Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan biyokaçakçılığa büyük operasyon
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini korumaya yönelik çalışmalar kapsamında biyokaçakçılıkla mücadelede önemli sonuçlar elde edildiğini açıkladı. Bakan Yumaklı, 2007-2025 döneminde biyokaçakçılık faaliyetlerine karıştığı tespit edilen 26 farklı ülkeden 181 kişi hakkında işlem yapıldığını, 99 ayrı olayda ise yaklaşık 51 milyon lira idari para cezası kesildiğini bildirdi.
22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, biyolojik çeşitliliğin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik, kültürel ve stratejik açıdan da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Bitkilerden hayvan türlerine, mikroorganizmalardan mantarlara kadar tüm canlı çeşitliliğinin korunmasının insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu belirten Yumaklı, bu konuda küresel farkındalığın artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİKTE “KÜRESEL ETKİ İÇİN YEREL HAREKET” VURGUSU
Birleşmiş Milletler öncülüğünde kutlanan Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki temasının “Küresel Etki İçin Yerel Hareket” olarak belirlendiğini anımsatan Yumaklı, yerelde atılan her adımın dünya genelindeki ekolojik denge açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin canlı türlerinin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaların adil paylaşımı açısından en önemli uluslararası mekanizmalardan biri olduğuna işaret eden Yumaklı, Türkiye’nin de bu hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’nin 2050 yılına kadar doğayla uyumlu bir dünya hedeflediğini belirten Yumaklı, Türkiye’nin bu yol haritasına uyum sağlamak için çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini söyledi.
“BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ENVANTERİNİ TÜM ÜLKEDE TAMAMLADIK”
“Sahip olduğumuz biyolojik çeşitliliğin ortaya konulması ve korunması amacıyla ulusal biyolojik çeşitlilik envanter ve izleme projesi kapsamında biyolojik çeşitlilik unsurlarımızın envanterini ülke genelinde tamamladık ve güncellemeye de devam ediyoruz.”
Türkiye’nin coğrafi yapısı, iklim çeşitliliği ve üç farklı biyocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması nedeniyle dünyanın en zengin doğal yaşam alanlarından biri olduğuna vurgu yapan Yumaklı, ülkenin “küçük bir kıta” niteliği taşıdığını dile getirdi.
Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan biyocoğrafik bölgelerine aynı anda ev sahipliği yapan Türkiye’de kısa mesafelerde değişen iklimsel yapıların biyolojik çeşitliliği artırdığını belirten Yumaklı, bu kapsamda yürütülen “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi”nin tamamlandığını açıkladı.
Projede toplam 918 uzmanın görev aldığını aktaran Yumaklı, 7 yıl süren saha çalışmalarında yaklaşık 25 bin adam/gün arazi çalışması gerçekleştirildiğini bildirdi.
Damarlı bitkilerden memelilere, kuşlardan sürüngenlere kadar çok sayıda canlı türüne ilişkin yaklaşık 2 milyon verinin “Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı”na aktarıldığını belirten Yumaklı, bugüne kadar 16 binden fazla biyolojik çeşitlilik raporunun hazırlandığını söyledi.
NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER İÇİN 103 EYLEM PLANI
Türkiye’de biyolojik çeşitlilik kayıplarının önüne geçmek amacıyla 2015 yılından itibaren 81 ilde tür ve habitat bazlı izleme çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Yumaklı, nesli tehdit altında bulunan canlı türlerinin korunması için kapsamlı adımlar atıldığını kaydetti.
2013-2024 yılları arasında 66 flora, 36 fauna ve 1 habitat türü için toplam 103 tür koruma eylem planı hazırlandığını belirten Yumaklı, türlerin doğal yaşam alanlarında korunmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı.
Elazığ’da kurulan Doku Kültürü Laboratuvarı ve seralar sayesinde nadir ve endemik bitki türlerinin korunması ile çoğaltılmasının hedeflendiğini dile getiren Yumaklı, geleneksel bilgi mirasının da kayıt altına alındığını ifade etti.
“123 BİN VERİ YERLİ VE MİLLİ SİSTEMDE KAYIT ALTINDA”
Cumhuriyet tarihinde ilk kez geliştirilen Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi kapsamında halkın doğal kaynaklardan elde ettiği ilaç, boya ve maya gibi geleneksel üretim bilgilerinin kayıt altına alındığını belirten Yumaklı, sistemin yerli ve milli AR-GE altyapısına katkı sunduğunu söyledi.
“Tamamen yerli ve milli AR-GE faaliyetlerine altyapı oluşturan bu sistemde yaklaşık 123 bin veri kayıt altındadır.”
BİYOKAÇAKÇILARA 51 MİLYON LİRALIK CEZA
Türkiye’nin genetik kaynaklarının yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmasını önlemek amacıyla biyokaçakçılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Yumaklı, kolluk kuvvetleriyle koordineli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Biyokaçakçılık vakalarının dijital ortamda takip edilebilmesi amacıyla özel bir bilgi sistemi oluşturduklarını belirten Yumaklı, denetim ve takip süreçlerinin bu sistem üzerinden yürütüldüğünü kaydetti.
“2007-2025 yıllarında biyokaçakçılık suçu işleyen 26 farklı ülkeden 181 kişi hakkında işlem yaptık. 99 vakada yaklaşık 51 milyon lira idari para cezası uyguladık.”
177 İSTİLACI YABANCI TÜR MERCEK ALTINDA
Türkiye’nin deniz, kara ve iç su ekosistemlerini tehdit eden istilacı yabancı türlere karşı da kapsamlı projeler yürüttüğünü belirten Yumaklı, TERIAS ve MARIAS projeleri kapsamında çok sayıda kritik bölgede çalışma yapıldığını açıkladı.
Artvin’den Antalya’ya, Meriç Nehri’nden Hatay Samandağ kıyılarına kadar geniş bir alanda yürütülen çalışmalar sonucunda 177 istilacı yabancı türün değerlendirildiğini aktaran Yumaklı, bunların 106’sının denizel, 56’sının karasal, 13’ünün iç su ve 2’sinin amfibik türlerden oluştuğunu söyledi.
Elde edilen tüm verilerin “TurİST” sistemine işlendiğini belirten Yumaklı, 2024-2035 dönemini kapsayan Ulusal İstilacı Yabancı Türler Strateji ve Eylem Planı’nın da tamamlandığını ifade etti.
Öte yandan Türkiye’nin deniz ve kıyı habitatlarının korunmasına yönelik hazırlanan “Deniz Habitat Tiplerinin ve Potansiyel Deniz NATURA 2000 Alanlarının Belirlenmesi Projesi”nin hazırlık sürecinin devam ettiği, projenin 2027 yılının ilk çeyreğinde başlatılmasının planlandığı bildirildi.
