HSBC, Türkiye hisselerinde “ağırlığını artır” tavsiyesini korudu
HSBC Global Research, Türkiye hisse senedi piyasasına ilişkin yayımladığı yeni raporda, Türkiye için “ağırlığını artır” (overweight) tavsiyesini korudu. Kurum, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin para politikasındaki normalleşmeyi geciktirdiğini ancak bu süreci bozmadığını belirterek, Türkiye hisselerinin uzun vadede cazip görünümünü sürdürdüğünü ifade etti.
HSBC, Türkiye hisse senetlerinin yıl başından bu yana gelişmekte olan piyasalara göre daha iyi performans gösterdiğini ancak Orta Doğu’daki çatışmaların başlamasının ardından piyasada dalgalı ve yatay bir seyrin öne çıktığını belirtti. Raporda, hisse piyasası için en önemli katalizörün makroekonomik normalleşme olduğu, ancak yükselen petrol fiyatlarının enflasyon beklentilerini artırarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmasına neden olduğu vurgulandı.
Faiz indirimi beklentisi eylülde
Kurum ekonomistleri, yurt içindeki olumlu gelişmelerin sürmesi halinde faiz indirim döngüsünün eylül ayında yeniden başlayabileceğini öngörürken, bu süreçte piyasanın kısa vadede yatay seyretmesinin, daha kalıcı yükselişin ise yılın son çeyreğinde başlayarak 2027’ye uzanmasının beklendiğini kaydetti.
Dört temaya dikkat çekti
HSBC’ye göre Türkiye yatırım hikâyesi yalnızca makro görünümden ibaret değil. Raporda, Türkiye’nin savunma sanayii, altyapı ve yeniden inşa projeleri, yapay zekâ altyapısı ile havacılık sektörlerinde sunduğu büyüme fırsatlarının öne çıktığı belirtildi. Bu alanların yurt içi ekonomik döngüye daha az bağımlı olduğu ve yabancı yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca Astor Enerji, Aselsan, Enka, Erdemir, OYAK Çimento, TAV Havalimanları, Türk Hava Yolları, Pegasus, Aksa Enerji, CW Enerji ve Girişim Elektrik söz konusu temalar kapsamında öne çıkan şirketler arasında gösterildi.
“Türkiye hâlâ ucuz” değerlendirmesi
HSBC, yabancı yatırımcıların Türkiye hisse senedi piyasasındaki payının son yıllarda önemli ölçüde gerilediğine dikkat çekerek, düşük yabancı pozisyonlanması ve cazip değerlemelerin uzun vadeli görünümü desteklediğini belirtti. Kurum, piyasada oluşan fiyatlamaların uzun vadeli enflasyon beklentileri açısından aşırı temkinli olduğunu ve Türk hisselerinin gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu işlem görmeye devam ettiğini değerlendirdi.
