Ev, araba, altın, hisse: 10 yılda en çok hangisi kazandırdı? 100 Bin TL 10 yılda kaç kat arttı?

2016 yılında cebinde 100 bin TL bulunan bir yatırımcının tercihi, aradan geçen 10 yılda servetini katlamasına da neden olabilirdi, enflasyon karşısında sınırlı bir artışla yetinmesine de… Konut, otomobil, altın ve hisse senedi tarafında yaşanan fiyat hareketleri, Türkiye’de varlık enflasyonunun boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. Aynı başlangıç tutarı, farklı yatırım araçlarında bambaşka sonuçlar doğurdu.

2016–2026 döneminde (Ocak verileri baz alındığında) tüketici enflasyonu yüzde 1242 artarken, asgari ücret 1.300,99 TL’den 28.075 TL’ye yükseldi. Bu tablo, nominal kazanç ile gerçek alım gücü arasındaki farkı da gözler önüne seriyor.

OTOMOBİL: FİYAT ARTIŞI ENFLASYONU GERİDE BIRAKTI

2016 yılında yaklaşık 55 bin TL seviyesinde olan sıfır kilometre bir Fiat Egea modeli, o dönemde 100 bin TL’lik bütçeyle iki adet satın alınabilecek bir fiyat aralığındaydı. Bugün sıfır araç fiyatlarına bakıldığında, aynı iki aracın toplam piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 400 bin TL seviyesine ulaşıyor. Bu da yaklaşık yüzde 2290’lık bir artış anlamına geliyor.

Bu oran, resmi enflasyonun üzerinde bir yükselişe işaret ediyor. Otomobil fiyatlarındaki artış; döviz kuru, vergi yükü ve tedarik zinciri maliyetleri gibi birçok faktörün birleşimiyle şekillendi.

Alım gücü açısından bakıldığında ise tablo daha farklı: 2016’da bir asgari ücretli, söz konusu aracı yaklaşık 42 aylık maaşıyla alabilirken; 2026’da bu süre 47 aya çıkmış durumda. Yani fiyat artışı yüksek olsa da maaş bazlı erişilebilirlik bir miktar zorlaştı.

Otomobil yatırımı nominal olarak güçlü bir kazanç sağlasa da, gelir artışıyla kıyaslandığında alım gücü tarafında sınırlı bir gerileme dikkat çekiyor.

KONUT: METREKARE FİYATLARI KATLANDI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2016 yılında konut birim metrekare fiyatı 2.303 TL seviyesindeydi. 100 bin TL’lik bir bütçe ile yaklaşık 43 metrekarelik bir konut satın alınabiliyordu.

2025’in son çeyrek verilerine göre aynı büyüklükteki bir konutun değeri 1.973.301 TL’ye yükseldi. Bu da yaklaşık yüzde 1.873 oranında bir fiyat artışına karşılık geliyor.

Konut piyasasındaki yükseliş; arsa maliyetleri, inşaat girdileri, kredi koşulları ve talep dinamikleriyle birlikte hız kazandı. Özellikle büyükşehirlerde fiyat artışları ortalamanın da üzerine çıktı.

Asgari ücret bazında değerlendirme yapıldığında, 100 metrekarelik bir ev için 2016’da yaklaşık 177 aylık maaş gerekirken; 2026’da bu süre 162 aya geriledi. Bu durum, ücret artışlarının konut fiyatlarına kıyasla görece daha hızlı yükseldiğini gösteriyor.

Konut fiyatları katlanırken, asgari ücretlinin teorik konut erişim süresinde sınırlı da olsa iyileşme görülmesi dikkat çekiyor.

ALTIN: SERVETİ KATLADI AMA ALIM GÜCÜ GERİLEDİ

2016 yılında 100 bin TL ile yaklaşık 876 gram altın alınabiliyordu. 28 Şubat 2026 kapanış fiyatı baz alındığında, bu altınların toplam değeri 6.511.648 TL seviyesine ulaşıyor. Yaklaşık yüzde 6.412’lik artış, altını en güçlü performans gösteren araçlardan biri haline getiriyor.

Altın fiyatlarındaki yükseliş; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının rezerv tercihleriyle desteklendi. Özellikle 2025 ve 2026 dönemindeki sert yükselişler dikkat çekti.

Ancak maaş bazlı alım gücüne bakıldığında tablo tersine dönüyor. 2016’da bir asgari ücretli yaklaşık 11 gram altın alabilirken, 2026’da bu miktar 3 gram seviyesine geriledi. Yani altın yatırımcısına yüksek nominal getiri sağlarken, ücretli kesimin altına erişimi ciddi şekilde azaldı.

HİSSE SENEDİ: EN YÜKSEK GETİRİ BORSADAN GELDİ

Borsa İstanbul’da piyasa değeri ve endeks etkisi açısından öne çıkan Aselsan hissesi, 2016 yılında 2,1 TL seviyesindeydi. 100 bin TL’lik yatırım ile yaklaşık 47.619 adet hisse alınabiliyordu (bölünme ve temettüler hariç hesaplama).

28 Şubat 2026 kapanış fiyatı baz alındığında bu portföyün değeri 15.333.333 TL’ye ulaşıyor. Yaklaşık yüzde 15.233 oranındaki artış, incelenen yatırım araçları arasında en yüksek nominal getiriyi temsil ediyor.

Ancak asgari ücretle hisse erişimi ters yönde değişti. 2016’da bir asgari ücretle 620 lot alınabilirken, 2026’da bu sayı 87 lot seviyesine düştü.

Hisse senedi tarafında elde edilen kazanç, hem enflasyonu hem de diğer yatırım araçlarını açık ara geride bıraktı.

10 YILIN ÖZETİ: NOMİNAL KAZANÇ MI, GERÇEK GETİRİ Mİ?

2016’da 100 bin TL’si olan bir yatırımcının 2026 itibarıyla ulaştığı değer, tercih ettiği varlığa göre dramatik biçimde değişti:

Otomobil: Yaklaşık 2,4 milyon TL

Konut: Yaklaşık 1,97 milyon TL

Altın: Yaklaşık 6,5 milyon TL

Hisse senedi: Yaklaşık 15,3 milyon TL

Nominal artış oranları incelendiğinde borsa ve altın öne çıkarken; konut ve otomobil daha sınırlı ancak yine de enflasyonun üzerinde artış sağladı.

Bu tablo, Türkiye’de son 10 yılda varlık fiyatlarının tüketici enflasyonunun çok üzerinde yükseldiğini ortaya koyuyor. Ancak alım gücü ve maaş bazlı erişilebilirlik hesapları, her yatırım aracında farklı bir sosyal gerçekliğe işaret ediyor.

Not: Bu içerik yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.