Bakan Kacır’dan yerel kalkınma ve mutfak mirası açıklaması

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’da düzenlenen “Bir Sofrada Miras” programında Anadolu mutfağının yalnızca gastronomik bir değer değil, aynı zamanda kültürel hafıza, üretim geleneği ve medeniyet anlayışının güçlü bir taşıyıcısı olduğunu söyledi. Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Kacır, Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen paylaşım kültürünün bugün dünyada yeniden öne çıkan sürdürülebilir mutfak anlayışına örnek oluşturduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilen programa çok sayıda davetli katılırken, Anadolu’nun farklı bölgelerini temsil eden sofralar ve geleneksel lezzetler büyük ilgi gördü.

ANADOLU MUTFAĞI ÇEVRECİ GASTRONOMİ ANLAYIŞININ EN GÜÇLÜ TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ OLARAK GÖSTERİLDİ

Konuşmasında Anadolu mutfağının israfı reddeden, emeği merkeze alan ve paylaşımı esas kabul eden yönüne dikkat çeken Kacır, bugünün dünya gastronomisinin yeni keşfettiği pek çok yaklaşımın Anadolu kültüründe asırlardır yaşatıldığını belirtti.

“Bereketi israf etmeden kullanan, emeği sofraya değer olarak taşıyan ve paylaşmayı bir medeniyet dili haline getiren Anadolu mutfağı, dünyanın bugün yeniden keşfettiği çevreci mutfak anlayışının en köklü örneklerinden biridir.”

Kacır, tarih boyunca insanlığın yalnızca yaşamını sürdürmeye değil, hayatın anlamını aramaya da çalıştığını belirterek, bu arayışın sanat kadar yemek kültürünü de şekillendirdiğini söyledi. Anadolu’nun ise tarih boyunca medeniyetlerin buluştuğu, üretim kültürünün ve bereket anlayışının şekillendiği özel bir coğrafya olduğunu ifade etti.

ANADOLU’NUN 1847 COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNÜ BULUNUYOR

Bakan Kacır, Anadolu’nun her bölgesinin kendine özgü üretim bilgisi, geleneksel yöntemleri ve mutfak kültürüyle büyük bir gastronomi hazinesi oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin bugün 1847 coğrafi işaretli ve geleneksel ürüne ev sahipliği yaptığını kaydeden Kacır, Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen 46 ürün sayesinde Anadolu lezzetlerinin uluslararası ölçekte daha görünür hale geldiğini söyledi.

Yerel kalkınma politikaları kapsamında gastronomi ve kültürel miras projelerine önemli destekler verildiğini dile getiren Kacır, kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idareleri aracılığıyla bugüne kadar yüzlerce projeye finansman sağlandığını açıkladı.

“Kalkınma ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle, bugüne kadar mutfak mirasımızın korunması ve tanıtılmasına yönelik 381 projeye 1,4 milyar lira destek sağladık.”

“ANADOLUDAKİLER” PROJESİYLE YEREL ÜRETİM DESTEKLENİYOR

Kacır, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen “Anadoludakiler” projesinin Anadolu’nun üretim kültürünü görünür hale getirmeyi hedeflediğini belirtti. Proje kapsamında yerel üreticilerin emeğinin markalaştırılması, geleneksel üretim bilgisinin korunması ve kültürel mirasın yeni nesillere aktarılması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Türkiye genelinde düzenlenen “Anadoludakiler” pazarlarıyla yerel ürünlerin daha geniş kitlelerle buluşturulduğunu ifade eden Kacır, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu döneminde New York Türk Evi’nde gerçekleştirilen sergiyle Anadolu’nun zanaat kültürünün uluslararası platforma taşındığını anlattı.

81 İl 81 Ürün Programı sayesinde şehirlerin kendine özgü lezzetlerinin ve üretim kültürünün tanıtıldığını belirten Kacır, “Anadoludakiler Belgeseli” ile de Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticilerin ve zanaatkârların hikâyelerinin ekranlara taşındığını ifade etti.

“BİR SOFRADA MİRAS” ETKİNLİĞİNDE ANADOLU’NUN FARKLI RENKLERİ BULUŞTU

Program kapsamında oluşturulan Rumeli, Şark, Karadeniz, Yörük, Bereketli Hilal, Sıfır Atık ile Kardeşlik ve Birlik sofralarının Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini yansıttığını belirten Bakan Kacır, sofraların yalnızca yemek kültürünü değil, aynı zamanda ortak yaşam iradesini de temsil ettiğini söyledi.

“Her bir sofra, Anadolu’nun farklı coğrafyalarında şekillenen üretim kültürünü, misafirperverlik anlayışını ve asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan lezzet hafızasını temsil ediyor. Aynı zamanda 1000 yıllık bir arada yaşama irademizi, ortak mazimizi ve aynı sofrada buluşma kültürümüzü güçlü biçimde yansıtıyor.”

Kacır, Anadolu’nun sahip olduğu kültürel zenginliğin üretim, istihdam ve ihracat açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, Türk mutfağının dünya ile kurulan kültürel bağların en önemli unsurlarından biri olmaya devam edeceğini söyledi.

Konuşmasının sonunda 5’inci Türk Mutfağı Haftası’nın kültür, gastronomi ve turizm dünyası açısından hayırlı olmasını temenni eden Kacır, Anadolu’nun kadim üretim bilgisinin gelecek nesillere güçlü bir miras olarak aktarılacağını ifade etti.