İngiltere tahvil getirileri 28 yılın zirvesine çıktı: Yüksek enflasyon ve siyasi belirsizlik etkisi

İngiltere finans piyasaları haftanın son işlem gününde sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle uzun vadeli devlet tahvillerinde yaşanan hızlı değer kaybı, getirileri yaklaşık son 28 yılın en yüksek seviyesine taşıdı. Piyasalardaki dalgalanmanın merkezinde ise siyasi belirsizlikler ve artan mali harcama endişeleri yer aldı.

Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın İşçi Partisi lideri ve Başbakan Keir Starmer’a karşı liderlik yarışına hazırlanabileceği yönündeki açıklamalar, yatırımcıların risk algısını sert biçimde değiştirdi. Tahvil piyasalarında satışlar hızlanırken İngiliz sterlini de güçlü baskı altında kaldı.

30 YILLIK TAHVİL GETİRİSİ 1998 ZİRVESİNE ÇIKTI

İngiltere’nin 30 yıllık devlet tahvillerinde getiriler cuma günü yaklaşık 20 baz puan yükselerek yüzde 5,86 seviyesine ulaştı. Böylece uzun vadeli tahvil faizleri 1998’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.

Analistler, satış dalgasının yalnızca siyasi gelişmelerden kaynaklanmadığını, aynı zamanda yüksek enflasyon ve enerji maliyetlerine ilişkin kaygılarla da desteklendiğini belirtiyor. İngiltere ekonomisinde fiyat baskılarının beklenenden daha uzun sürmesi, yatırımcıların tahvillere yönelik iştahını azaltıyor.

İngiltere’nin 30 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5,86’ya yükselmesi, piyasaların hem siyasi riskleri hem de mali disiplindeki olası bozulmayı fiyatladığını gösterdi.

STERLİNDE SERT DEĞER KAYBI

Tahvil piyasalarındaki sert hareketler İngiliz sterlinine de olumsuz yansıdı. Sterlin, dolar karşısında haftalık bazda 2024’ten bu yana en kötü performanslarından birine yöneldi.

Yatırımcılar, artan kamu harcamaları ihtimali ve bütçe açığının genişleyebileceği endişesi nedeniyle İngiliz varlıklarından çıkışı hızlandırdı. Küresel yatırım fonlarının güvenli liman olarak dolar ve ABD tahvillerine yöneldiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre sterlin üzerindeki baskının sürmesi halinde İngiltere Merkez Bankası’nın para politikası açısından daha zor bir dengeyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.

PİYASALAR BURNHAM RİSKİNİ FİYATLIYOR

City of London’daki yatırımcıların ana gündem maddesi ise Andy Burnham’ın ekonomi politikalarına ilişkin olası etkileri oldu. Piyasalarda, Burnham liderliğinde daha geniş çaplı kamu harcamalarına gidilebileceği yönünde endişeler öne çıkıyor.

Yatırımcılar, artacak bütçe açığının finansmanı için hükümetin daha fazla tahvil ihracına ihtiyaç duyabileceğini düşünüyor. Bu beklenti de tahvil piyasasında satış baskısını artırıyor.

Piyasalar, Andy Burnham’ın olası liderliğinde kamu harcamalarının hızlanabileceği ve İngiltere’nin borç yükünün büyüyebileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı.

Burnham’ın son dönemde savunma harcamaları için mali kuralların esnetilmesine yönelik açıklamaları da yatırımcıların dikkatini çekmişti. Bazı piyasa oyuncuları, mevcut bütçe disiplininin zayıflayabileceği riskine işaret ediyor.

SİYASİ GERİLİM OYNAKLIĞI ARTIRDI

Piyasalardaki dalgalanma, Burnham’ın parlamentoda milletvekilliğine aday olacağını açıklamasının ardından hız kazandı. Söz konusu adım, İşçi Partisi liderliğine aday olabilmek için gerekli yasal şartlardan biri olarak görülüyor.

Bu gelişme, Başbakan Keir Starmer’ın parti içindeki liderliğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Siyasi belirsizliğin artmasıyla birlikte yatırımcıların İngiltere varlıklarına yönelik temkinli yaklaşımı güçlendi.

Analistler, önümüzdeki süreçte hem siyasi gelişmelerin hem de İngiltere Merkez Bankası’nın faiz politikalarının tahvil piyasalarının yönü açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.