Özel kredi riski büyüyor: Kanada bankaları mercek altında
Kanada’nın finansal sistemini denetleyen otoriteler, bankaların son yıllarda hızla büyüyen özel kredi (private credit) alanına olan maruziyetini mercek altına aldı. Düzenleyici kurum, özellikle hedge fonlar ve banka dışı finans kuruluşlarıyla kurulan ilişkilerin risk boyutunu detaylı şekilde incelemeye başladı.
DÜZENLEYİCİ KURUMDAN KAPSAMLI İNCELEME SÜRECİ
Kanada Bankacılık Denetim Otoritesi (OSFI), finansal sistemde öne çıkan risklere ilişkin yıllık değerlendirmesinde, bankaların banka dışı finansal kuruluşlara olan bağlantılarının ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. Kurum, bu kapsamda yürütülen denetimlerin halihazırda sürdüğünü ve ilerleyen süreçte daha fazla veri talep edileceğini duyurdu.
KANADALI BANKALARIN ÖZEL SERMAYE YÖNETİCİLERİ VE PORTFÖY ŞİRKETLERİNE MARUZİYETİ SON YILLARDA “KAYDA DEĞER” ŞEKİLDE ARTTI.
Bu gelişme, finansal sistemdeki risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğine işaret ederken, özellikle banka dışı finans aktörlerinin sistem içindeki rolünün büyüdüğünü ortaya koyuyor.
ÖZEL KREDİ PİYASASINDAKİ YAPISAL RİSKLER ENDİŞE YARATIYOR
OSFI, özel kredi şirketlerinin şeffaflıktan uzak yapısı ve yüksek kaldıraç kullanımı nedeniyle potansiyel kırılganlıklar barındırdığına vurgu yaptı. Bu tür yapıların, özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde zararları büyütebileceği değerlendiriliyor.
ÖZEL KREDİ FİRMALARININ ŞEFFAF OLMAYAN YAPISI VE KALDIRAÇLI MODELİ, KRİZ ANLARINDA ZARARLARI DERİNLEŞTİREBİLİR.
Son dönemde bazı büyük fonların yatırımcı çekimlerini sınırlandırması veya durdurması, piyasalarda güven kaybını artırırken, yatırımcıların bu alana yönelik iştahını da azaltmış durumda.
KÜRESEL BANKALARDA 100 MİLYAR DOLARLIK MARUZİYET
Öte yandan, küresel ölçekte faaliyet gösteren büyük bankaların özel kredi sektörüne toplamda en az 100 milyar dolarlık bir risk taşıdığı belirtiliyor. Bu durum, söz konusu piyasanın finansal sistem açısından ne denli kritik hale geldiğini gözler önüne seriyor.
Kanada’daki büyük bankalar da finansal raporlarında bu alana ilişkin verileri daha sık paylaşmaya başladı. Örneğin, Royal Bank of Canada, banka dışı finans kuruluşları ve ilgili ürünlerin toplam kredi portföyünün yüzde 8’ini oluşturduğunu açıkladı ve bu varlıkların yüksek kredi kalitesine sahip olduğunu belirtti.
RİSK TRANSFERİ YÖNTEMLERİ DE İNCELEME ALTINDA
Düzenleyici kurum, bankaların risklerini üçüncü taraflara aktarmak için kullandığı sentetik risk transferi (SRT) yöntemlerini de yakından izliyor. Bu yöntemler, kredi riskini azaltmak için kullanılsa da, piyasa stresinin arttığı dönemlerde bu işlemleri gerçekleştirecek karşı taraf bulmanın zorlaşabileceği ifade ediliyor.
EKONOMİK STRES DÖNEMLERİNDE SRT İŞLEMLERİNİN AZALMASI, BANKALARIN KREDİ VERME KAPASİTESİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR.
OSFI, bu alanda daha fazla veri toplandığını ve gerek görülmesi halinde yeni düzenleyici adımların gündeme gelebileceğini açıkladı.
KÜRESEL BELİRSİZLİK VE GAYRİMENKUL RİSKLERİ DE GÜNDEMDE
Raporda ayrıca, konut piyasasına dayalı krediler ile likidite ve fonlama risklerinin de öne çıkan başlıklar arasında yer aldığı ifade edildi. Özellikle bazı bölgelerde artan konut ve mortgage baskılarının finansal sistem üzerinde risk oluşturabileceği belirtildi.
Küresel belirsizliklerin finansman piyasalarındaki güveni etkileyebileceğine dikkat çeken kurum, likidite krizlerinin beklenenden çok daha hızlı gelişebileceği uyarısında bulundu.
YAPAY ZEKA VE SİBER RİSKLER YENİ TEHDİT ALANI
Son dönemde hız kazanan yapay zeka gelişmeleri de finansal sistem açısından yeni risk unsurları arasında gösterildi. Özellikle gelişmiş modellerin yaygınlaşmasıyla birlikte, şirket değerlemeleri ve operasyonel süreçler üzerinde belirsizliklerin arttığı ifade ediliyor.
Kurum, bu kapsamda siber dayanıklılık testlerinin artırıldığını ve finansal kuruluşların risk yönetim süreçlerinin yakından izleneceğini bildirdi. Ayrıca, bildirilen siber olayların analiz edilerek kurumların hazırlık seviyesinin değerlendirileceği vurgulandı.
