İşsizlik maaşı asgari ücretin gerisinde kaldı: Fon gelirleri arttı, işsizlerin payı sınırlı kaldı

Ekonomideki dalgalanma ve artan yaşam maliyetleri, işsiz kalan vatandaşların en önemli güvencesi olan işsizlik ödeneğinin alım gücünü ciddi biçimde zayıflatıyor. Mevcut veriler, hem ödeneğe erişimin zorlaştığını hem de ödenen tutarın temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak kaldığını ortaya koyuyor. İşsizlik Sigortası Fonu’nun büyüklüğü artarken, işsizlerin bu kaynaktan yararlanma oranının sınırlı kalması dikkat çekiyor.

FON BÜYÜYOR, YARARLANAN AZALIYOR

İşsizlik Sigortası Fonu; çalışan, işveren ve devlet katkılarıyla büyümeye devam ediyor. Şubat 2026 itibarıyla fon büyüklüğü 678,5 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda. Ancak bu yüksek kaynağa rağmen, işsizlerin önemli bir bölümü fondan yararlanamıyor.

Başvuru şartlarının katılığı, işsizlerin büyük bir kısmını sistemin dışında bırakıyor. Ödenek alabilmek için son 120 gün kesintisiz çalışma, son 3 yılda en az 600 gün prim ödeme ve işten ayrıldıktan sonra 30 gün içinde başvuru gibi kriterler aranıyor.

Bu sıkı koşullar nedeniyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik maaşına erişemiyor.

BAŞVURAN HER İKİ KİŞİDEN BİRİ REDDEDİLİYOR

2002 yılından bu yana işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı yaklaşık 23 milyona ulaştı. Ancak bu başvuruların yalnızca yarısına yakını olumlu sonuçlandı. Yaklaşık 12,2 milyon kişi ödenek alabilirken, geri kalan milyonlarca kişi sistem dışında kaldı.

Ocak 2026 verileri de tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de resmi işsiz sayısı 2 milyon 819 bin olarak açıklanırken, ödenek alabilenlerin sayısı yalnızca 553 bin 497 oldu.

Bu durum, işsizlerin sadece yüzde 19,6’sının ödenek alabildiğini, yüzde 80’den fazlasının ise sistem dışında kaldığını gösteriyor.

ORTALAMA ÖDENEK ASGARİ ÜCRETİN YARISINA BİLE ULAŞAMIYOR

İşsizlik maaşı, sigortalının son dört aylık kazancı üzerinden hesaplanan günlük ortalama brüt ücretin yüzde 40’ı olarak belirleniyor. Ancak bu hesaplama yöntemi, ödeneğin düşük seviyede kalmasına neden oluyor.

Ocak ayında toplam 7,83 milyar TL ödeme yapılırken, kişi başına düşen ortalama ödenek 14 bin 149 TL oldu. Şubat ayında ise bu rakam 14 bin 217 TL seviyesinde gerçekleşti.

2026 yılı için brüt asgari ücretin 33 bin 30 TL olduğu düşünüldüğünde, işsizlik ödeneğinin ortalaması bu tutarın yalnızca yüzde 43’üne denk geliyor.

Ortalama işsizlik ödeneği, geçim şartları karşısında en dip seviyelerde kalmaya devam ediyor.

ÖDEME SINIRLARI VE SÜRE KISITLAMASI

Yasal düzenlemelere göre işsizlik maaşı, brüt asgari ücretin yüzde 80’ini aşamıyor. Bu çerçevede 2026 yılı için:

  • En düşük işsizlik maaşı: 13.212 TL (brüt)
  • En yüksek işsizlik maaşı: 26.424 TL (brüt)

Ödeneğin süresi ise prim gününe bağlı olarak 6 ay ile 10 ay arasında değişiyor. Bu süre sınırlaması da işsizler için uzun vadeli bir güvence oluşturulmasını zorlaştırıyor.

FON KAYNAKLARI İŞVERENE YÖNELİYOR

Fonun gelir-gider dengesi incelendiğinde, işsizlere yapılan doğrudan ödemelerin sınırlı kaldığı görülüyor. 2026’nın ilk iki ayında fonun toplam geliri 103,5 milyar TL olurken, gideri 53,5 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bu giderlerin dağılımı ise dikkat çekici:

  • İşsizlik ödeneği: 17,9 milyar TL
  • İşveren teşvik ve destekleri: 14,6 milyar TL
  • İşbaşı eğitim programları: 6,8 milyar TL

Toplamda işverenlerle ilişkili harcamalar 21,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu da fon giderlerinin yaklaşık yüzde 40’ının işveren desteklerine ayrıldığını gösteriyor.

İşsizlere yapılan doğrudan ödemelerin payı ise yüzde 33,6 seviyesinde kaldı.

GENEL TABLO: SİSTEM KORUMA İŞLEVİNİ KAYBEDİYOR

Veriler, işsizlik sigortası sisteminin sosyal güvence olmaktan uzaklaştığını ortaya koyuyor. Hem erişim şartlarının zorluğu hem de ödenek miktarının düşüklüğü, işsizlerin ekonomik olarak korunmasını zorlaştırıyor.

Artan hayat pahalılığı karşısında işsizlik ödeneğinin yeniden yapılandırılması gerektiği yönündeki tartışmalar ise giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.