Türkiye için yeni dönem: Bakan Şimşek fırsatları tek tek sıraladı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında Washington’da düzenlenen panelde Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomide artan jeopolitik gerilimlere rağmen Türkiye’nin hem Avrupa hem de Asya ekseninde güçlü bir merkez haline geldiğini belirten Şimşek, ülkenin yeni dönemde önemli fırsatlar yakalayacağını söyledi.

Küresel sistemde parçalanma eğilimlerinin arttığını ifade eden Şimşek, ülkelerin artık sadece ticaret değil, güvenlik, enerji ve tedarik zinciri açısından da yeni stratejiler geliştirmek zorunda kaldığını vurguladı. Buna rağmen dünya ekonomisinde tam kopuşun mümkün olmadığını dile getiren Şimşek, karşılıklı bağımlılığın devam edeceğini kaydetti.

“TÜRKİYE RİSK AZALTMA VE ÜRETİM ÜSSÜ OLABİLİR”

Türkiye’nin coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla yeni dönemde öne çıkacağını belirten Şimşek, Avrupa ile güçlü bağların sürdüğünü, aynı zamanda Afrika, Orta Doğu ve Asya ile ilişkilerin de hızla geliştiğini söyledi.

“Avrupa ve Batı ile bağlarımız güçlü, dünyanın geri kalanıyla da aktif ilişki içindeyiz. Bu yapı Türkiye’yi doğal bir risk azaltma ve üretim çeşitlendirme merkezi haline getiriyor.”

Şimşek’e göre küresel şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bu dönemde Türkiye, friendshoring ve nearshoring süreçlerinde güçlü adaylardan biri konumunda bulunuyor.

ORTA KORİDOR VE YENİ TİCARET HATLARI ÖNE ÇIKTI

Bakan Şimşek, önümüzdeki yıllarda mevcut deniz yollarına alternatif olacak yeni ticaret güzergahlarının önem kazanacağını belirterek Orta Koridor’un stratejik rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin bu hafta Dünya Bankası ile 8,1 milyar dolarlık finansman anlaşması imzaladığını açıklayan Şimşek, bu projenin Asya’yı demir yolu üzerinden Avrupa’ya bağlayacağını ifade etti.

Irak ile yürütülen görüşmelere de değinen Şimşek, Basra Körfezi’ni Türkiye altyapısına entegre edecek yeni bağlantıların gündemde olduğunu söyledi.

“Yeni koridorlara ve ilave tedarik zincirlerine yatırım yapmak artık tercih değil zorunluluk.”

AB İLE TİCARETTE YENİ HEDEF: İKİ KAT HACİM

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonu derinleştirmek istediğini söyleyen Şimşek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin kritik önemde olduğunu belirtti. Hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak yeni bir modelle Türkiye-AB ticaret hacminin önümüzdeki 10-20 yılda rahatlıkla iki katına çıkabileceğini kaydetti.

Avrupa’da siyasi nedenlerle sürecin yavaş ilerlediğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu nedenle yakın coğrafyaya da daha fazla yöneldiğini söyledi. Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun büyüyen pazarlar olarak öne çıktığını ifade etti.

ENERJİ GÜVENLİĞİ VE HÜRMÜZ MESAJI

Enerji arz güvenliğinin yeni dönemin en kritik başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme konusunda güçlü adımlar attığını belirtti. LNG yatırımları, doğal gaz terminalleri ve geniş boru hattı ağının bu stratejinin temelini oluşturduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelere karşı Türkiye’nin sınırlı risk taşıdığını belirten Şimşek, kısa vadede Türkmenistan gazının Türkiye koridoruna bağlanmasının öncelikler arasında olduğunu dile getirdi.

MALİ DİSİPLİN VE ENFLASYONLA MÜCADELE VURGUSU

Şimşek, ekonomi yönetiminde reform kadar mali disiplinin de belirleyici olduğunu söyledi. Geçen yıl bütçe açığının milli gelire oranla yüzde 3 seviyesinde tutulduğunu, borç stokunun ise yüzde 24’ün altında kaldığını ifade etti.

“Bugün petrol fiyatlarından kaynaklanan şokları hafifletebiliyorsak bunun nedeni güçlü mali alanımız ve yeniden inşa edilen rezervlerimizdir.”

Döviz rezervlerinin güçlendirildiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin dış şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini vurguladı.

YEŞİL DÖNÜŞÜM VE 5G HAMLESİ

Konuşmasında dijitalleşme ve enerji dönüşümüne de değinen Bakan Şimşek, fiber altyapı, 5G+ yatırımları ve nükleer enerji seçeneklerinin Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma planında önemli yer tuttuğunu belirtti.

Küresel krizlerin doğru yönetildiğinde fırsata dönüşebileceğini söyleyen Şimşek, mevcut şok döneminin boşa harcanmaması gerektiğini ifade etti.