Okyanus sağlığı kötüleşiyor: Balık stokları ve mercanlar tehlikede

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan üçüncü Dünya Okyanus Değerlendirmesi Raporu, iklim değişikliği, kirlilik, aşırı avlanma ve biyolojik çeşitlilik kaybının okyanusları geri dönüşü zor bir noktaya sürüklediğini ortaya koydu. 86 ülkeden yaklaşık 600 bilim insanının katkısıyla hazırlanan ve pazartesi günü açıklanan rapor, deniz ekosistemlerinin insan yaşamı, küresel ekonomi ve gıda güvenliği açısından karşı karşıya olduğu riskleri gözler önüne serdi.

Okyanus ekosistemlerinde derinleşen kriz

Rapora göre dünya genelinde yükselen sıcaklıklar, deniz seviyelerindeki artış, okyanusların asitlenmesi ve mercan resiflerinin hızla yok olması deniz yaşamını ciddi biçimde tehdit ediyor. Denizlerdeki balık stoklarının zayıflaması da küresel gıda arzı üzerinde baskı oluşturuyor.

Dünya genelinde tüketilen hayvansal proteinin yaklaşık yüzde 20’si deniz ürünlerinden sağlanırken, deniz kaynaklarındaki bozulma milyarlarca insanın gıda güvenliğini riske atıyor.

Uzmanlar, önümüzdeki 10 yılın okyanusların geleceği açısından belirleyici olacağını vurgulayarak, hızlı ve koordineli küresel adımlar atılmaması halinde iklim dengesi, biyolojik çeşitlilik ve ekonomik faaliyetlerin daha büyük zarar görebileceği uyarısında bulundu.

Kıyı ekonomileri ve milyarlarca insan risk altında

Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 45’inin kıyı bölgelerinde gerçekleştiği tahmin edilirken, yaklaşık 3 milyar kişinin okyanuslara 100 kilometreden daha yakın alanlarda yaşadığı belirtiliyor. Bu durum, denizlerde yaşanan değişimlerin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

Raporda plastik atıklar, tarımsal atık sular, kanalizasyon kaynaklı kirleticiler ve kimyasal maddelerin deniz sağlığındaki bozulmanın başlıca nedenleri arasında yer aldığı ifade edildi. Söz konusu kirleticilerin deniz canlılarında birikerek besin zinciri boyunca insanlara kadar ulaştığına dikkat çekildi.

Aşırı avlanma ve kirlilik balık stoklarını zorluyor

Son verilere göre 2021 yılında küresel balık stoklarının yüzde 38’i, doğal yenilenme hızlarının üzerinde avlandı. Bu oran iki yıl önce yüzde 35 seviyesindeydi. Uzmanlar, mevcut eğilimin sürmesi halinde birçok ticari türün geleceğinin tehlikeye girebileceğini belirtiyor.

Aşırı avlanmanın yanı sıra iklim değişikliğinin neden olduğu sıcaklık artışı da balıkçılık sektörünü olumsuz etkiliyor. Deniz canlılarının daha serin bölgelere göç etmesi, birçok ülkede geleneksel avlanma alanlarının değişmesine yol açıyor.

Mercan resifleri hızla yok oluyor

Deniz canlılarının yaklaşık yüzde 25’ine yaşam alanı sağlayan mercan resifleri, artan deniz sıcaklıkları nedeniyle hızla yok oluyor. Son 70 yılda okyanusların emdiği ısının altıda birinin yalnızca 2018-2023 döneminde gerçekleşmesi, ısınmanın hızını ortaya koyuyor.

Bilim insanları, deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki yükselişin daha güçlü kasırgalar ve tropikal fırtınalar oluşturduğunu, bunun da kıyı bölgelerindeki ekonomik kayıpları artırdığını belirtiyor.

Deniz seviyesindeki yükseliş hız kazandı

Araştırmaya göre okyanusların hızlı ısınması, deniz seviyesindeki yükselişin yüzde 30 ila 50’sinden sorumlu. Isınan suyun hacim kazanması nedeniyle küresel deniz seviyesi artışı son yıllarda belirgin biçimde hızlandı.

2013-2023 döneminde deniz seviyeleri yılda ortalama 4,3 milimetre yükselirken, bu oran 1993-2002 yılları arasında yıllık 2,1 milimetre seviyesinde bulunuyordu. Uzmanlar, kıyı kentleri ve ada ülkelerinin bu gelişmeden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını ifade ediyor.

Derin deniz madenciliği yeni riskler oluşturuyor

Pandemi döneminde ekonomik faaliyetlerin yavaşlaması okyanuslar üzerindeki baskıyı geçici olarak azaltmış olsa da deniz alanlarının sanayileşmesi hız kesmeden devam ediyor. Özellikle planlanan derin deniz madenciliği projelerinin deniz tabanı ekosistemleri üzerinde önemli riskler yaratabileceği değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, dünya deniz tabanının yalnızca yüzde 27’sinin haritalandırıldığını ve okyanusların büyük bölümünün halen yeterince bilinmediğini belirtiyor. Özellikle derin denizlerdeki canlı çeşitliliğinin iklim değişikliğine nasıl tepki vereceği konusunda önemli bilgi eksiklikleri bulunuyor.

Ana veri: Küresel balık stoklarının yüzde 38’i sürdürülebilir seviyelerin üzerinde avlanıyor, deniz seviyeleri yılda 4,3 milimetre yükseliyor ve dünya ekonomisinin yüzde 45’i kıyı bölgelerinde gerçekleşiyor.

Sonuç: İklim değişikliği, kirlilik ve aşırı avlanma nedeniyle okyanus ekosistemleri kritik bir döneme girerken, gıda güvenliği ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskı artıyor.

Piyasa etkisi: Deniz ürünleri, balıkçılık, sigorta, kıyı altyapısı ve iklim yatırımlarıyla bağlantılı sektörlerde risk algısının yükselmesi; sürdürülebilir denizcilik ve çevre teknolojilerine yönelik yatırımların hız kazanması bekleniyor.

Buna karşın uzmanlar, geçen yıl onaylanan BM Açık Deniz Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması’nın uluslararası sularda yeni koruma alanlarının oluşturulmasına imkan tanımasının umut verici bir gelişme olduğunu belirtiyor. Bilim insanlarına göre hızlı ve küresel iş birliği sayesinde okyanusların sağlığının yeniden güçlendirilmesi hâlâ mümkün.