ABD Ekonomisi: Güçlü Veriler Ve Temkinli Bekleyiş

Geçtiğimiz hafta ABD ekonomisine dair dikkatler, tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri üzerindeydi. Üst üste dört ay boyunca beklentileri aşan tarım dışı istihdam artışı, haziran ayında 147 bin kişi olarak açıklandı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 87 bin civarındaydı. Bu güçlü veri, Eylül ayında Fed’in faizleri sabit tutma ihtimalini artırırken, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yukarı yönlü bir eğilimi beraberinde getirdi.

 

S&P 500’de Yeni Zirve: İstihdam ve İşsizlik Etkisi

İşgücü piyasasındaki bu görünüm, hisse senedi piyasalarında da iyimserliği tetikledi. S&P 500 endeksi, istihdam verisinin ardından Perşembe günü 6279,39 puanla yeni tarihi zirve seviyesine ulaştı. Aynı gün açıklanan işsizlik oranındaki düşüş, piyasadaki olumlu havayı destekleyen bir diğer katalizör oldu. Bu tablo, işgücü piyasasında geniş tabanlı bir zayıflama sinyali alınmadığını gösterirken, Fed’in temkinli duruşuna alan açtı. 31 Temmuz’daki Fed toplantısında faizlerin sabit bırakılması yönündeki beklentiler ise kuvvetli bir şekilde fiyatlanıyor.,

Fed’in Temkinli Duruşu Neye Dayanıyor?

Fed’in yalnızca istihdam verilerine değil, enflasyon eğilimlerine ve tüketici harcamalarındaki seyre de dikkatle odaklandığı bir dönemden geçiyoruz. Özellikle çekirdek göstergelerdeki sınırlı iyileşme, politika cephesinde aceleci adımlardan kaçınılmasına neden oluyor.

Mayıs ayında, çekirdek TÜFE yıllık bazda %2,8 olarak açıklanmış ve son üç aydır bu seviyeyi korumuştu.

Dolayısıyla çekirdek enflasyonun %2,8’de dirençli kalması ve bir diğer yandan harcamalardaki zayıf seyir, Fed’in “enflasyonun düşeceğine dair kalıcı sinyal” görmeden mevcut sıkı duruşunu korumasına neden olurken tüm bu veriler, karar alma sürecinde Fed’in veri odaklı yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Yeni Haftaya Temkinli Başlangıç: Tarifeler Gündemde

Bu pozitif görünüm, yeni haftaya girerken yerini daha temkinli bir atmosfere bıraktı. Özellikle ABD’nin dış ticaret politikalarında yeniden gerilim sinyallerinin yükselmesi dikkat çekiyor. Eski Başkan Trump’ın yaptığı son açıklamalar, BRICS ile yakın temas içindeki ve ABD karşıtı tutum takınan ülkelere yönelik ek gümrük tarifelerinin devreye alınabileceğini ortaya koydu. Trump, bu ülkelere yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.

1 Ağustos itibarıyla anlaşma sağlanamayan ülkelere yönelik tarifelerin resmen bildirileceğine yönelik hazırlıklar başladığı ifade edilirken, bu söylemler piyasada belirsizlik havasını güçlendirdi. Öyle ki haftaya vadeli piyasalarda negatif bir açılış yapıldı.

Tarife Etkileri ve Küresel Ticarete Yansımalar

Tarife kararlarının etkileri yalnızca hedef ülkelere sınırlı kalmayabilir. Özellikle BRICS ülkelerine yönelik vergi artışı, ithalat maliyetlerini artırarak kısa vadede tüketici fiyatlarını yukarı çekebilir. Bu durum, enflasyonist baskıların yeniden gündeme gelmesine yol açabilir. Dolayısıyla Fed’in kararları açısından tarifelerin etkisi dikkatle yakından izlenecektir.

Önümüzdeki Günlere Dair Beklentiler Neler?

Tüm bu gelişmeler ışığında, piyasalarda kısa vadeli dalgalanmaların yüksek seyretmesi bekleniyor. Ekonomik verilerdeki güçlenme Fed’in temkinli duruşunu desteklerken,ticaret politikalarındaki belirsizlik yatırımcıları seçici olmaya itiyor. Özellikle tarife uygulama takvimi ve kapsamına dair detaylar, hisse senetlerinden tahvillere kadar birçok varlık sınıfında yön tayin edici olabilir. Piyasa oyuncuları için bu dönemde veri akışı kadar siyasi açıklamalar da yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasındayken aynı zamanda Fed’in yine veri odaklı ilerlediği bu süreçte tarifelerin enflasyonu olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceğide yakından izlenecek.

Haber: EKOTÜRK Araştırma Analisti Büşra Bingöl