Çin’de milyonlarca işçiyi ilgilendiren hukou reformu başladı
Çin yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan “hukou” yani kırsal-kentsel nüfus kayıt sisteminde kapsamlı değişiklikler için düğmeye bastı. Yeni düzenlemelerle birlikte milyonlarca göçmen işçinin çalıştıkları şehirlerde eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel kamu hizmetlerine erişiminin önü açılıyor. Ancak reform paketinin finansman ayağındaki belirsizlikler, sürecin uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Çin’in ekonomik büyümesinde kritik rol oynayan milyonlarca işçi, yıllardır üretim gücünün omurgasını oluşturmasına rağmen kent yaşamının sunduğu haklardan tam anlamıyla yararlanamıyordu. Pekin yönetimi şimdi bu eşitsizliği azaltmayı hedefliyor. Ancak uzmanlara göre reformun başarıya ulaşması için yalnızca yerel yönetimlerin değil, merkezi hükümet ve özel sektörün de devreye girmesi gerekiyor.
HUKOU SİSTEMİ YILLARDIR TOPLUMSAL AYRIŞMANIN MERKEZİNDEYDİ
Çin’de uygulanan hukou sistemi, vatandaşları doğdukları bölgeye göre kırsal ve kentsel olarak ayırıyor. Bu sistem nedeniyle milyonlarca göçmen işçi, çalıştıkları büyük şehirlerde kalıcı sosyal haklardan mahrum bırakılıyordu. Eğitim, emeklilik, sağlık hizmetleri ve konut gibi imkanlar çoğunlukla kişinin kayıtlı memleketine bağlı şekilde sunuluyordu.
Bu durum özellikle kırsaldan şehirlere göç eden işçiler açısından ciddi sosyal sorunlar yarattı. Fabrikalarda, inşaatlarda ve hizmet sektöründe çalışan milyonlarca kişi ekonomik büyümeye katkı sağlarken şehirlerde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördü.
ÇİN’DE 358 MİLYON GÖÇMEN İŞÇİ BULUNUYOR VE BU KİTLE EKONOMİNİN ANA MOTORLARINDAN BİRİ HALİNE GELMİŞ DURUMDA.
Uzun yıllardır ailelerinden ayrı yaşamak zorunda kalan işçilerin çocukları da eğitim sistemindeki kısıtlamalar nedeniyle “geride bırakılmış çocuklar” olarak anılan sosyal bir kuşağın oluşmasına neden oldu.
PEKİN’İN HEDEFİ TÜKETİMİ CANLANDIRMAK
Uzmanlara göre Çin yönetiminin reform sürecini hızlandırmasının arkasındaki temel nedenlerden biri iç tüketimi artırma isteği. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmasına rağmen Çin’de hane halkı tüketimi halen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 40’ı seviyesinde bulunuyor. Bu oran Japonya gibi tasarruf eğilimi yüksek ülkelerin bile gerisinde kalıyor.
Göçmen işçilerin büyük bölümü sosyal güvence eksikliği nedeniyle gelirlerini harcamak yerine biriktirmeyi tercih ediyor. Sağlık ve emeklilik gibi alanlarda geleceğe dair belirsizlikler, tüketim eğilimini aşağı çekiyor.
Araştırmalara göre göçmen işçilerin şehir sakinleri kadar harcama yapmaya başlaması halinde Çin ekonomisinde mevcut hane halkı tüketimine eşdeğer yaklaşık yüzde 13’lük ek bir hareketlilik oluşabilir. Bu durum ihracat odaklı büyüme modelinden iç talep merkezli ekonomik dönüşüme geçişte kritik rol oynayabilir.
ÇİN YÖNETİMİ, GÖÇMEN İŞÇİLERİ KENT EKONOMİSİNE ENTEGRE EDEREK İÇ TÜKETİMİ VE EKONOMİK DENGELENMEYİ HIZLANDIRMAYI AMAÇLIYOR.
Özellikle teknoloji ve e-ticaret devlerinin bu süreçte aktif rol üstlenmeye başlaması dikkat çekiyor. JD.com, tam zamanlı kuryelerine sosyal güvenlik ve yan haklar sağlayacağını açıklarken, Meituan ile Alibaba Group Holding Ltd da benzer adımlar attı.
REFORMUN FATURASI 48 TRİLYON YUANI BULABİLİR
Ekonomistler reformun sosyal açıdan gerekli olduğunu kabul etse de maliyet boyutunun oldukça ağır olacağına dikkat çekiyor. Hesaplamalara göre kırsal bir işçinin tam anlamıyla kentli statüsüne geçirilmesinin maliyeti kişi başına yaklaşık 133 bin yuanı buluyor. Emeklilik ve sağlık sistemine yapılacak katkılar da hesaba katıldığında toplam yük devasa boyutlara ulaşıyor.
Bu dönüşümün tüm göçmen işçi nüfusuna uygulanması halinde toplam maliyetin yaklaşık 48 trilyon yuan seviyesine çıkabileceği belirtiliyor. Bu rakam Çin ekonomisinin yaklaşık üçte birine denk geliyor.
UZMANLARA GÖRE REFORMUN TÜM MALİYETİNİ YEREL YÖNETİMLERİN ÜSTLENMESİ NEREDEYSE İMKANSIZ GÖRÜNÜYOR.
Çünkü Çin’de yerel yönetimlerin önemli gelir kaynaklarından biri olan arazi satışları, emlak sektöründeki kriz nedeniyle son yıllarda sert biçimde geriledi. Bu da belediyelerin ve eyalet yönetimlerinin mali kapasitesini ciddi şekilde zayıflattı.
Bu nedenle Pekin’in merkezi bütçeden daha fazla destek sağlaması gerektiği görüşü ağırlık kazanıyor. Çinli bazı ekonomi uzmanları, göçmen işçiler için sağlık, konut ve eğitim altyapısını güçlendirmek amacıyla özel tahvil ihracı yoluyla 10 trilyon yuanlık yeni kaynak oluşturulmasını öneriyor.
ŞİRKETLERİN VE MERKEZİ YÖNETİMİN DESTEĞİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Yeni reform paketi yerel yönetimlere önemli sorumluluklar yüklese de sürecin yalnızca bölgesel bütçelerle yürütülmesi gerçekçi bulunmuyor. Bu nedenle merkezi hükümetin yanı sıra büyük şirketlerin de sosyal güvenlik yükünün paylaşımına daha fazla katılması bekleniyor.
Uzmanlara göre Çin’in küresel ekonomik yükselişinin arkasındaki görünmez güç olan göçmen işçiler için atılan bu adım geç kalmış olsa da ülkenin sosyal dengesi açısından tarihi önem taşıyor. Ancak reformların başarıya ulaşması için finansman modelinin netleşmesi ve uygulamanın zamana yayılması gerekecek.
