New York borsası haftayı düşüşle kapattı: Orta Doğu gerilimi Wall Street’i vurdu

ABD pay piyasaları haftanın son işlem gününde jeopolitik gerilimlerin gölgesinde satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Orta Doğu’da tırmanan çatışma riski, petrol fiyatlarındaki sert hareketler ve ABD ekonomisine ilişkin açıklanan veriler yatırımcıların temkinli bir duruş sergilemesine neden oldu. Günün sonunda ana endeksler kırmızı bölgede kapanarak küresel piyasaların dikkatini yeniden jeopolitik gelişmelere çevirdi.

ABD borsaları, Orta Doğu’daki artan askeri gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın son işlem gününü düşüşle kapattı.

Kapanış verilerine göre Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,26 değer kaybederek 46.558,47 puana geriledi. Geniş tabanlı S&P 500 endeksi yüzde 0,61 düşüşle 6.632,19 puana inerken teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq endeksi ise yüzde 0,93 kayıpla 22.105,36 puana düştü.

JEOPOLİTİK GERİLİM PİYASALARI BASKILADI

Piyasalarda satışların hız kazanmasında Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici oldu. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan askeri gerilim, yatırımcıların risk iştahını azaltarak güvenli liman varlıklarına yönelmesine neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik operasyonların devam edeceğine ilişkin sert açıklamaları ise piyasalarda tansiyonu daha da yükseltti. Trump, Fox News Radio’da yaptığı açıklamada İran’a karşı daha sert adımlar atılabileceğini belirterek askeri operasyonların önümüzdeki günlerde yoğunlaşabileceğinin sinyalini verdi.

Trump’ın İran’a yönelik saldırıların süreceğini açıklaması, jeopolitik risk algısını artırarak yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açtı.

PETROL FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ

Enerji piyasaları da çatışma riskinin etkisiyle dalgalı bir seyir izledi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler petrol arzı konusunda küresel endişeleri artırdı.

Brent petrolün varil fiyatı Türkiye saatiyle 23.25 itibarıyla yüzde 2,8 artarak 103,3 dolar seviyesine yükseldi. Aynı saatlerde ABD ham petrolü olarak bilinen Batı Teksas türü (WTI) petrolün varil fiyatı da yüzde 2,9 artışla 98,6 dolardan işlem gördü.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin özellikle enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıları artırabileceğine ve bu durumun merkez bankalarının faiz politikalarını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

ABD EKONOMİSİNDE BÜYÜME YAVAŞLADI

Makroekonomik veri tarafında ise ABD ekonomisinin büyüme hızındaki yavaşlama dikkat çekti. ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre ülke ekonomisi 2025 yılının son çeyreğinde yüzde 0,7 büyüme kaydetti. Bu oran daha önce açıklanan yüzde 1,4’lük tahminin belirgin şekilde altında kaldı.

Ekonomistler, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşen güçlü büyümenin ardından son çeyrekte yaşanan bu keskin yavaşlamanın ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret ettiğini belirtiyor.

Öte yandan ABD Merkez Bankası’nın yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ocak ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 3,1 artış göstererek piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti.

İŞGÜCÜ VE TÜKETİCİ GÜVENİ VERİLERİ

İşgücü piyasasına ilişkin veriler ise karışık bir tablo ortaya koydu. ABD’de JOLTS açık iş sayısı ocak ayında 6 milyon 946 bine yükselerek piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

Tüketici güvenine ilişkin veriler de yatırımcıların gündeminde yer aldı. Michigan Üniversitesi tarafından hesaplanan tüketici güven endeksi mart ayında 55,5 seviyesine gerilese de beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi.

GÖZLER FED TOPLANTISINDA

Piyasalarda önümüzdeki hafta en kritik gündem maddesi ABD Merkez Bankası’nın para politikası toplantısı olacak. 17–18 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak kararlar, küresel piyasalarda yön belirleyici olabilir.

Analistler, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi halinde Fed’in faiz indirimine yönelik beklentilerin daha da ötelenebileceğini ifade ediyor.

Küresel yatırımcılar, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Fed’in faiz patikasına ilişkin vereceği mesajları dikkatle takip etmeye hazırlanıyor.