Trump’ın Barış Kurulu Avrupa’yı böldü: Paris Brüksel’e rest çekti

Avrupa Birliği içinde diplomatik gerilim yaratan yeni bir tartışma, Brüksel ile Paris’i karşı karşıya getirdi. Fransa, ABD Başkanı Donald Trump tarafından oluşturulduğu öne sürülen “Barış Kurulu” toplantısına Avrupa Komisyonu’nun temsilci göndermesine sert tepki gösterdi. Paris yönetimi, Akdeniz’den sorumlu Komiser Dubravka Suica’nın Washington’daki toplantıya katılımının hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak resmi açıklama talep etti.

YETKİ TARTIŞMASI: PARİS’TEN “İZAHA DAVET”

Fransa Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, AB yürütme organının üye ülkelerin ortak dış politika mekanizmasını devre dışı bıraktığını ileri sürdü. Paris’e göre Komisyon’un tek taraflı temsil girişimi, Birliğin karar alma sistemine aykırı.

“Komiser’in böyle bir toplantıya katılması için üye devletlerden açık yetki alması gerekir.”
“Bu adım AB’nin kolektif onayı varmış gibi yanlış bir algı oluşturabilir.”
“Fransa, kurulun kapsamı netleşmeden hiçbir şekilde sürece dahil olmayacaktır.”

Toplantı öncesi yapılan kapalı görüşmelerde Fransa’nın yanı sıra Belçika, İspanya, İrlanda, Slovenya, İsveç ve Portekiz de katılıma mesafeli yaklaşmıştı.

KURULUN STATÜSÜ VE HUKUKİ ENDİŞELER

Diplomatik kaynaklara göre söz konusu kurulun yapısı, Birleşmiş Milletler sisteminin yerine alternatif bir mekanizma oluşturabileceği gerekçesiyle Avrupa başkentlerinde soru işaretleri doğurdu. Özellikle kurul tüzüğünde Gazze’ye doğrudan referans verilmemesi eleştirilerin merkezinde yer aldı.

AB diplomatik servisince hazırlanan değerlendirme notunda, yetkilerin tek merkezde toplanmasının Birliğin hukuki özerkliğiyle çelişebileceği uyarısı yapıldı.

KOMİSYON GERİ ADIM ATMADI

Brüksel cephesi ise eleştirileri reddetti. Komisyon sözcüleri, katılımın siyasi destek anlamına gelmediğini, yalnızca süreci yerinde takip etme amacı taşıdığını savundu.

Yetkililere göre Avrupa Birliği, Gazze’nin savaş sonrası yeniden inşa sürecinde etkili rol üstlenmek istiyor. Bu nedenle toplantıda bulunmanın stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Ayrıca 27 üye ülkenin 14’ünün farklı düzeylerde temsilci göndermesi de bu yaklaşımın kanıtı olarak gösterildi.

AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA DA TEPKİ

Komisyonun kararı sadece hükümetler arasında değil, Avrupa Parlamentosu’nda da tartışma başlattı. Bazı milletvekilleri, yürütmenin üye devletlerle koordinasyon kurmadan hareket ettiğini öne sürdü. Siyasi gruplar ise kurulun uluslararası kurumları zayıflatabileceği görüşünü dile getirdi.

Sol ve merkez siyasi bloklar, AB’nin normatif dış politika ilkelerinin zarar görebileceği uyarısında bulunurken, bazı diplomatlar asıl sorunun temsil düzeyi olduğunu belirtti: çoğu ülke düşük profilli temsilci gönderirken Komisyon’un siyasi düzeyde katılım sağlaması rahatsızlık yarattı.

GAZZE ODAKLI POZİSYON ARAYIŞI

Paris yönetimi, kurulun öncelikle Gazze’deki insani ve siyasi sürece odaklanması gerektiğini savunuyor. Fransa’ya göre parametreler netleşmeden katılım Birliğin ortak tutumunu zedeleyebilir.

Brüksel ise masada yer almamanın Avrupa’yı sadece finansman sağlayan ama karar süreçlerinde etkisiz kalan aktör konumuna düşüreceği görüşünde.