Gayrimenkulde rota değişti: Yatırımcılar Türkiye’ye yöneliyor
Küresel gayrimenkul piyasalarında dengeler hızla değişirken, jeopolitik risklerin artması yatırımcıların yönünü yeniden belirliyor. ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim, uluslararası yatırımcıların portföy stratejilerini gözden geçirmesine neden olurken, “riski dağıtma” yaklaşımı ön plana çıkıyor. Bu süreçte Türkiye, alternatif yatırım merkezleri arasında dikkat çeken ülkelerden biri haline geliyor.
Uluslararası yatırımcılar, artan jeopolitik riskler nedeniyle tek bir pazara bağlı kalmak yerine çok merkezli yatırım stratejisine yöneliyor.
ORTA DOĞU GERİLİMİ DUBAİ PİYASASINI SARSTI
Yaklaşık bir buçuk aydır devam eden bölgesel çatışmalar, özellikle Orta Doğu merkezli gayrimenkul piyasalarında etkisini hissettirmeye başladı. Türk yatırımcıların da son yıllarda yoğun ilgi gösterdiği Dubai’de konut satışlarında belirgin bir yavaşlama yaşanıyor.
DXB Interact verilerine göre, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 seviyesinde olan konut satışları, çatışmaların ardından geçen dört haftada 11 bin 828’e geriledi. Bu süreçte satış adetlerindeki düşüş oranı yüzde 30,5’e ulaşırken, işlem hacmi de 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara gerileyerek yüzde 36’lık bir daralma gösterdi.
Dubai’de işlem hacmi ve satış adetlerindeki düşüş, yatırımcı güveninin zayıfladığını açık şekilde ortaya koyuyor.
FİYATLARDA DÜZELTME BEKLENTİSİ GÜÇLENİYOR
Sektör uzmanları, satışlardaki gerilemenin fiyatlara gecikmeli yansıyacağı görüşünde birleşiyor. İlk veriler konut fiyatlarında yüzde 4-5 bandında bir düşüşe işaret ederken, önümüzdeki süreçte bu gerilemenin daha da belirginleşmesi bekleniyor.
Piyasalarda genellikle benzer bir döngü yaşandığına dikkat çekiliyor: Satıcılar ilk etapta fiyat indirimine direniyor, ardından işlem hacmi daralıyor ve nihayetinde piyasa daha sert bir düzeltmeye giriyor.
Uzmanlara göre, kalıcı bir ateşkes sağlanmadıkça piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi ve satışların toparlanması zor görünüyor.
YATIRIMCILAR İÇİN ALTERNATİF ROTALAR NETLEŞİYOR
Küresel yatırımcılar, mevcut risk ortamında “B planı” oluşturmayı zorunlu bir strateji olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda Dubai’ye alternatif olarak öne çıkan üç ana rota dikkat çekiyor: Türkiye, Yunanistan ve Panama.
Türkiye, özellikle yatırım yoluyla vatandaşlık programı sayesinde İranlı ve Körfez yatırımcılar açısından güçlü bir cazibe merkezi haline geliyor. Vizesiz seyahat imkanı, kültürel yakınlık ve yaşam kurma kolaylığı Türkiye’yi öne çıkaran unsurlar arasında yer alıyor.
Yunanistan ise Golden Visa programı ile Avrupa Birliği içinde ikamet ve uzun vadede vatandaşlık perspektifi sunarak yatırımcıların radarında bulunuyor. Panama ise hızlı oturum imkanı, dolar bazlı ekonomi yapısı ve vergi avantajlarıyla dikkat çekiyor.
İSTANBUL KÜRESEL PORTFÖYLERDE YERİNİ GÜÇLENDİRİYOR
Gayrimenkul piyasasında faaliyet gösteren uzmanlara göre, yatırımcılar tamamen tek bir pazardan çıkmak yerine portföylerini çeşitlendirme yoluna gidiyor. Bu kapsamda İstanbul, Londra, Lizbon, Miami ve Barcelona gibi şehirlerle birlikte alternatif yatırım destinasyonu olarak öne çıkıyor.
Dubai’nin sıfır gelir vergisi, güçlü kira getirisi ve likidite avantajı yatırımcı ilgisini tamamen ortadan kaldırmasa da, risklerin artması yatırımcıların farklı coğrafyalara yönelmesine neden oluyor.
Türkiye ise hem coğrafi konumu hem de sunduğu yatırım fırsatlarıyla bu yeni dönemde daha fazla pay alma potansiyeline sahip görünüyor.
