Çin’in Avrupa yatırımları 7 yılın zirvesine çıktı
Çin merkezli şirketlerin Avrupa’ya yönelik doğrudan yatırımlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. 2025 yılı verilerine göre Çin’in Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’yi kapsayan bölgeye yaptığı yatırımlar üst üste ikinci kez artış gösterirken, toplam yatırım hacmi son 7 yılın zirvesine çıktı. Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği dönemde Pekin yönetiminin Avrupa pazarına yönelik ilgisinin güçlenmesi, özellikle otomotiv ve elektrikli araç tedarik zinciri alanlarında yoğunlaştı.
Araştırma verilerine göre Çin’in Avrupa’ya gerçekleştirdiği doğrudan yabancı yatırımlar 2025 yılında yüzde 67 artış kaydederek 16,8 milyar euroya ulaştı. Böylece yatırım hacmi 2018’den bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Avrupa’nın küresel Çin yatırımları içindeki payı da belirgin şekilde yükseldi.
AVRUPA’NIN ÇİN YATIRIMLARINDAKİ PAYI HIZLA BÜYÜDÜ
Çin’in küresel yatırım stratejisinde Avrupa’nın yeniden ön plana çıktığı görüldü. 2024 yılında toplam Çin yatırımlarının yüzde 17’sini oluşturan Avrupa’nın payı, 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 25 seviyesine yükseldi. Bu artış, Çinli şirketlerin Avrupa’daki üretim, teknoloji ve lojistik ağlarına daha fazla entegre olma isteğini ortaya koydu.
Çin’in Avrupa Birliği ve İngiltere’yi kapsayan bölgeye yatırımları yüzde 67 artışla 16,8 milyar euroya yükselerek son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Yatırım artışında birleşme ve satın alma işlemleri önemli rol oynadı. Şirket satın almaları ve ortaklık anlaşmalarını kapsayan bu kalemde toplam hacim yıllık bazda yüzde 89 artarak 7,9 milyar euroya çıktı. Buna rağmen sıfırdan yapılan fabrika, tesis ve ekipman yatırımları ana yatırım kanalı olmayı sürdürdü.
Yeni üretim tesisi ve altyapı yatırımları 2025 yılında yüzde 51 yükselişle 8,9 milyar euroya çıkarak tarihi rekor seviyeye ulaştı. Çinli firmaların özellikle enerji dönüşümü, elektrikli araç üretimi ve batarya teknolojileri alanında Avrupa’da daha kalıcı pozisyon almak istediği değerlendiriliyor.
MACARİSTAN ÇİN SERMAYESİNİN MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRDÜ
Çin yatırımlarının Avrupa’daki en büyük adresi yine Macaristan oldu. Son yıllarda özellikle elektrikli araç ve batarya üretiminde önemli merkezlerden biri haline gelen ülke, Çinli yatırımcıların öncelikli tercihi olmayı devam ettirdi.
Macaristan’a yönelen Çin yatırımları 2024 yılında 3,2 milyar euro seviyesindeyken, 2025’te 3,9 milyar euroya yükseldi. Almanya 2,5 milyar euro ile ikinci sırada yer alırken, Fransa 1,9 milyar euroyla üçüncü sıraya çıktı.
Almanya’nın toplam Çin yatırımları içindeki payı yüzde 10’dan yüzde 15’e yükselirken, Fransa’nın payı da yüzde 5’ten yüzde 12 seviyesine çıktı. Bu tablo, Çinli şirketlerin Batı Avrupa’daki sanayi ve teknoloji altyapısına ilgisinin arttığını gösterdi.
OTOMOTİV VE ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İLK SIRADA YER ALDI
Sektörel dağılım incelendiğinde en büyük yatırım kaleminin otomotiv sektörü olduğu görüldü. Çinli şirketler 2025 yılında Avrupa otomotiv sektörüne toplam 7,6 milyar euro yatırım yaptı. Bu yatırımların büyük bölümünü elektrikli araç üretimi ve batarya tedarik zinciri oluşturdu.
Otomotiv sektörüne yapılan 7,6 milyar euroluk yatırımın yüzde 93’ü elektrikli araç tedarik zincirine yöneldi.
Bununla birlikte otomotiv sektörünün toplam Çin yatırımları içindeki payında gerileme yaşandı. 2024 yılında yüzde 52 seviyesinde bulunan pay, 2025’te yüzde 45’e düştü. Uzmanlar bu durumu Çin yatırımlarının farklı sektörlere yayılmaya başlaması şeklinde yorumladı.
Eğlence sektörü 2,3 milyar euro yatırım ve yüzde 14 payla ikinci sıraya yerleşirken, tüketici ürünleri ve hizmetler sektörü 2 milyar euro ve yüzde 12 payla üçüncü sırada bulundu.
YENİ PROJE DUYURULARINDA YAVAŞLAMA SİNYALİ
Her ne kadar sıfırdan yatırımlar rekor seviyeye ulaşsa da geleceğe yönelik bazı göstergeler yatırım temposunda yavaşlama ihtimaline işaret etti. Özellikle yeni açıklanan yatırım projelerinde dikkat çeken düşüş yaşandı.
2025 yılında fabrika ve ekipman yatırımlarına ilişkin yeni proje duyuruları 5,2 milyar euro seviyesinde kaldı. Bu rakam 2024 yılında 5,7 milyar euro olarak kaydedilirken, 2023 yılında ise 16,9 milyar euro seviyesine ulaşmıştı.
Uzmanlar, Avrupa’daki regülasyon süreçleri, jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin Çinli şirketlerin yeni yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdiğini değerlendiriyor.
