çocukların korunmasını amaçlayan tedbir nafakası. Bu ödeme, dava sonuçlanıncaya kadar devam ediyor ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona eriyor.

Tedbir nafakası özellikle çalışmayan, gelir düzeyi düşük olan veya çocukların bakım sorumluluğunu üstlenen eş lehine uygulanabiliyor.

EN ÇOK TARTIŞILAN NAFAKA TÜRÜ: YOKSULLUK NAFAKASI

Kamuoyunda en fazla tartışılan nafaka türü ise yoksulluk nafakası olarak öne çıkıyor.

Bu nafakaya hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek olması gerekiyor. Ayrıca talepte bulunan tarafın boşanmada diğer eşe göre daha ağır kusurlu olmaması ve karşı tarafın ödeme gücünün bulunması şartları aranıyor.

İptal kararına kadar yürürlükte olan düzenleme, bu nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasını zorunlu kılmıyordu.

NAFAKA HER KOŞULDA ÖMÜR BOYU DEVAM ETMİYORDU

Her ne kadar uygulama kamuoyunda “ömür boyu nafaka” olarak anılsa da mevcut sistemde nafakanın sona ermesini sağlayan çeşitli hukuki nedenler bulunuyordu.

Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde ödeme kendiliğinden sona ererken, bazı durumlarda mahkeme kararıyla da nafaka kaldırılabiliyordu.

Fiilen evliymiş gibi birlikte yaşanması, yoksulluk halinin ortadan kalkması, düzenli gelir elde edilmesi, nafaka alan kişinin yaşam tarzına ilişkin belirli şartların oluşması veya nafaka ödeyen kişinin mali gücünü kaybetmesi gibi durumlar nafakanın sona erdirilmesine gerekçe oluşturabiliyordu.

AYM’NİN KARARI SONRASI YOKSULLUK NAFAKASINA İLİŞKİN YENİ YASAL DÜZENLEMELERİN NASIL ŞEKİLLENECEĞİ MERAK KONUSU OLDU.

ÇOCUK NAFAKASINDA UYGULAMA DEVAM EDİYOR

Karar yalnızca yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi kapsarken, iştirak nafakası olarak bilinen çocuk nafakası uygulamasında herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Velayeti alan ebeveyne, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve temel yaşam giderlerine katkı sağlanması amacıyla ödenen iştirak nafakası, genel olarak çocuk ergin oluncaya kadar devam ediyor.

Çocuğun eğitim hayatını sürdürmesi halinde ise yardım nafakası gibi farklı hukuki mekanizmalar devreye girebiliyor.

Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte aile hukukunda yeni bir dönemin kapısı aralanırken, gözler şimdi yoksulluk nafakasına ilişkin hazırlanacak olası yeni düzenlemelere çevrildi.