İngiltere Merkez Bankası beklentisi sert düştü: Faiz artırımı rafa mı kalktı?

Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin ton değiştirmesi, merkez bankalarına yönelik beklentileri de yeniden şekillendiriyor. Özellikle ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara dair artan iyimserlik, yatırımcıların para politikası projeksiyonlarında belirgin bir revizyona gitmesine neden oldu. Bu gelişmelerin etkisiyle İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) kısa vadeli faiz adımlarına ilişkin beklentilerde dikkat çekici bir geri çekilme yaşanıyor.

Yatırımcılar, BoE’nin Nisan ayında faiz artırma ihtimalini yalnızca yüzde 10 seviyesinde fiyatlamaya başladı.

JEOPOLİTİK İYİMSERLİK PİYASA BEKLENTİLERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Orta Doğu’da son haftalarda artan tansiyonun yerini görece daha ılımlı bir atmosfere bırakması, risk iştahını destekleyen temel unsurlar arasında öne çıkıyor. ABD-İran hattında süren görüşmelerin olumlu sonuçlanabileceğine dair beklentiler, enerji fiyatları başta olmak üzere enflasyon görünümüne yönelik endişeleri sınırlıyor. Bu da merkez bankalarının agresif sıkılaşma adımlarına olan ihtiyacı azaltan bir unsur olarak değerlendiriliyor.

AJ Bell yatırım direktörü Dan Coatsworth, piyasalardaki bu değişimi değerlendirirken, yatırımcıların çatışmaların sona ermesine yönelik umutlara güçlü şekilde sarıldığını ve bunun fiyatlamalara doğrudan yansıdığını vurguladı.

FAİZ ARTIŞI İHTİMALİ ÜÇ HAFTADA ÇÖKTÜ

Yakın geçmişte oldukça yüksek seviyelerde seyreden faiz artırımı beklentileri, kısa sürede dramatik biçimde geriledi. Üç hafta önce Orta Doğu’daki gerilimin zirve yaptığı dönemde, BoE’nin Nisan toplantısında faiz artırma olasılığı yüzde 87 gibi oldukça yüksek bir seviyede fiyatlanıyordu. Ancak mevcut tabloda bu oran keskin bir düşüşle tek hanelere indi.

Üç hafta önce yüzde 87 olan faiz artışı beklentisinin yüzde 10’a düşmesi, piyasa algısındaki değişimin en net göstergesi oldu.

PİYASALAR “BEKLE-GÖR” MODUNA GEÇİYOR

Uzmanlara göre, jeopolitik risklerdeki yumuşama eğilimi devam ederse, BoE başta olmak üzere birçok merkez bankasının daha temkinli bir duruş sergilemesi beklenebilir. Enflasyonla mücadelede kritik rol oynayan enerji maliyetlerinin dengelenmesi, politika yapıcıların faiz artırımı konusunda aceleci davranmamasına zemin hazırlıyor.

Bu çerçevede, 30 Nisan’da gerçekleşecek BoE toplantısı öncesinde piyasalarda “bekle-gör” yaklaşımının güç kazandığı görülüyor. Yatırımcılar, hem küresel gelişmeleri hem de ekonomik verileri yakından izleyerek pozisyon almaya devam ediyor.

Piyasaların yeniden şekillenen beklentileri, BoE’nin kısa vadede faiz artırımına gitme ihtimalini ciddi ölçüde zayıflatmış durumda.