Bakan Bolat uyardı: Kritik madenler artık stratejik güç, küresel rekabet sertleşiyor
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ekonomide dengeleri değiştiren kritik ham maddelerin artık sıradan ticari ürünler olmaktan çıktığını belirterek, bu kaynakların ülkeler için stratejik birer varlığa dönüştüğünü vurguladı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu kapsamında konuşan Bolat, enerji dönüşümünden yüksek teknoloji üretimine kadar birçok alanda bu kaynaklara erişimin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
KRİTİK HAM MADDELER ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMELİ
Yarı iletken üretiminden yenilenebilir enerji yatırımlarına, savunma sanayisinden ileri teknolojiye kadar geniş bir yelpazede kritik minerallerin belirleyici rol oynadığını ifade eden Bolat, küresel değer zincirlerinin bu kaynaklara güvenli erişime bağlı olduğunu dile getirdi. “Kritik ham maddeler artık sadece ticaretin değil, küresel güç dengelerinin merkezinde yer alıyor.”
Son yıllarda bu alanlardaki arz güvenliğinin giderek daha kırılgan hale geldiğine işaret eden Bolat, ülkelerin korumacı politikalara yönelmesinin piyasada yeni riskler oluşturduğunu söyledi.
İHRACAT KISITLAMALARI TARİHİ ZİRVEDE
OECD verilerine değinen Bolat, kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamalarının son 15 yılda ciddi bir artış gösterdiğini belirtti. 2009’dan bu yana söz konusu kısıtlamaların 5 kat yükseldiğini kaydeden Bolat, 2022-2024 döneminde küresel ticaretin yaklaşık yüzde 16’sının bu engellerden etkilendiğini ifade etti.
Kobalt ve manganez gibi minerallerde bu oranın yüzde 70’e kadar çıktığını, grafitte yüzde 50’ye yaklaştığını ve nadir toprak elementlerinde yüzde 45 seviyesinde olduğunu belirten Bolat, “Küresel ticarette kısıtlamaların artması, arz daralması ve fiyat oynaklığı riskini beraberinde getiriyor.” dedi.
KORUMACILIK ARTIYOR, RİSKLER DERİNLEŞİYOR
İhracat vergileri ve lisans zorunluluklarının en yaygın araçlar olmaya devam ettiğini dile getiren Bolat, daha sert ve kısıtlayıcı önlemlerin de giderek yaygınlaştığını söyledi. Bu politikaların kısa vadede bazı ülkelerin sanayisini destekleyebileceğini ancak uzun vadede küresel dengeleri bozabileceğini ifade etti.
Bolat, bu tür uygulamaların yaygınlaşması halinde küresel arzın daraldığını, fiyatların dalgalandığını ve tedarik zincirlerinin kırılgan hale geldiğini vurguladı.
TÜRKİYE AÇIK VE KURALLI TİCARETİ SAVUNUYOR
OECD tarafından hazırlanan envanterin yalnızca bir veri seti olmadığını, aynı zamanda politika yapıcılar için önemli bir referans olduğunu belirten Bolat, Türkiye’nin açık ve kurallara dayalı ticaret anlayışını benimsediğini ifade etti. “Milli çıkarlarımızı korurken küresel tedarik zincirlerinin istikrarını da gözetmek zorundayız.”
Türkiye’nin toplam mal ve hizmet ticaret hacminin 820 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, ekonominin hem ithalat hem de ihracat kanalıyla dış ticaretten güçlü şekilde beslendiğini söyledi.
TEDARİK ZİNCİRLERİNDE GÜVENLİK ÖNE ÇIKIYOR
Enerji, sanayi girdileri ve ham madde ihtiyaçlarının karşılanmasında güvenli ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin kritik rol oynadığını vurgulayan Bolat, aynı zamanda Türkiye’nin küresel pazarlara kesintisiz erişiminin de önemine dikkat çekti.
Uluslararası ticaretin tüm alanlarında iş birliğinin artırılması gerektiğini belirten Bolat, üretimden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda küresel entegrasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
OECD’NİN ROLÜ GİDEREK ARTIYOR
Dünya genelinde siyasi ve ekonomik kırılmaların arttığı bir dönemde OECD’nin koordinasyon rolünün güçlendiğini belirten Bolat, örgütün İstanbul’daki bölgesel merkezinin önemine değindi. Türkiye’nin OECD ile yakın iş birliği içinde çalıştığını ve son yıllarda uluslararası forumlara ev sahipliği yaptığını söyledi.
YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM KRİTİK MADENLERE BAĞLI
Küresel ekonominin yeşil ve dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Bolat, yapay zeka, ileri üretim teknolojileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik minerallere olan talebi hızla artırdığını dile getirdi.
Bu süreçte ülkelerin ihracat kısıtlamalarına yönelmesinin dikkat çekici olduğunu belirten Bolat, uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
MADEN ZENGİNİ ÜLKELER İÇİN YENİ FIRSAT DÖNEMİ
Bolat, ham madde zengini ülkelerin geçmişte kaynaklarını yeterince katma değere dönüştüremediğini hatırlatarak, yeni dönemde bu ülkelerin madenleri işleyerek ekonomik kalkınmalarını hızlandırmaları gerektiğini ifade etti. Bu yaklaşımın hem ulusal refahı artıracağını hem de küresel ticarette daha dengeli bir yapı oluşturacağını belirtti.
