TCMB’den enflasyon tahmini için revizyon sinyali
Küresel enerji piyasalarında savaş kaynaklı sert dalgalanmalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yıl sonu enflasyon projeksiyonlarında değişiklik yapabileceği beklentilerini güçlendirdi. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından hızla yükselen petrol fiyatları, ekonomi yönetiminin hesaplarını yeniden şekillendiriyor. Piyasalar şimdi gözünü TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından açıklanacak yeni enflasyon raporuna çevirmiş durumda.
PETROL ŞOKU ENFLASYON HESAPLARINI DEĞİŞTİRDİ
Bloomberg News’ün aktardığı değerlendirmelere göre, Merkez Bankası’nın mevcut yüzde 16 seviyesindeki yıl sonu enflasyon hedefi ile yüzde 15-21 bandındaki tahmin aralığında yukarı yönlü güncelleme gündeme gelebilir. Enerji maliyetlerindeki sert yükselişin, özellikle akaryakıt ve üretim maliyetleri üzerinden iç piyasada yeni fiyat baskıları oluşturduğu belirtiliyor.
28 Şubat sonrası başlayan jeopolitik gerilimle birlikte Brent petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 50 yükselmesi, enflasyon beklentilerinde yeni bir kırılma yarattı.
TCMB Başkanı Karahan daha önce yaptığı açıklamalarda, hedeflerin yalnızca olağanüstü ekonomik koşullar altında revize edilebileceğini vurgulamıştı. Ancak küresel enerji piyasasında yaşanan sert bozulmanın artık bu kriterleri karşılayabilecek düzeye ulaştığı değerlendiriliyor.
PİYASALAR YENİ ENFLASYON BANDINA ODAKLANDI
İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, mevcut küresel fiyat şokunun yıl sonu hedeflerinde sınırlı da olsa yukarı yönlü ayarlamayı zorunlu hale getirebileceğini ifade etti. Şekerci’ye göre çok sert bir revizyon yapılması, piyasalarda enflasyon beklentilerinin daha da bozulmasına yol açabilir.
Ekonomistler, TCMB’nin üst tahmin bandını yüzde 25-26 seviyelerine taşıyabileceğini değerlendiriyor. Böyle bir adımın, enerji ve ithalat maliyetlerindeki artışın resmi projeksiyonlara yansıması anlamına geleceği belirtiliyor.
Nisan ayında yıllık enflasyonun yüzde 32,4 seviyesine yükselmesi, piyasa beklentilerinin de üzerine çıkarak fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi.
FAİZ ARTIŞI YERİNE “GİZLİ SIKILAŞMA” DÖNEMİ
Deutsche Bank ekonomistleri ise enerji şokunun artık kontrol edilebilir seviyeyi aştığı görüşünde. Bankanın değerlendirmesine göre, küresel maliyet baskıları Türkiye’de fiyatlama davranışlarını daha kırılgan hale getiriyor.
Para politikası tarafında ise TCMB’nin doğrudan politika faizini artırmak yerine likidite kanalları üzerinden sıkılaşmayı tercih ettiği görülüyor. Politika faizi yüzde 37 seviyesinde tutulurken, bankaların yaklaşık yüzde 40 maliyetle fonlanması piyasada “örtülü sıkılaşma” olarak yorumlanıyor.
Uzmanlara göre bu yöntem, hem kur üzerindeki baskıyı azaltmayı hem de kredi genişlemesini kontrollü şekilde yavaşlatmayı hedefliyor.
REZERVLER VE CARİ AÇIKTA DİKKAT ÇEKEN BOZULMA
TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahmin orta noktasını yüzde 18’den yüzde 22-26 bandına çekebileceği öngörüldü. Kurum ayrıca 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29 olarak hesapladı.
Öte yandan savaşın ekonomik etkileri yalnızca enflasyonla sınırlı kalmadı. Cari açığın savaşın ilk ayında 9,7 milyar dolara yükseldiği belirtilirken, resmi rezervlerde yaklaşık 43 milyar dolarlık sert gerileme yaşandığı ifade edildi. Analistler, rezerv kaybının önemli bölümünün Türk lirasındaki değer kaybını sınırlamak amacıyla gerçekleştirilen döviz müdahalelerinden kaynaklandığını değerlendiriyor.
