Ünlü & Co’dan Otomotiv raporu: Otomotiv pazarında 2026’da sınırlı daralma bekleniyor
Ünlü & Co tarafından yayımlanan yeni otomotiv sektörü değerlendirme raporu, Türkiye otomotiv pazarının yüksek faiz oranları, enflasyon baskısı ve küresel jeopolitik risklere rağmen güçlü görünümünü koruduğunu ortaya koydu. Raporda, yılın geri kalanında talebin dayanıklılığını sürdürmesinin beklendiği ancak büyüme potansiyelinin sınırlı kalabileceği vurgulandı.
Sektöre ilişkin analizlerde, otomotiv pazarının son yıllardaki güçlü performansının ardından daha dengeli bir sürece girdiğine dikkat çekilirken, ekonomik koşulların tüketici davranışları üzerindeki etkisinin daha belirgin hissedilmeye başladığı ifade edildi.
2026 YILINDA OTOMOTİV PAZARINDA SINIRLI DARALMA ÖNGÖRÜLÜYOR
Rapora göre, yılın ilk dört ayında hafif araç satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 geriledi. Buna rağmen pazarın halen yüksek hacimli seyrini koruduğu belirtilirken, 2026 yılının tamamında toplam otomotiv satışlarının yaklaşık 1,3 milyon adet seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi.
Analistler, söz konusu rakamın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5’lik bir daralmaya işaret ettiğini ancak mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında bunun sınırlı bir gerileme olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
ÜNLÜ & CO, TÜRKİYE OTOMOTİV PAZARININ 2026 YILINI YAKLAŞIK 1,3 MİLYON ADET SATIŞLA TAMAMLAYACAĞINI VE PAZARDA YÜZDE 5’LİK DARALMA YAŞANACAĞINI ÖNGÖRÜYOR.
Yüksek kredi maliyetleri, enflasyonist baskılar ve tüketici harcamalarındaki temkinli görünümün talep üzerinde etkili olmaya devam edeceği belirtilirken, otomotiv sektörünün geçmiş yıllara kıyasla daha dirençli bir performans sergilediği kaydedildi.
AVRUPA’DA ELEKTRİKLİ ARAÇLAR BÜYÜMEYİ DESTEKLİYOR
Raporda Avrupa otomotiv sektörüne ilişkin beklentilere de yer verildi. Elektrikli araçlara yönelik talepteki artış ve tüketici güvenindeki toparlanmanın etkisiyle Avrupa otomotiv pazarının 2026 yılında büyümesini sürdürmesi bekleniyor.
Özellikle elektrikli mobiliteye yönelik yatırımların hız kazanması ve yeni model lansmanlarının pazarı desteklemesiyle Avrupa otomotiv satışlarında yaklaşık yüzde 2 oranında büyüme öngörülüyor.
AVRUPA OTOMOTİV PAZARININ ELEKTRİKLİ ARAÇ TALEBİNİN ETKİSİYLE 2026 YILINDA YÜZDE 2 BÜYÜMESİ BEKLENİYOR.
Uzmanlar, Avrupa’daki toparlanmanın Türk otomotiv ihracatı açısından da önemli fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.
FORD OTOSAN VE TOFAŞ İÇİN “AL” TAVSİYESİ KORUNDU
Şirket bazlı değerlendirmelerde Ünlü & Co, otomotiv sektöründeki bazı hisseler için olumlu görüşünü sürdürdü. Raporda Ford Otosan ve Tofaş hisseleri için “Al” tavsiyesi korunurken, Doğuş Otomotiv hisseleri için “Tut” önerisi devam ettirildi.
Ford Otosan’ın güçlü operasyonel yapısı ve yatırım sürecini büyük ölçüde tamamlamış olması nedeniyle uzun vadede olumlu görünümünü koruduğu belirtildi. Ancak hedef fiyat 151 TL seviyesinden 130 TL’ye revize edildi.
Raporda, şirketin güçlü nakit üretme kapasitesi ve verimlilik artışının kârlılık üzerinde destekleyici etki yaratmasının beklendiği ifade edildi.
TOFAŞ’TA HEDEF FİYAT YÜKSELTİLDİ
Tofaş için yayımlanan değerlendirmede ise şirketin operasyonel performansına yönelik beklentilerin güçlendiği vurgulandı. Üretim planlamasındaki yukarı yönlü revizyonlar ve kârlılık marjlarının güçlü seyri nedeniyle hedef fiyat 382 TL’den 421 TL’ye yükseltildi.
Ayrıca yılın ikinci yarısında üretime alınması beklenen yeni modellerin şirketin satış performansını ve yatırımcı ilgisini destekleyebileceği belirtildi.
TOFAŞ İÇİN HEDEF FİYAT 421 TL’YE YÜKSELTİLİRKEN, YENİ MODEL HAMLELERİNİN HİSSE PERFORMANSINA KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR.
DOĞUŞ OTOMOTİV’DE TEMKİNLİ GÖRÜNÜM SÜRÜYOR
Doğuş Otomotiv tarafında ise rekabet koşullarının daha zorlu hale geldiğine dikkat çekildi. Sektörde artan fiyat rekabetinin şirket kârlılığı üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, hedef fiyat 257 TL’den 227 TL seviyesine indirildi.
Raporda ayrıca mevcut piyasa değerlemesinin geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı bir yükseliş potansiyeli sunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Ünlü & Co analistleri, otomotiv sektöründe seçici hisse tercihinin önem kazandığını ve şirketlerin operasyonel verimlilik, ihracat performansı ve yeni ürün yatırımlarıyla ayrışmaya devam edeceğini vurguladı.
