MSB’den sıfır atık hamlesi: 249 milyon liralık dev katkı

Milli Savunma Bakanlığı, çevre odaklı dönüşüm politikaları kapsamında yürüttüğü sıfır atık uygulamalarıyla 2025 yılında dikkat çeken bir ekonomik katkı sağladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, geri dönüşüm ve atık yönetimi faaliyetleri sayesinde yüz milyonlarca liralık kaynak yeniden ekonomiye kazandırıldı.

ATIKTAN EKONOMİYE GÜÇLÜ KATKI

Resmi paylaşımda, 2025 yılı boyunca ekonomik değeri bulunan toplam 36 bin 428 ton hurda ve atık malzemenin geri kazanım sürecine dahil edildiği belirtildi. Bu kapsamda elde edilen gelirin 249 milyon lirayı aştığı ifade edildi.
MSB’nin yürüttüğü sıfır atık faaliyetleriyle yalnızca çevre korunmadı, aynı zamanda ciddi bir ekonomik değer üretildi.

Söz konusu çalışmalar, kamu kurumlarının sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda attığı somut adımlar arasında öne çıkarken, kaynak verimliliğinin artırılması açısından da önemli bir model oluşturuyor.

SIFIR ATIK HAREKETİNE STRATEJİK DESTEK

Emine Erdoğan himayesinde başlatılan ve küresel ölçekte dikkat çeken Sıfır Atık Hareketi, Türkiye genelinde kamu ve özel sektörün ortak katılımıyla büyümeye devam ediyor. Projenin uluslararası düzeyde karşılık bulduğu ve Birleşmiş Milletler tarafından 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle tescillendiği hatırlatıldı.
Bu gelişme, Türkiye’nin çevre politikalarının küresel ölçekte kabul gördüğünü ortaya koydu.

Paylaşımda ayrıca, sıfır atık uygulamaları sayesinde son 9 yılda ülke ekonomisine toplam 365 milyar liralık katkı sağlandığına dikkat çekildi.

ENERJİ TASARRUFU VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ETKİSİ

Sıfır atık uygulamalarının yalnızca ekonomik değil, enerji verimliliği açısından da kritik rol oynadığı vurgulandı. Proje kapsamında bugüne kadar 270 milyar kilovatsaatlik enerji tasarrufu sağlandığı bilgisi paylaşıldı.
Elde edilen bu tasarruf, hem doğal kaynakların korunmasına hem de enerji maliyetlerinin düşürülmesine doğrudan katkı sundu.

Uzmanlar, kamu kurumlarının bu tür uygulamalarla hem çevresel sürdürülebilirliği güçlendirdiğini hem de bütçe yönetiminde yeni fırsatlar yarattığını belirtiyor.