İran savaşı ekonomileri vuruyor! IMF acil senaryoları devreye aldı: Hangi ülkeleri kurtaracak?
Uluslararası finans sisteminde yeni bir kırılma ihtimali masada. Küresel gerilimlerin merkezine yerleşen İran savaşı, sadece bölgesel dengeleri değil, dünya ekonomisinin kırılgan halkalarını da test ediyor. Bu çerçevede Uluslararası Para Fonu (IMF), olası bir krizin derinleşmesi halinde hangi ülkelerin acil finansman ihtiyacı duyabileceğini belirlemek için kapsamlı senaryo analizlerine başladı.
IMF KRİZ SENARYOLARINI MASAYA YATIRDI
Kurum içinde yürütülen çalışmalarda, IMF’nin Strateji, Politika ve Gözden Geçirme Departmanı’nın ülke ekiplerinden detaylı veri talep ettiği belirtiliyor. Bu analizlerde özellikle cari açık dengeleri, dış finansman ihtiyacı ve kamu maliyesi üzerindeki baskılar mercek altına alınıyor.
IMF’nin yürüttüğü bu analizler, savaşın uzaması halinde küresel ölçekte yeni bir borç dalgasının tetiklenebileceğine işaret ediyor.
Yetkililere göre değerlendirmeler özellikle halihazırda IMF programı uygulayan ülkeler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu ülkeler, mevcut kırılganlıkları nedeniyle yeni şoklara karşı daha hassas kabul ediliyor.
EN BÜYÜK RİSK: ENERJİ VE EMTİA ŞOKU
Savaşın küresel piyasalara ilk etkisi enerji fiyatlarında sert yükseliş olarak kendini gösterdi. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, özellikle enerji ithalatçısı ekonomilerde maliyet baskısını hızla artırıyor.
Brent petrol fiyatının savaş öncesi 70 dolar seviyesinden 102 doların üzerine çıkması, küresel enflasyon baskısını yeniden tetikleyen en kritik gelişmelerden biri oldu.
Bununla birlikte gübre tedarikindeki aksaklıklar da tarımsal üretim üzerinde baskı yaratıyor. Bu durum, gıda fiyatlarında yeni bir dalgalanma riskini beraberinde getiriyor.
EN KIRILGAN ÜLKELER ÖNE ÇIKIYOR
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, artan belirsizlik ortamında daha fazla ülkenin IMF desteğine ihtiyaç duyabileceğini vurgularken, özellikle üç gruba dikkat çekiyor:
Enerji ithalatçısı ülkeler
Tedarik zincirinin son halkasında yer alan Pasifik ada ekonomileri
Yüksek borç yüküne sahip düşük gelirli ülkeler
Bu ülkeler, artan maliyetler ve düşen gelirler nedeniyle kısa vadede dış finansman bulmakta zorlanabilecek en riskli ekonomiler arasında gösteriliyor.
IMF verilerine göre, kurumun halihazırda yaklaşık 50 ülkeyle aktif programı bulunuyor. 24 Mart itibarıyla toplam kredi hacmi 166 milyar dolar seviyesinde. Buna karşılık IMF’nin yaklaşık 1 trilyon dolarlık kredi verme kapasitesi bulunuyor.
YENİ KÜRESEL BÜYÜME TAHMİNLERİ YOLDA
IMF aynı zamanda küresel büyüme tahminlerini de güncelliyor. Kurumun hazırladığı Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) raporunun yeni versiyonunun, 13 Nisan’da Washington’da başlayacak IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları sırasında açıklanması bekleniyor.
Savaş öncesi yapılan son güncellemede, 2026 yılı için küresel büyüme beklentisi yüzde 3,1’den yüzde 3,3’e yükseltilmişti. Ancak yeni dönemde artan jeopolitik riskler, ticaret gerilimleri ve yapay zeka kaynaklı finansal balon endişeleri büyüme görünümünü yeniden baskı altına alabilir.
KÜRESEL EKONOMİDE YENİ TEST DÖNEMİ
Uzmanlara göre İran savaşı sadece kısa vadeli bir şok değil; aynı zamanda küresel finans sisteminin dayanıklılığını test eden kritik bir döneme işaret ediyor. Özellikle enerji fiyatları, gıda arzı ve borç dinamikleri üzerinden oluşacak baskılar, birçok ülkeyi yeni bir finansman arayışına sürükleyebilir.
