İsrailli analistler açıkladı: Savaşta kazanan İran oldu, Netanyahu’nun fişi çekiliyor

İsrail basınında yer alan analizler, İran’a karşı yürütülen askeri operasyonların beklenen sonuçları vermediğine işaret ediyor. Uzman yorumlara göre, hem sahadaki askeri tablo hem de diplomatik süreçler, İsrail ve ABD’nin hedeflerinden uzak kaldığını gösterirken, İran’ın bölgesel etkisini artırdığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda.

SAVAŞ HEDEFLERİ GERÇEKLEŞMEDİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından açıklanan savaş hedefleri; İran’ın nükleer programının ortadan kaldırılması, balistik füze kapasitesinin yok edilmesi ve rejimin zayıflatılması olarak belirlenmişti. Ancak sahadan gelen veriler bu hedeflerin karşılık bulmadığını ortaya koyuyor.

İsrailli analizlere göre, savaşın temel hedeflerinin hiçbirine ulaşılamadı ve askeri kazanımlar stratejik sonuç üretmedi.

İran’ın 41 gün süren çatışmalara rağmen askeri ve siyasi varlığını koruması, hatta belirli alanlarda üstünlük sağlaması dikkat çekti.

SAHADA KAZANAN TARAF İRAN OLDU

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesinin askeri analisti Avi Aşkenazi, çatışmaların bilançosuna ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.

Aşkenazi, “Sahadaki tabloya bakıldığında şu ana kadar yalnızca İran ve müttefiklerinin kazançlı çıktığı görülüyor” ifadeleriyle dengelerin değiştiğine işaret etti.

Analize göre İran, yalnızca askeri olarak ayakta kalmakla kalmadı; aynı zamanda Körfez bölgesinde etkisini artırarak stratejik konumunu güçlendirdi. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol gücünün artması, İran’ın bölgesel pazarlık gücünü yukarı taşıdı.

ATEŞKES VE MÜZAKERE SÜRECİ YENİ DÖNEMİ BAŞLATTI

ABD ile İran arasında çatışmaların sonlandırılması amacıyla iki haftalık geçici ateşkes ilan edildi. Bu süreçte diplomatik temasların hız kazanması beklenirken, tarafların müzakere masasına oturacağı yeni bir dönem başlıyor.

Aşkenazi’ye göre İran, müzakere sürecinde de avantajlı bir konum elde etti. Tahran yönetiminin, şartları büyük ölçüde kendi lehine şekillendirdiği ve nükleer program konusunda ciddi bir geri adım atmadığı ifade ediliyor.

İSRAİL CEPHESİNDE “AĞIR BEDEL” TARTIŞMASI

İsrail merkezli Walla sitesinin analisti Eidan Kevler ise savaşın iç politikaya ve güvenliğe etkilerine dikkat çekti.

Kevler, İsrail’in askeri kazanımlar elde etmesine rağmen bunun ciddi can kayıpları ve büyük yıkımla gerçekleştiğini, iç cephede ağır bir bedel ödendiğini vurguladı.

Analize göre İran’ın füze kapasitesi kısmen zarar görse de tamamen ortadan kaldırılamadı. Bu durum, İsrail’de güvenlik kaygılarının devam etmesine neden oluyor.

Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden savaşa dönme konusunda isteksiz olduğu ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların bu kararda etkili olduğu belirtiliyor.

SONUÇLAR BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in askeri analisti Amos Harel de savaşın genel bilançosuna ilişkin karamsar bir tablo çizdi.

Harel’e göre İran rejimi ayakta kalmaya devam ederken, nükleer program ve füze kapasitesi de büyük ölçüde korunmuş durumda.

Bu durum, savaşın başlangıcında belirlenen stratejik hedeflerin sahada karşılık bulmadığını açıkça ortaya koyuyor.

SİYASİ VE BÖLGESEL ETKİLER DERİNLEŞİYOR

Analistlere göre çatışmanın etkileri yalnızca askeri alanda sınırlı kalmadı. İsrail iç siyasetinde hükümete yönelik eleştiriler artarken, muhalefet ateşkes sonrası süreci başarısızlık olarak nitelendiriyor.

ABD ve İsrail’de yaklaşan seçimlerin de süreci doğrudan etkilediği belirtilirken, diplomatik dengelerin yeniden şekillendiği bir döneme girildiği ifade ediliyor.

Öte yandan, çatışmaların yeniden alevlenme ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Ateşkesin kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki müzakere sürecinin sonucuna bağlı olacak.