New York’ta kredi notu riski büyüyor: JPMorgan’dan kritik uyarı
ABD’nin en büyük finans merkezlerinden biri olan New York City için kredi notu görünümüne ilişkin riskler yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. JPMorgan Chase & Co. analistleri, eyalet düzeyinde beklenen vergi düzenlemelerinin hayata geçme ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte kentin mali kırılganlığının daha görünür hale geldiğini belirtiyor.
VERGİ ARTIŞI BELİRSİZLİĞİ GELİR KAPILARINI DARALTIYOR
New York Eyaleti’nin, kişisel gelir ve şirketler üzerindeki yüksek oranlı vergi artışlarına sıcak bakmaması, belediyenin bütçe açığını kapatmak için elindeki seçenekleri sınırlıyor. JPMorgan stratejistleri, daha önce de riskli görülen kredi notu görünümünün bu gelişmelerle birlikte daha da bozulabileceğine dikkat çekiyor.
“Kredi notu indirimi riski zaten yüksekti, ancak yeni gelir kaynaklarının onaylanma ihtimalinin düşmesiyle bu risk daha da arttı.”
Uzmanlara göre, Albany yönetiminin yeni gelir kalemlerine mesafeli yaklaşımı, özellikle orta vadeli bütçe dengesi açısından kritik bir boşluk yaratıyor.
KREDİ KURULUŞLARI ZATEN NEGATİF SİNYAL VERDİ
Uluslararası derecelendirme kuruluşları Moody’s Ratings ve Fitch Ratings, New York City için görünümü daha önce “negatif”e çekmişti. Kentin yaklaşık 5,4 milyar dolarlık iki yıllık bütçe açığıyla karşı karşıya olması bu kararın temel gerekçeleri arasında yer alıyor.
Şu an itibarıyla Moody’s tarafından Aa2 seviyesinde değerlendirilen şehir, yatırım yapılabilir not skalasında üst sıralarda kalmaya devam etse de aşağı yönlü baskı giderek artıyor.
SİYASİ AYRILIKLAR VERGİ POLİTİKASINI TIKADI
New York Valisi Kathy Hochul ile Belediye Başkanı Zohran Mamdani arasında vergi politikaları konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Belediye yönetimi, hedge fonlar ve özel sermaye şirketlerine tanınan bazı vergi avantajlarının sınırlandırılmasıyla yaklaşık 1 milyar dolarlık ek gelir hedeflerken, eyalet yönetimi bu öneriye destek vermiyor.
Buna karşılık tarafların uzlaşabildiği sınırlı alanlardan biri, değeri 5 milyon doların üzerindeki ikinci konutlara yönelik ek vergi planı oldu.
“Bu vergi kalemi, yeni gelir yaratma açısından en olası hatta belki de tek seçenek olarak görülüyor.”
BÜTÇE DENGESİ İKİ KRİTİK ŞARTA BAĞLI
JPMorgan analistlerine göre, kentin kredi notunun geleceği büyük ölçüde nihai bütçe planına bağlı olacak.
“Kredi notunun korunması, bütçe açığının daraltılması ve bunun sürdürülebilir gelirlerle sağlanması şartlarının aynı anda gerçekleşmesine bağlı.”
Bu iki koşulun sağlanamaması halinde derecelendirme kuruluşlarının daha sert adımlar atabileceği ifade ediliyor.
REZERVLER VE ALTERNATİF SENARYOLAR MASADA
Yeni gelir bulunamaması durumunda belediyenin emlak vergilerini artırması ya da acil durum fonlarına yönelmesi gündeme gelebilir. Ancak analistler, “yağmurlu gün fonu” ve emekli sağlık fonu gibi rezervlerin kullanılmasının kredi değerlendirmelerinde olumsuz karşılandığını vurguluyor.
Öte yandan, belediyenin emeklilik fonlarına yapılacak ödemeleri erteleme seçeneğini değerlendirdiği de belirtiliyor. Bu adımın atılması halinde, güçlü emeklilik finansmanı yapısının da sorgulanabileceği ifade ediliyor.
