Hürmüz Boğazı kapandı, dünya enerji tasarrufuna yöneldi
Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin büyük ölçüde durması, küresel enerji piyasalarında alarm seviyesini yükseltti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tırmanan gerilim, petrol arzı başta olmak üzere enerji, ticaret ve lojistik zincirlerinde ciddi baskı oluşturdu.
Dünya petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın ardından birçok ülke enerji tasarrufuna yönelik olağanüstü önlemleri devreye almaya başladı.
Uzaktan çalışma uygulamalarının yaygınlaştırılması, araç kullanımının sınırlandırılması, toplu taşımaya yönlendirme ve enerji tüketimini azaltacak yeni ekonomik paketler dünya genelinde gündeme taşındı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ KRİZ ENERJİ PİYASALARINDA KÜRESEL ALARMI TETİKLEDİ
International Energy Agency, Orta Doğu’daki askeri gerilimin küresel petrol arzında tarihin en büyük kesintilerinden birine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kuruluş, enerji tüketiminin hızla azaltılması için hükümetlere acil eylem planı çağrısı yaparken, otoyollardaki hız limitlerinin düşürülmesi ve uzaktan çalışma modelinin yaygınlaştırılması gibi radikal önerilerde bulundu.
Uluslararası Enerji Ajansı, Orta Doğu’daki gerilimin küresel petrol arzında tarihi boyutta kesintiye yol açabileceği uyarısını yaptı.
ÜLKELERDEN PEŞ PEŞE TASARRUF KARARLARI GELDİ
Vietnam Endüstri ve Ticaret Bakanlığı, yakıt tedarikinde yaşanan baskı nedeniyle vatandaşlara toplu taşıma kullanmaları ve mümkün olduğunca evden çalışmaları yönünde çağrı yaptı.
Nepal yönetimi ise enerji tasarrufu amacıyla devlet kurumları ve eğitim kuruluşlarında haftalık tatili iki güne çıkarma kararı aldı.
South Korea hükümeti, petrol tüketimi yüksek şirketlerden enerji tasarrufu planları hazırlamalarını isterken, belirlenen hedefleri yerine getiren firmalara teşvik verileceğini açıkladı.
Güney Kore Parlamentosu ayrıca Orta Doğu kaynaklı ekonomik baskının etkilerini hafifletmek amacıyla 26,2 trilyon wonluk ek bütçe paketini onayladı.
Thailand ve Malaysia da kamu kurumlarında uzaktan çalışma uygulamasına geçileceğini duyurdu. Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, özel sektörün de benzer uygulamaları hayata geçirmesi çağrısında bulundu.
Enerji krizinin ardından birçok ülke uzaktan çalışma ve yakıt tasarrufu önlemlerini devreye aldı.
“YENİ DÖNEMİ TÜKETİCİLER ŞEKİLLENDİREBİLİR”
Trinity College Dublin Öğretim Üyesi Prof. Dr. Wladislaw Rivkin, yaşanan gelişmelerin Kovid-19 dönemindeki uygulamalara benzer yönler taşıdığını ancak mevcut krizin temelinde halk sağlığı değil enerji maliyetlerinin yer aldığını söyledi.
Rivkin, uzaktan çalışma uygulamalarının işe gidiş gelişleri azaltarak yakıt tüketimini düşürdüğünü ve enerji tasarrufuna katkı sağladığını ifade etti.
Bununla birlikte mevcut önlemlerin salgın dönemindeki kadar sert olmadığını belirten Rivkin, krizin derinleşmesi halinde ulaşım alışkanlıklarının ve çalışma modellerinin kalıcı şekilde değişebileceğini vurguladı.
Uzmanlara göre özellikle yakıt fiyatlarında yaşanabilecek uzun süreli yükselişler, dört günlük çalışma modeli gibi yeni uygulamaların daha fazla tartışılmasına neden olabilir.
Rivkin, geniş çaplı sokağa çıkma yasakları veya seyahat kısıtlamaları beklemediğini belirtirken, sürecin daha çok tüketici davranışları üzerinden şekilleneceğini ifade etti.
ENERJİ KRİZİ KÜRESEL EKONOMİYİ BASKILIYOR
Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel ticaret, lojistik ve finans sistemlerini de doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin enflasyon baskısını artırabileceği, üretim maliyetlerini yukarı çekebileceği ve dünya genelinde yeni ekonomik tedbirleri hızlandırabileceği değerlendiriliyor.
