Küresel Görünüm

2025’in ilk yarısı, küresel ekonominin seyrinde belirgin bir kırılmaya işaret ediyor. Pandemi sonrası toparlanma ivmesini kısa sürede tüketen küresel büyüme, artık yavaşlama patikasında ilerliyor. Özellikle ABD ve Çin gibi sistemik ekonomilerin ticaret politikalarındaki agresifleşme, küresel aktiviteye dair aşağı yönlü riskleri artırırken; artan belirsizlikler büyüme tahminlerinde revizyona yol açtı.

Kurum 2025 Büyüme Tahmini Revize Öncesi (%) 2025 Büyüme Tahmini (%)
IMF 3,3 2,8
Dünya Bankası 2,8 2,3
OECD 3,1 2,9

 

IMF, 2025 küresel büyüme tahminini, ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük tarifelerinin küresel ekonomi üzerindeki baskısını gerekçe göstererek %3,3’ten %2,8’e çekerken,

Dünya Bankası, 2025’te küresel büyümenin %2,3’e kadar gerileyeceğini öngörüyor, bu revizyonun arkasında ise yılbaşındaki beklentilere kıyasla artan durgunluk sinyalleri yer alıyor. OECD ise hizmet ve üretim tarafında zayıf seyrin sürdüğü bir dönemde, 2025’in %2,9’luk bir büyüme ile düşük performansla kapanacağını tahmin ediyor.

Ticaret Politikaları: Tarifelerle Şekillenen Yeni Dönem

2025 yılı, küresel ticaret sisteminde kartların yeniden dağıtıldığı bir dönem oldu. ABD Başkanı Trump’ın göreve yeniden seçilmesinin ardından uygulamaya koyduğu agresif gümrük tarifeleri, başta Çin olmak üzere çok sayıda ülkeyi hedef alırken, uluslararası ticaret dengelerini derinden etkiledi.

Söz konusu tarifeler, kısa vadeli fiyat oynaklığı yarattı; Örneğin 1 nisanda tarifler açıklanmadan önce S&P 500 cephesi 5600,97 puandan 9 Nisan’da ise 5268,05 e düşmüştür.

Bu hafta başında da Trump’ın yeni tarife açıklamlarıyla birlikte endekste aşağı yönlü tepkiler gözlenmiş,ve geçtiğimiz hafta Perşembe günü görülen zirve seviyesi olan 6.279,3 puandan 6.225 puana gerilemiştir. S&P 500 endeksine baktığımız gibi ons altın cephesinede baktığımızda 1 nisan tarihinde yani tarifeler açıklanmadan önce 3114 dolardan işlem gören altın 11 nisan tarihinde 3237 dolardan işlem gördü.Bu gelişmelerin ardından, yatırımcıların güvenli liman tercihlerine yönelimi daha da belirginleşti.

ABD endeksleri, 2025 yılına pozitif bir başlangıç yaptı. Yılbaşından bu yana bakıldığında, Nasdaq endeksi %9,10 oranında yükselişle en güçlü performansı sergiledi. Daha dengeli bir sektör yapısına sahip olan S&P 500 endeksi %7,02 oranında artış kaydederken, sanayi hisselerinin ağırlıklı olduğu Dow Jones (DJI) %5,33 seviyesinde daha sınırlı bir yükseliş gösterdi.

Tarifelerin açıklanmaya başladığı 1 Nisan sonrası döneme odaklandığımızda ise ayrışmanın daha da belirginleştiği görülüyor. Bu dönemde Nasdaq kazançlarını %11,71’e taşıyarak yukarı yönlü ivmesini korudu. S&P 500 %7,36 yükselişle pozitif görünümünü sürdürürken, Dow Jones %3,38 ile daha ılımlı bir performans ortaya koydu.

ABD Ekonomisi: Güçlü Başladı, Beklentiler Zayıflıyor

ABD ekonomisi 2024’ü %2,9 büyüme ile kapatarak pozitif ayrıştı. Ancak bu güçlü zemin, 2025’in ikinci çeyreği itibarıyla -%0,5 olarak açıklandı. Bu oranda ikinci çeyrekte ekonomide bir daralma olduğunu gösteriyor. Nitekim yapay zekâ destekli büyümenin sürüklediği teknoloji şirketlerinin performansı ilk çeyrekte öne çıksa da, sıkı para politikası ve ticaret belirsizlikleri yatırım iştahını törpülemeye başladı.

     FED Büyüme Beklentisi (%)     IMF Tahmini (%)
2025    1.4     1.8
2026    1.6    –
2027     1.8    –

 

FED’in faiz oranlarını %4,25–4,50 aralığında sabit tutması ve henüz net bir indirim sinyali vermemesi, ekonomideki sıkı duruşun sürdüğünü gösteriyor. Hala daha önümüzdeki döneme ait Haziran ile Temmuz aylarında açıklanacak enflasyon oranları bekleniyor.2025 yılı içerisinde sınırlı sayıda çeyrek puanlık faiz indirimi fiyatlanıyor olsa da, henüz veri seti bu yönde net bir zemin sunmuş değil. Ayrıca, CME’nin FED WATCH anketine baktığımızda Temmuz ayında %93,3 oranında faiz indirimi beklenmiyor, ki Eylül ayında ise faiz indirimine ilişkin %67,3 oranında 25 baz puanlık faiz indirimi bekleniyor.

Kaynak: CME Fed Watch Tool

Küresel büyümenin yavaşladığı, ticaret savaşlarının yeniden masaya döndüğü, politika ve piyasa arasındaki denge arayışının belirginleştiği bir dönemden geçiyoruz. Politik gerilimlerden büyüme revizyonlarına, emtiadaki yön arayışından parasal adımlara kadar tüm bu başlıklar, önümüzdeki dönemde strateji belirleyen herkes için yön tayin edici olmaya devam edecek.

Haber: EKOTÜRK Araştırma Analisti Büşra Bingöl