Rusya’nın teknoloji tedarikinde Çin bağımlılığı arttı

Rusya’nın Ukrayna’daki savaş süreci uzadıkça, Moskova’nın kritik askeri teknolojiler için dış kaynaklara bağımlılığı da belirgin şekilde artıyor. Son veriler, Rusya’nın yaptırımlar kapsamındaki teknolojilere erişiminde Çin’in rolünün giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.

RUSYA’NIN TEKNOLOJİ TEDARİKİNDE ÇİN ETKİSİ ARTIYOR

Russia’nın, yaptırım kapsamına giren ileri teknoloji ürünlerinin yüzde 90’dan fazlasını artık China üzerinden temin ettiği belirtiliyor. Bu oran, bir önceki yıl yaklaşık yüzde 80 seviyesindeydi. Son artış, Moskova yönetiminin Pekin’e olan stratejik bağımlılığının hızla derinleştiğini gösteriyor. Özellikle yarı iletkenler, entegre devreler ve elektronik ekipmanlar gibi kritik bileşenler, savaş kapasitesinin sürdürülebilirliği açısından kilit rol oynuyor.

AB YAPTIRIMLARI YOLLARI DARALTTI AMA ENGELLEYEMEDİ

European Union tarafından uygulanan yaptırımlar, Rusya’nın bu tür teknolojilere doğrudan erişimini sınırlamayı hedefliyor. Avrupa, Moskova’nın alternatif tedarik kanallarını kesmek için son dönemde daha sıkı önlemler devreye aldı. Buna rağmen Rusya’nın farklı ticaret ağları ve dolaylı yollar üzerinden ihtiyaç duyduğu ürünleri temin etmeyi sürdürdüğü görülüyor. Yaptırımların kapsamı genişletilse de Rusya’nın üretim kapasitesini tamamen durdurmaya yetmediği ifade ediliyor.

Bu süreçte Çin ve Hong Kong merkezli bazı şirketlerin, yaptırımların etrafından dolaşılmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle cezalandırıldığı da biliniyor.

ASKERİ ÜRETİMDE ÇİN DESTEĞİ BELİRLEYİCİ

Sağlanan teknoloji akışı sayesinde Rusya’nın füze ve insansız hava aracı üretimini artırabildiği değerlendiriliyor. Ayrıca Çin’in yalnızca donanım değil, aynı zamanda jeo-uzamsal istihbarat, uydu görüntüleri ve askeri amaçlı drone teknolojisi gibi alanlarda da destek sağladığı iddialar arasında yer alıyor. Bu desteklerin, sahadaki operasyonel kapasiteyi doğrudan etkilediği belirtiliyor.

Öte yandan Çin’in, benzer askeri nitelikteki bazı ihracatları Ukrayna ve diğer ülkelere sınırladığı yönündeki bilgiler, jeopolitik dengelerin nasıl şekillendiğine dair önemli bir ipucu sunuyor.

AB İÇİN DENGE ARAYIŞI: YAPTIRIM MI RİSK Mİ?

Avrupa ülkeleri açısından Çin’e yönelik daha sert yaptırımlar uygulanması konusu ise hassasiyetini koruyor. Birçok AB üyesi, Pekin’e karşı daha agresif adımlar atılması durumunda ekonomik ve ticari misillemelerle karşılaşılabileceği endişesini taşıyor. Bu nedenle Brüksel, yaptırım politikasında temkinli bir çizgi izliyor.

Çin ise uluslararası yaptırımları tanımadığını ve Rusya ile olan ticari ilişkilerinin “normal” çerçevede sürdüğünü savunuyor. Pekin yönetimi, AB’nin son yaptırım paketine dahil edilen Çinli şirketlere karşı gerekli karşılıkların verileceğini de açıkça ifade etti.