Fed beklentileri değişti, emtia fiyatları geriledi
Küresel emtia piyasaları, ABD’den gelen güçlü istihdam verileri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle haftayı dalgalı ve satış ağırlıklı bir görünümle tamamladı. Hürmüz Boğazı’nda devam eden jeopolitik riskler enerji fiyatlarını desteklemeye devam ederken, yükselen dolar ve tahvil faizleri birçok emtia grubunda değer kayıplarını beraberinde getirdi.
ABD ekonomisinin yüksek faizlere rağmen dayanıklılığını koruduğunu gösteren veriler, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini ötelemesine neden olurken, emtia piyasalarında risk iştahının zayıflamasına yol açtı.
Güçlü gelen 172 bin kişilik tarım dışı istihdam verisi, Fed’in faiz indirimlerinde acele etmeyeceği beklentisini güçlendirerek emtia piyasalarında geniş çaplı satış baskısı oluşturdu.
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,5 seviyesinin üzerine yükselmesi ve dolar endeksindeki güçlenme, özellikle değerli metaller üzerinde belirgin bir baskı yarattı.
Değerli metallerde sert değer kayıpları görüldü
Hafta boyunca yatırımcıların güvenli liman talebi zayıflarken, değerli metaller yükselen faiz ortamının etkisiyle satış baskısı altında kaldı. Güçlü doların yanı sıra yüksek reel faizler, faiz getirisi olmayan kıymetli metallere olan ilgiyi azalttı.
Jeopolitik risklerin sürmesine rağmen yatırımcıların odağını para politikası beklentilerine çevirmesi, altın ve diğer değerli metallerde düşüşleri hızlandırdı.
Haftalık bazda gümüş yüzde 9,8, paladyum yüzde 9,4, platin yüzde 7,4 ve altın yüzde 4,7 değer kaybederek emtia piyasalarının en zayıf performans gösteren ürünleri arasında yer aldı.
Piyasa uzmanları, güçlü doların altın başta olmak üzere değerli metallerin alternatif maliyetini artırdığını ve bu nedenle fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskının sürdüğünü belirtiyor.
Baz metallerde Çin kaynaklı endişeler öne çıktı
Sanayi metalleri cephesinde de satış eğilimi hakim oldu. ABD verilerinin ardından güçlenen dolar, baz metalleri küresel alıcılar açısından daha maliyetli hale getirirken, Çin ekonomisinden gelen karışık sinyaller talep görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Çin’de mayıs ayı resmi imalat PMI verisinin 50 seviyesinde açıklanması, ekonomik toparlanmanın halen kırılgan olduğuna işaret etti. Bu durum özellikle bakır ve alüminyum gibi sanayi üretimiyle doğrudan bağlantılı metaller üzerinde baskı yarattı.
Haftanın ilk günlerinde Hürmüz Boğazı ve tedarik zincirlerine yönelik endişeler fiyatları desteklese de ilerleyen günlerde makroekonomik görünüm daha belirleyici oldu.
Bakırda zayıflayan talep beklentileri öne çıkarken, alüminyum fiyatları jeopolitik risklerle elde ettiği kazanımların büyük bölümünü geri verdi. Nikel tarafında ise Endonezya kaynaklı arz fazlası beklentileri düşüşü derinleştirdi.
Tezgah üstü piyasada haftalık bazda alüminyum yüzde 2,4, nikel yüzde 2,2, bakır yüzde 2 ve kurşun yüzde 0,7 gerilerken, çinko fiyatlarında önemli bir değişim yaşanmadı.
Petrol fiyatları arz riskleriyle destek buldu
Enerji piyasalarında ise diğer emtia gruplarından farklı bir görünüm ortaya çıktı. Hürmüz Boğazı çevresinde devam eden gerilim ve ABD-İran hattındaki belirsizlikler, petrol fiyatlarının güçlü kalmasını sağladı.
Küresel petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksaklıklar, piyasalarda arz güvenliği endişelerini canlı tutmaya devam etti.
OPEC+ ülkelerinin üretim politikalarına ilişkin beklentiler, ABD ham petrol stoklarındaki düşüş ve yaz döneminde talebin artacağına yönelik öngörüler de petrol fiyatlarını destekleyen diğer unsurlar arasında yer aldı.
Müzakerelerin yeniden başlayabileceğine yönelik haber akışı zaman zaman fiyatlarda gevşemeye yol açsa da genel görünümde arz kaygıları etkisini korudu.
Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 0,7 yükselirken, doğal gaz fiyatları yüzde 1,9 gerileyerek enerji grubunda ayrışan bir performans sergiledi.
ABD doğal gaz piyasasında ise depolama verileri ve hava tahminleri ön plana çıktı. Beklenenden düşük depolama artışına rağmen soğutma talebinin önceki öngörülerin altında kalabileceği beklentisi fiyatları baskıladı.
Tarım emtialarında rekolte beklentisi fiyatları aşağı çekti
Tarım emtialarında haftanın ana gündem maddesi üretim görünümü oldu. ABD’de uygun hava koşulları ve ekim faaliyetlerindeki hızlı ilerleme, tarımsal üretimde güçlü bir sezon beklentisini artırdı.
Tahıl piyasalarında arzın yüksek olacağı öngörüsü fiyatları aşağı çekerken, doların güçlenmesi ABD kaynaklı ürünlerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü de zayıflattı.
Mısır ve soya fasulyesinde ekim çalışmalarının son yılların ortalamasının üzerinde ilerlemesi, arz tarafında rahatlama beklentilerini destekledi. Buğday piyasasında ise Karadeniz Bölgesi’nden devam eden ihracat akışı ve küresel stok görünümü fiyatları baskılamayı sürdürdü.
Chicago Ticaret Borsası’nda haftalık bazda mısır yüzde 6,4, soya fasulyesi yüzde 5,4, buğday yüzde 4,9 ve pirinç yüzde 1,7 değer kaybetti.
Tarım ürünleri içerisinde en dikkat çekici düşüşlerden biri kahvede görüldü. Brezilya’da yeni sezon üretiminin güçlü olacağı beklentisi ve küresel arz fazlası tahminleri kahve fiyatlarını aşağı çekti.
ABD’de ICE borsasında kahve fiyatları yüzde 7,1, pamuk yüzde 2,9 gerilerken, şeker yüzde 0,4 yükseldi. Kakao fiyatları ise haftayı yüzde 4,6 düşüşle tamamladı.
Küresel piyasalarda önümüzdeki dönemde Fed’in faiz politikası, doların seyri, enerji arzına ilişkin gelişmeler ve Çin ekonomisinden gelecek veriler emtia fiyatlarının yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek.
