Doların yükselişi gelişen ülke para birimlerini etkiliyor

Dolar volatilitesi, haziran ayında küresel döviz piyasalarının en önemli gündemlerinden biri haline geldi. ABD’de güçlü gelen istihdam verileri, Fed’in faiz artırımı ihtimalini yeniden güçlendirirken, yatırımcıların düşük faizli para birimlerinden borçlanıp yüksek faiz sunan ülkelere yatırım yaptığı carry trade stratejileri baskı altına girdi. Artan kur oynaklığı, son ayların en kârlı işlemlerinden biri olan carry trade pozisyonlarının performansını zayıflatmaya başladı.

Dolar hareketleri carry trade kazançlarını eritiyor

Carry trade stratejisi, düşük faizli bir para biriminde borçlanarak daha yüksek faiz sunan para birimlerine yatırım yapılmasına dayanıyor. Ancak bu stratejide elde edilen faiz getirileri genellikle sınırlı olduğu için döviz kurlarındaki sert hareketler tüm kazancı kısa sürede ortadan kaldırabiliyor.

Mayıs ayında carry trade getirileri belirgin şekilde yavaşlarken, mart ayında yüzde 1,5 ve nisanda yüzde 2,8 kazanç sağlayan örnek sepet mayıs ayında yatay kaldı.

Uzmanlar, son haftalarda doların yeniden güç kazanmasının ve Fed’e ilişkin daha şahin beklentilerin carry trade işlemleri üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde birleşiyor.

Fed beklentileri doların yönünü değiştiriyor

ABD’de açıklanan güçlü istihdam verileri sonrası yatırımcılar, Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırabileceği ihtimalini daha yüksek sesle fiyatlamaya başladı. Mayıs ayının başında piyasalar faizlerin yıl sonuna kadar sabit kalacağını öngörürken, son fiyatlamalar gelecek yıl öncesinde en az 25 baz puanlık ek faiz artışı beklentisine işaret ediyor.

Bloomberg Dolar Spot Endeksi’nde bir haftalık ima edilen volatilite göstergesi son bir ayın en yüksek seviyesine çıkarak dolar piyasasında risk algısının arttığını ortaya koydu.

Fed Başkanı Kevin Warsh liderliğindeki yeni dönemde para politikasının daha sıkı bir çizgiye kayabileceği beklentisi, dolar talebini destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Gelişen ülke para birimleri baskı altında

Güçlenen dolar, özellikle gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik carry trade işlemlerini olumsuz etkiliyor. Çünkü birçok yatırımcı bu stratejiyi uygularken dolar satarak Brezilya reali, Kolombiya pesosu ve Türk lirası gibi yüksek faiz sunan para birimlerinde pozisyon alıyor.

Doların değer kazanması durumunda faiz gelirleri korunmuş olsa bile kur farkından kaynaklanan kayıplar yatırımcıların elde ettiği getiriyi önemli ölçüde azaltabiliyor.

ING analistleri, özellikle Brezilya reali üzerinden yapılan carry trade işlemlerinin son dönemde güçlenen ABD doları ve yükselen ABD tahvil faizlerinden olumsuz etkilendiğini belirtiyor.

Piyasa etkisi küresel sermaye akımlarını değiştirebilir

Artan dolar volatilitesi ve yükselen ABD faiz beklentileri, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkış yapmasına neden olabilir. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri, tahvilleri ve hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturabilir.

Doların güçlenmeye devam etmesi halinde carry trade stratejilerinin cazibesi azalırken, küresel sermayenin yeniden ABD varlıklarına yönelme ihtimali artabilir. Bu senaryo, özellikle yüksek faiz avantajıyla öne çıkan gelişen piyasalar açısından yakından takip ediliyor.