ABD’de işsizlik başvuruları 1969’dan beri en düşük seviyede
Küresel jeopolitik gerilimler ekonomik dengeleri sarsarken, ABD iş gücü piyasası beklenenden daha dirençli bir görünüm sergiliyor. İran kaynaklı enerji şokunun etkilerine rağmen açıklanacak Nisan ayı istihdam verilerinin güçlü sinyaller vermesi bekleniyor.
Ekonomistler, nisan ayında tarım dışı istihdamın 62 bin kişi artarak iş gücü piyasasındaki istikrarı pekiştireceğini öngörüyor.
İŞ GÜCÜ PİYASASINDA DENGE SÜRECİ BAŞLIYOR
Yılın ilk aylarında görülen sert dalgalanmaların ardından ABD iş gücü piyasasında daha dengeli bir yapıya geçiş dikkat çekiyor. Özel sektör işe alımlarının ortalama 25 bin seviyesinde kaldığı 2025 yılına kıyasla, yeni dönemde daha güçlü bir istihdam temposu öne çıkıyor.
Ücret artışlarının hız kazanması, işsizlik oranının sabit kalması ve iş gücüne katılımın artması, ekonomik aktivitenin hâlâ canlı olduğuna işaret ediyor.
ABD EKONOMİSİ, PETROL FİYATLARINDAKİ SIÇRAMAYA RAĞMEN İŞ GÜCÜ TARAFINDA KIRILMA SİNYALİ VERMİYOR.
İŞSİZLİK BAŞVURULARI TARİHİ DÜŞÜŞTE
Son haftalarda gelen yüksek frekanslı veriler, piyasalardaki iyimserliği destekliyor. Nisan ayının son döneminde işsizlik maaşı başvuruları 1969’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Aynı zamanda ADP verilerine göre özel sektör istihdamında da yukarı yönlü bir ivme gözleniyor. Bu tablo, iş gücü piyasasının kısa vadede güçlü kalmaya devam edebileceğine işaret ediyor.
DÜŞÜK İŞE ALIM – DÜŞÜK İŞTEN ÇIKARMA DÖNGÜSÜ DEVAM EDİYOR
Buna karşın bazı göstergeler temkinli olunması gerektiğini ortaya koyuyor. Açık iş pozisyonlarının önceki aya göre büyük bir değişim göstermemesi, ABD ekonomisinin hâlâ “düşük işe alım – düşük işten çıkarma” döngüsünden tam olarak çıkamadığını gösteriyor.
Büyük ölçekli şirketler işe alımları sürdürürken, küçük işletmelerin daha temkinli davrandığı dikkat çekiyor.
FED’İN ODAĞI BÜYÜME DEĞİL ENFLASYON
ABD Merkez Bankası’nın son faiz kararları, politika yapıcıların önceliğinin büyümeden çok enflasyon olduğunu ortaya koyuyor. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonist etkisi, Fed’in kararlarında belirleyici unsur haline gelmiş durumda.
Önümüzdeki günlerde Fed yetkililerinin yapacağı açıklamalar, faiz politikası açısından kritik ipuçları verecek.
FED yetkilileri, enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısını ekonomik büyüme risklerinden daha öncelikli görüyor.
KANADA VE DİĞER EKONOMİLERDE TABLO DAHA TEMKİNLİ
Kuzey Amerika’nın diğer büyük ekonomisi Kanada’da ise daha sınırlı bir toparlanma bekleniyor. İşsizlik oranının %6,7 seviyesinde kalması öngörülürken, özellikle tarifelerden etkilenen sektörlerde zayıflık dikkat çekiyor.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin ticaret açığını daraltması beklenirken, üreticilerin yatırım yerine temettü politikalarına yönelmesi istihdam artışını sınırlıyor.
KÜRESEL EKONOMİDE YOĞUN VERİ HAFTASI
Asya’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada açıklanacak veriler, enerji krizinin enflasyon üzerindeki etkilerini gözler önüne serecek. Özellikle Güney Kore, Endonezya ve Malezya’dan gelecek enflasyon verileri yakından takip edilecek.
Avrupa’da ise merkez bankalarının temkinli duruşu sürüyor. İngiltere Merkez Bankası’nın en kötü senaryosunda enflasyonun %6’yı aşabileceği belirtilirken, Avrupa Merkez Bankası yetkililerinin açıklamaları piyasalara yön verecek.
Türkiye’de ise Nisan ayında enflasyonun enerji fiyatları nedeniyle %31,3 seviyesine yükselmiş olabileceği tahmin ediliyor.
KÜRESEL PİYASALARDA DENGELER YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Latin Amerika’da büyüme beklentileri aşağı yönlü revize edilirken, Meksika’da faiz indirimi ihtimali güçleniyor. Kolombiya’da ise siyasi baskılar para politikasını zorlaştırıyor.
Asya’da üretim verileri ve merkez bankası kararları, küresel talebin yönü hakkında önemli sinyaller verecek.
