İran’dan dikkat çeken pazarlık: Uranyumu Çin’e göndermek istiyor iddiası
İran’ın, ABD ile yürütülen olası nükleer anlaşma görüşmeleri kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Çin’e transfer edilmesini talep ettiği iddiası uluslararası diplomasi kulislerini hareketlendirdi. Körfez merkezli Al Arabiya’nın üst düzey kaynaklara dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi, anlaşma sürecinde Pekin’den güvence talebinde bulundu.
İddialar, Washington ile Tahran arasında son dönemde hız kazanan diplomatik temasların gölgesinde gündeme geldi. İran’ın daha önce zenginleştirilmiş uranyumu yurt dışına göndermeye sıcak bakmaması nedeniyle söz konusu gelişme dikkat çekici bir değişim ihtimali olarak değerlendiriliyor.
İRAN’DAN ÇİN FORMÜLÜ İDDİASI
Al Arabiya’nın haberine göre İran yönetimi, olası bir nükleer uzlaşının parçası olarak yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyumun Çin’e gönderilmesini masaya taşıdı. Haberde, Tahran’ın anlaşma sürecine ilerlemeden önce Pekin yönetiminden siyasi ve stratejik güvence istediği öne sürüldü.
İran’ın Çin’i tercih etmesinin arkasında ise Batı ile yaşanan uzun süreli güven krizinin bulunduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, Tahran yönetiminin uranyum stoklarının kontrolü konusunda Batılı ülkeler yerine Çin gibi yakın ilişkiler yürüttüğü aktörlere daha fazla güvendiğini belirtiyor.
İran’ın yıllardır karşı çıktığı “uranyumu yurt dışına gönderme” seçeneğinin yeniden gündeme gelmesi dikkat çekti.
Daha önce İran yönetimi, nükleer faaliyetlerinin tamamen barışçıl olduğunu savunarak uranyum stoklarını ülke dışına çıkarmayı reddetmişti. Ancak son dönemde artan ekonomik baskılar ve bölgesel gerilimler nedeniyle Tahran’ın daha esnek seçenekleri değerlendirdiği yorumları yapılıyor.
WALL STREET JOURNAL İDDİASI TARTIŞMA YARATMIŞTI
Wall Street Journal daha önce yayımladığı haberde, İran’ın ABD’nin önceki teklifine verdiği yanıtta uranyum stoklarının bir bölümünü seyreltmeyi, kalan kısmını ise üçüncü bir ülkeye göndermeyi önerdiğini yazmıştı.
Ancak İran’a yakın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, söz konusu iddiaları yalanlayarak böyle bir teklifin gündemde olmadığını savunmuştu. İranlı kaynaklar, Batı basınında çıkan bazı haberlerin müzakere sürecini manipüle etmeyi amaçladığını ileri sürmüştü.
Tahran ile Washington arasındaki nükleer pazarlıklarda Çin’in adı ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme geldi.
Analistler, Çin’in süreçte daha aktif rol üstlenmesi halinde küresel güç dengeleri açısından yeni bir diplomatik tablo oluşabileceğini belirtiyor. Özellikle ABD-Çin rekabetinin yoğunlaştığı dönemde Pekin’in İran dosyasındaki pozisyonunun dikkatle izlendiği ifade ediliyor.
Öte yandan uzmanlar, taraflar arasında nihai bir anlaşmaya varılmasının hâlâ zor olduğunu ve özellikle uranyum zenginleştirme kapasitesi ile denetim mekanizmaları konularında ciddi görüş ayrılıklarının sürdüğünü vurguluyor.
