Yüksek faize rağmen konut talebi artıyor: Kira baskısı vatandaşı ev almaya zorluyor
Türkiye’de konut piyasası son yılların en dikkat çekici dönüşüm süreçlerinden birini yaşıyor. Fiyatlar ve kiralar artmaya devam ederken, buna paralel olarak konut satın alma eğiliminde de belirgin bir yükseliş gözleniyor. Enflasyon beklentilerindeki kademeli gerileme, yatırımcı ve hanehalkı davranışlarını doğrudan etkilerken, yüksek kredi maliyetlerine rağmen talebin güçlü kalması piyasanın dinamiklerini yeniden şekillendiriyor.
KONUT FİYATLARINDA TARİHİ SIÇRAMA
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın verileri, konut fiyatlarında son yıllarda yaşanan sert artışı net şekilde ortaya koyuyor. 2018’in ilk çeyreğinden 2026’nın ilk çeyreğine kadar geçen süreçte metrekare bazlı konut fiyatları yaklaşık 17 kat yükseldi. 100 metrekarelik ortalama bir konutun değeri 283 bin TL seviyesinden 4,8 milyon TL’nin üzerine çıktı.
BU ARTIŞ, KONUTUN SADECE BİR BARINMA ARACI DEĞİL, AYNI ZAMANDA GÜÇLÜ BİR YATIRIM ENSTRÜMANI HALİNE GELDİĞİNİ GÖSTERİYOR.
Fiyatlardaki bu sert yükseliş, özellikle büyük şehirlerde daha da belirgin hissedilirken, yatırımcıların ilgisini canlı tutmaya devam ediyor.
KİRALARDA PATLAMA ETKİSİ
Kira piyasasında da benzer bir tablo söz konusu. 2018’den 2026’ya uzanan dönemde kira bedellerinde yaklaşık 22 katlık artış yaşandı. Türkiye genelinde ortalama kira 1.111 TL’den 24 bin TL seviyesine çıkarken, İstanbul’da bu rakam 40 bin TL bandını aştı.
ARTAN KİRA YÜKÜ, HANEHALKINI “KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLMA” FİKRİNE DAHA FAZLA YAKLAŞTIRIYOR.
Bu gelişme, özellikle orta gelir grubunda satın alma eğilimini tetikleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
TALEPTE YENİDEN YÜKSELİŞ TRENDİ
Konut satın alma ya da inşa ettirme eğilimi, dalgalı bir seyir izledikten sonra 2023 itibarıyla yeniden yukarı yönlü bir ivme kazandı. 2025’e gelindiğinde bu eğilim son yılların zirvesine yaklaşarak dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
FİYATLARDAKİ ARTIŞA RAĞMEN TALEBİN AZALMAMASI, KONUTA OLAN GÜVENİN DEVAM ETTİĞİNİ GÖSTERİYOR.
Özellikle enflasyonist ortamda konutun “güvenli liman” algısı güç kazanırken, yatırımcıların alternatif araçlar yerine gayrimenkule yöneldiği görülüyor.
FAİZ YÜKSEK AMA İŞTAH SÖNMÜYOR
Konut kredisi faiz oranları 2023 sonrası dönemde ciddi şekilde yükselmesine rağmen, satın alma eğiliminde aynı ölçüde bir gerileme yaşanmadı. Bu durum, geçmiş yıllardan farklı olarak konut talebinin faizlere olan duyarlılığının azaldığını ortaya koyuyor.
Faizlerdeki yüksek seviyeye rağmen talebin canlı kalması, yatırımcıların uzun vadeli değer artışı beklentisiyle hareket ettiğine işaret ediyor. Öte yandan faizlerde olası bir düşüşün, talepte yeni bir sıçrama yaratabileceği değerlendiriliyor.
SATIŞLAR GÜÇLÜ SEYRİNİ KORUYOR
Toplam konut satışları incelendiğinde, dönemsel dalgalanmalara rağmen genel seviyenin yüksek kaldığı dikkat çekiyor. İpotekli satışlar kredi maliyetlerine daha duyarlı olurken, yüksek faiz ortamında bu segmentte sınırlı hareket gözleniyor.
Buna karşın, peşin veya alternatif finansman yöntemleriyle yapılan satışlar toplam piyasayı canlı tutmaya devam ediyor. 2023 sonrasında konut alma eğilimi ile satış verilerinin daha paralel hareket etmesi, piyasanın yeniden dengelendiğine işaret ediyor.
