Bursa’nın meşhur dönercisi iflas etti
Bursa’nın tanınmış restoranlarından Yusuf Et Çelik Döner, mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Bursa’da uzun yıllardır hizmet veren ve yerel halk tarafından yakından tanınan işletme, mahkemeye yaptığı başvuru sonucunda 3 aylık geçici mühlet aldı.
BORÇLARINI YENİDEN YAPILANDIRMA SÜRECİ BAŞLADI
Bursa’nın önde gelen döner markalarından Yusuf Et Çelik Döner, mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Şirket, borçlarını yeniden yapılandırmak amacıyla mahkemeye yaptığı başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, 18 Nisan 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet elde etti.
Bu süre zarfında şirket, iflas riskinden korunarak mali yapısını iyileştirmek için gerekli adımları atma fırsatına sahip olacak. Konkordato süreci, şirketin alacaklıları ile anlaşmalar yaparak borçlarını ödeme planı oluşturmasına olanak tanıyacak.
İCRA VE HACİZ İŞLEMLERİNE GEÇİCİ DURDURMA KARARI
Yusuf Et Çelik Döner şirketi hakkında önemli bir karar alındı. İcra ve İflas Kanunu kapsamında verilen geçici mühlet kararı, şirketin mali durumunu düzeltmesi için yeni bir fırsat sunuyor.
Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülen kamu alacaklarına dair takip işlemleri de geçici olarak askıya alındı.
Alınan bu karar, 18 Nisan 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak ve bu tarihten sonra Yusuf Et Çelik Döner hakkında yeni bir icra takibi başlatılamayacak.
ALACAKLILAR İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI
Konkordato ilan eden bir şirketle ilgili mahkeme kararı sonrası, alacaklılar için önemli bir süreç başladı. Mahkemenin aldığı karar doğrultusunda, konkordato süreci resmen işlerken, alacaklıların dikkat etmesi gereken bir dizi adım bulunuyor.
Alacaklı kişi veya kurumlar, ilanın yayınlandığı tarihten itibaren 7 gün içinde mahkemeye yazılı dilekçe sunarak konkordatoya itiraz etme hakkına sahip. Ancak bu itirazların kabul edilebilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekiyor. İtirazların geçerli sayılması için, konkordato şartlarının oluşmadığını gösteren somut ve belgeye dayalı gerekçeler sunulması büyük önem taşıyor.
