Fitch: Türkiye’nin borç sermayesi piyasasının büyümesi sürecek
Fitch Ratings, Türkiye’nin yüksek dış finansman ihtiyacı, vadesi gelecek borçları, artan bütçe açıkları ve finansman kaynaklarını çeşitlendirme hedefi sayesinde 2026 yılında da küresel sukuk piyasasının önde gelen ihraççıları arasında kalmayı sürdüreceğini bildirdi.
Kuruluş, yayımladığı Türkiye Borç Sermayesi Piyasası İzleme Raporunda, Türkiye’nin borç sermayesi piyasasının büyümeye devam etmesini beklediğini belirterek, kamu finansman ihtiyacı ve dolar cinsi sukuklara yönelik güçlü yabancı yatırımcı talebinin bu büyümeyi desteklediğini ifade etti.
Borç piyasası 516 milyar doları aştı
Rapora göre, savaş kaynaklı oynaklığa rağmen Türkiye’nin borç sermayesi piyasasının büyüklüğü 2026’nın ilk yarısı sonunda 516 milyar doların üzerine çıktı. Toplam borç stokunun yaklaşık yüzde 33’ü dolar cinsi borçlanma araçlarından oluştu.
Türkiye, Çin hariç tutulduğunda yılın ilk yarısında gelişmekte olan ülkeler arasında dolar cinsi borçlanmada altıncı, küresel sukuk piyasasında ise beşinci sırada yer aldı.
Aynı dönemde sukuk ihraçlarının toplam borçlanma ihraçları içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 8’den yüzde 14’e yükseldi.
Jeopolitik riskler izleniyor
Fitch Küresel İslami Finans Başkanı Bashar Al Natoor, Türkiye’nin düşük kamu borcu sayesinde stres dönemlerinde dış finansmana erişimini koruduğunu belirterek, bölgede yaşanabilecek yeni gerilimlerin yatırımcı iştahı, borçlanma maliyetleri ve piyasa likiditesi üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.
Raporda, İran savaşı sonrasında Türkiye’nin 10 yıllık dolar cinsi devlet tahvillerinin ABD Hazine tahvillerine göre risk priminin yükseldiği, ancak haziran ve temmuz aylarında yeniden savaş öncesi seviyelere gerilediği belirtildi.
Fitch ayrıca, Türkiye’nin dolar cinsi sukuk ve tahvil ihraçlarına yabancı yatırımcı talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini, buna karşın yerel para cinsinden tahvil piyasasında yabancı yatırımcı katılımının zayıfladığını kaydetti.
ESG borçlanmaları desteklenebilir
Kuruluş, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olması ve uygulamaya alınan Ulusal Yeşil Finansman Stratejisi’nin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) temalı borçlanma araçlarının büyümesini destekleyebileceğini değerlendirdi.
Fitch, yüksek enflasyon, zayıf dış tamponlar ve jeopolitik oynaklığın ise borçlanma maliyetlerini artırabilecek ve piyasa likiditesi üzerinde baskı oluşturabilecek temel riskler olmaya devam ettiğini vurguladı.
