Citi ve MUFG’den Fed tahmini: Faiz indirimi ihtimali masada kaldı
ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin beklentiler, İran merkezli savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntıyla yeniden şekilleniyor. Piyasalarda “Fed faiz indirimine ara verecek” görüşü ağırlık kazanırken, Citi ve MUFG ekonomistleri yıl bitmeden faiz indirimi ihtimalinin hâlâ masada olduğunu savunuyor. Küresel yatırımcıların büyük bölümü yüksek enflasyon ve enerji şokunun Fed’i daha sert bir duruşa zorlayacağını düşünürken, bazı büyük kurumlar ekonomik yavaşlama riskinin faiz indirimini kaçınılmaz hale getirebileceğini değerlendiriyor.
ENERJİ ŞOKU FED BEKLENTİLERİNİ ALTÜST ETTİ
ABD’de İran ile başlayan savaşın ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, para piyasalarında faiz beklentilerini tamamen değiştirdi. Çatışmalar öncesinde yatırımcılar yıl sonuna kadar yaklaşık 50 baz puanlık faiz indirimi öngörürken, son haftalarda bu beklentilerin önemli ölçüde geri çekildiği görüldü. Artan enerji maliyetleri ve yükselen enflasyon baskısı, Fed’in uzun süre yüksek faiz politikasını sürdürebileceği yönündeki görüşleri güçlendirdi.
Nisan ayında ABD’de yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 3,8’e yükselmesi, son üç yılın en yüksek seviyelerinden biri olarak dikkat çekti. Özellikle enerji fiyatlarında görülen yüzde 17,9’luk artış, fiyat baskılarının yeniden hız kazanmasına neden oldu. Uzmanlara göre petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki sıçrama, yalnızca ulaşım ve sanayi maliyetlerini değil, hizmet sektörünü de doğrudan etkiliyor.
CİTİ VE MUFG’DEN DİKKAT ÇEKEN FAİZ İNDİRİMİ TAHMİNİ
Piyasalardaki genel beklenti Fed’in faizleri uzun süre sabit bırakacağı yönünde şekillenirken, Citi ve MUFG ekonomistleri ekonomide oluşabilecek yavaşlama riskine dikkat çekiyor. Her iki kurum da yüksek faizlerin tüketim ve yatırımlar üzerinde baskı oluşturabileceğini, bu nedenle Fed’in yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden faiz indirimi seçeneğini değerlendirebileceğini düşünüyor.
Ekonomistlere göre savaş kaynaklı enerji şoku kısa vadede enflasyonu yukarı taşısa da, ekonomik büyümede yaşanabilecek sert yavaşlama Fed üzerinde farklı bir baskı yaratabilir. Özellikle kredi maliyetlerinin yükselmesi ve iç talepte olası zayıflama, merkez bankasını ilerleyen süreçte politika değişikliğine zorlayabilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
FED YETKİLİLERİNDEN ENFLASYON UYARISI
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, son açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde geldiğini belirterek fiyat baskılarının yalnızca enerji kalemleriyle sınırlı olmadığını söyledi. Goolsbee, özellikle hizmet sektöründeki fiyat artışlarının kalıcı hale gelmesinden endişe duyduklarını ifade etti.
Fed yetkilileri, hizmet sektöründeki yapışkan enflasyonun para politikasında erken gevşemeyi zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre kira, sağlık, ulaşım ve sigorta gibi kalemlerde süren fiyat artışları, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinden uzaklaşmasına neden oluyor.
Nisan ayında tüketici fiyat endeksinin aylık bazda yüzde 0,6 yükselmesi de dikkat çeken veriler arasında yer aldı. Mart ayında kaydedilen yüzde 0,9’luk güçlü artışın ardından gelen yeni veri, enflasyondaki yukarı yönlü baskının sürdüğünü ortaya koydu. Analistler, enerji fiyatlarının aylık enflasyon artışının yüzde 40’tan fazlasını oluşturduğunu belirterek savaşın ekonomik etkilerinin ABD verilerine doğrudan yansıdığını ifade ediyor.
PİYASALAR FED’İN YOL HARİTASINA ODAKLANDI
Küresel piyasalarda gözler şimdi Fed’in önümüzdeki toplantılarda vereceği mesajlara çevrilmiş durumda. Yatırımcılar bir yandan yükselen enerji maliyetlerinin enflasyonu daha da artırmasından endişe ederken, diğer yandan ekonomik büyümenin yavaşlaması ihtimalini fiyatlamaya çalışıyor.
Uzmanlar, Fed’in kısa vadede temkinli duruşunu koruyacağını ancak ekonomik aktivitede belirgin bir zayıflama görülmesi halinde faiz indirimi tartışmalarının yeniden güç kazanabileceğini belirtiyor.
