Banka ve aracı kurumların OVP yorumu: Daha gerçekçi tahmin, daha uzun dezenflasyon

2027-2029 Orta Vadeli Program'ın ardından 14 banka ve aracı kurumun değerlendirmelerinde, 2026 tahminlerinin mevcut makro görünümle daha uyumlu hale geldiği ancak dezenflasyon sürecinin önceki programa göre daha uzun bir zamana yayıldığı görüşü öne çıktı. Büyüme hedeflerinde aşağı yönlü risklere dikkat çekilirken, para politikasında temkinli duruş beklentisi korundu.
2027-2029 Orta Vadeli Program'ın (OVP) açıklanmasının ardından banka ve aracı kurumlar yeni makroekonomik hedefleri değerlendirdi.
Matriks Haber tarafından 14 banka ve aracı kurumun raporlarından derlenen değerlendirmelere göre, kurumların önemli bölümü yeni OVP'nin özellikle 2026 yılı için daha gerçekçi bir makroekonomik çerçeve sunduğu görüşünde birleşti.
En az 8 kurum, 2026 enflasyon ve makro tahminlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa veya kendi beklentilerine önceki programa kıyasla daha yakın olduğunu belirtti. OVP'deki yüzde 28,4'lük 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin TCMB'nin yüzde 28'lik tahminine yakınlığı özellikle öne çıktı.
Dezenflasyon daha uzun sürecek
Kurumların üzerinde durduğu başlıklardan biri dezenflasyon patikası oldu. Bu konuda doğrudan görüş bildiren en az 8 kurum, enflasyondaki düşüşün önceki OVP'ye kıyasla daha uzun bir döneme yayıldığına dikkat çekti.
OVP'nin 2027 yılı için yüzde 21'lik enflasyon tahmini, TCMB'nin yüzde 15'lik ara hedefinin üzerinde bulunuyor. Kurumlar bu farkı dezenflasyon sürecinin uzadığına işaret eden temel göstergelerden biri olarak değerlendirdi.
Büyüme hedeflerinde aşağı yönlü risk
Büyüme tarafında ise en az 6 kurum, resmi büyüme patikasına ilişkin aşağı yönlü risklere veya 2027 sonrasındaki hedeflerin görece iyimser olduğuna işaret etti.
Dört kurumun 2026 yılı için açıkladığı kendi tahminleri veya makul bulduğu büyüme aralıkları, OVP'deki yüzde 3,3'lük hedefin altında kaldı.
Faiz indiriminde hızlı adım beklentisi yok
Para politikasına ilişkin değerlendirmelerde en az 5 kurum, yeni OVP'nin TCMB'ye hızlı ve güçlü faiz indirimleri için geniş bir alan açmadığı görüşünü paylaştı.
Faiz indirimlerinin gerçekleşen enflasyon, enflasyonun ana eğilimi, beklentiler ve iç talebin seyrine bağlı olarak temkinli ilerlemesi bekleniyor. Değerlendirmeye dahil edilen kurumlardan biri, TCMB'nin 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutacağını öngördü.
Enerji fiyatları cari açık için risk
Cari açık görünümünü değerlendiren en az 8 kurumun önemli bölümünde enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler temel risk unsurları arasında gösterildi.
OVP'de 2026 cari açık/GSYH tahmininin yüzde 2,6'ya yükseltilmesi de enerji ithalatındaki artışla ilişkilendirildi.
Maliye politikası ise değerlendirmelerin en fazla ayrıştığı alanlardan biri oldu. En az 4 kurum, dezenflasyon sürecinin başarısında bütçe disiplini ve birincil harcamaların seyrinin belirleyici olacağını vurguladı. Bazı kurumlar, 2027'de bütçe açığının yeniden yükselmesinin mali sıkılığın kesintisiz olmayabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Kurda nominal değer kaybının sürmesi bekleniyor
OVP rakamlarından zımni dolar/TL patikası hesaplayan 3 kurum, programın nominal değer kaybının devam edeceğine ancak bu kaybın enflasyonla birlikte orta vadede yavaşlayacağına işaret ettiğini değerlendirdi.
Programın piyasa etkisini doğrudan sınıflandıran 3 kurum ise OVP'nin tek başına güçlü bir fiyatlama yaratmasını beklemiyor. Faiz hassasiyeti yüksek hisselerde sınırlı baskı ihtimali öne çıkarken, tahvil piyasasında orta vadeli enflasyon beklentilerinin yeniden fiyatlanabileceği değerlendirildi.
Matriks Haber'in derlemesinde Ata Yatırım, Şeker Yatırım, Allbatross Yatırım, Fiba Yatırım, KuveytTürk Yatırım, A1 Capital, İnfo Yatırım, Tacirler Yatırım, OYAK Yatırım, ING, Garanti BBVA Yatırım, Trive Yatırım, Başkent Yatırım ve Marbaş Menkul'ün değerlendirmeleri yer aldı.




