Orta Doğu’da atık krizi büyüyor: Dünya Bankası’ndan çarpıcı uyarı

Dünya Bankası’nın yayımladığı yeni değerlendirme, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde büyüyen atık sorununa dikkat çekerek çevresel ve ekonomik risklerin boyutunu ortaya koydu. Hızlı kentleşme, nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarındaki değişim, bölgede ortaya çıkan atık miktarını küresel ortalamanın üzerine taşıdı. Mevcut tablo, yalnızca çevreyi değil, halk sağlığını ve bölge ekonomisinin önemli kalemlerinden biri olan turizmi de tehdit ediyor.

Bölgede her yıl 155 milyon tonun üzerinde atık üretildiği ve bu yükün gerekli önlemler alınmazsa 2050’ye kadar iki katına çıkabileceği öngörülüyor. Uzmanlara göre bu artış, özellikle altyapı yatırımlarının yetersiz kaldığı ülkelerde ciddi bir yönetim krizine dönüşme potansiyeli taşıyor.

EKONOMİYE MİLYARLARCA DOLARLIK ZARAR

Rapora göre yanlış ve yetersiz atık yönetimi, her yıl milyarlarca dolarlık çevresel kayba yol açıyor. Yıllık çevresel zararın 7,2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Bu maliyet; hava kirliliği, toprak bozulması, su kaynaklarının kirlenmesi ve sağlık harcamalarındaki artış gibi dolaylı etkileri de kapsıyor.

Atık toplama hizmetlerinin bazı ülkelerde görece yaygın olmasına rağmen geri dönüşüm ve ileri arıtma uygulamalarının oldukça sınırlı kaldığı belirtiliyor. Bölgedeki atıkların yalnızca küçük bir bölümü geri dönüştürülürken, büyük kısmı düzensiz depolama sahalarına, açık alanlara veya doğrudan çevreye bırakılıyor.

GERİ DÖNÜŞÜM ORANLARI YETERSİZ

Atıkların yüzde 10’undan azı geri dönüştürülürken, üçte ikisinden fazlasının hatalı şekilde yönetildiği ifade ediliyor. Bu durum; solunan havanın kalitesini düşürüyor, tarım alanlarını tehdit ediyor ve içme suyu kaynaklarını riske atıyor. Aynı zamanda denizlere karışan çöpler, kıyı ekosistemlerinde uzun vadeli tahribata yol açıyor.

Bölge, denizlere karışan plastik miktarı bakımından kişi başına düşen oranlarda dünya sıralamasında üst sıralarda yer alıyor. Özellikle Akdeniz havzasında biriken atıklar, denizi küresel ölçekte en kirli su kütlelerinden biri haline getiriyor.

ATIK KRİZİ AYNI ZAMANDA FIRSAT OLABİLİR

Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise potansiyel kazanç alanları. Toplanan atıkların çok büyük bir bölümünün yeniden kullanım, geri dönüşüm ya da enerji üretimi için değerlendirilebileceği belirtiliyor. Bu da doğru politikalarla atık sektörünün ekonomik büyüme ve istihdam için önemli bir kaldıraç olabileceğini gösteriyor.

Döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaşması; yeni iş alanları oluşturabilir, kaynak verimliliğini artırabilir ve ülkelerin ithalata bağımlılığını azaltabilir. Uzmanlar, atık yönetiminin yalnızca temizlik hizmeti değil, stratejik bir kalkınma başlığı olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.

DAHA FAZLA YATIRIM VE POLİTİKA DESTEĞİ ÇAĞRISI

Uzman değerlendirmeleri, sürdürülebilir çözümler için finansman, mevzuat ve teknolojik altyapının birlikte geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Entegre atık yönetimi sistemleri, modern geri dönüşüm tesisleri ve toplum temelli bilinçlendirme çalışmaları, çözümün temel ayakları arasında gösteriliyor.

Bölgedeki atık krizi, doğru adımlar atıldığında çevresel bir yükten ekonomik değere dönüşebilecek bir potansiyel barındırıyor. Ancak bunun için uzun vadeli planlama ve güçlü bölgesel iş birliği büyük önem taşıyor.