ING’den Türkiye için kritik revizyon: Enflasyon yükseldi, büyüme düştü
Küresel finans devi ING, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son analizinde dikkat çeken revizyonlara imza attı. Kuruluş, jeopolitik risklerin ve enerji maliyetlerindeki yükselişin ekonomik dengeler üzerindeki baskısını artırdığına işaret ederek büyüme tahminlerini aşağı, enflasyon beklentilerini ise yukarı yönlü güncelledi.
ENFLASYON BEKLENTİSİ YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLENDİ
ING’nin raporuna göre, 2026 yılı enflasyon beklentisi daha önce öngörülen yüzde 25,5 seviyesinden yüzde 27,5’e çıkarıldı. Bu revizyonda özellikle enerji fiyatlarındaki artış ve piyasa beklentilerindeki bozulma etkili oldu.
Enflasyon görünümündeki bu yukarı yönlü riskler, para politikasında sıkı duruşun sürebileceğine işaret ediyor.
Kuruma göre enflasyonun kademeli olarak düşmesi beklenirken, 2027’nin üçüncü çeyreğine kadar yüzde 19,6 seviyelerine gerilemesi öngörülüyor.
BÜYÜME TAHMİNLERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ REVİZYON
Ekonomik büyüme tarafında ise daha temkinli bir tablo çizildi. ING, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 3,0 seviyesine çekti.
Sıkı finansal koşullar ve dış ticaretin büyümeye negatif katkısı, ekonomik aktiviteyi aşağı çeken temel unsurlar arasında gösterildi.
Çeyreklik projeksiyonlara göre büyümenin yıl boyunca ivme kaybederek son çeyrekte yüzde 2,6’ya kadar gerilemesi, ardından 2027’de toparlanarak yüzde 4,1’e ulaşması bekleniyor.
FAİZ POLİTİKASINDA YUKARI YÖNLÜ SİNYAL
ING, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası adımlarına ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu. Raporda, politika faizinin yıl sonunda yüzde 33 seviyesine gerilemesi beklenirken, kısa vadede yukarı yönlü ayarlama ihtimali de gündeme getirildi.
Nisan ayındaki PPK toplantısında faizin sabit tutulması beklenirken, fiili fonlama maliyetinin yüzde 40 seviyesine çekilmesi olasılığı öne çıktı.
CARİ AÇIK VE PETROL FİYATLARI KRİTİK RİSK UNSURU
Enerji fiyatlarındaki oynaklık, cari denge üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ING, Brent petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın Türkiye’nin cari açığını 4-5 milyar dolar artırabileceğini vurguladı.
2026 yılı için cari açığın 54 milyar dolar seviyesine ulaşarak milli gelirin yüzde 3,1’ine denk gelmesi bekleniyor.
PİYASALARDA SERT DALGALANMA VE SERMAYE ÇIKIŞI
Son dönemde yaşanan finansal türbülans, piyasalarda önemli hareketlere yol açtı. CDS risk priminin 300 baz puanın üzerine çıkmasının ardından ateşkes gelişmeleriyle birlikte 240 baz puanın altına gerilediği görüldü.
Şubat sonu itibarıyla tahvil ve hisse piyasalarından toplam 9,6 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, carry trade pozisyonlarında 21 milyar doları aşan çözülme dikkat çekti.
REZERVLERDE DİKKAT ÇEKEN GERİLEME
Merkez Bankası’nın swap hariç net rezerv pozisyonunda da ciddi bir düşüş kaydedildi. 78,6 milyar dolar seviyesindeki rezervlerin 18,3 milyar dolara gerilemesi, finansal istikrar açısından yakından izlenen başlıklar arasında yer aldı.
KUR TAHMİNLERİ YÜKSELİŞ TRENDİNİ KORUYOR
ING’nin döviz tahminleri de yukarı yönlü trendin devam edeceğine işaret ediyor. Buna göre dolar/TL’nin 2026 yıl sonunda 52 seviyesine, 2027 üçüncü çeyreğinde ise 58,05 seviyesine ulaşması bekleniyor. Euro/TL tarafında ise 70 seviyesine yaklaşan bir görünüm öngörülüyor.
